Cyber-Rights.Org.TR

Archive for the ‘Erişim Engelleme’ Category

Akademisyenler Playboy erişim engelleme davasını Danıştay’a taşıyorlar

Wednesday, December 28th, 2011

Cyber-Rights.Org.TR Basın Bildirisi – http://privacy.cyber-rights.org.tr/

Akademisyenler Playboy erişim engelleme davasını Danıştay’a taşıyorlar.

İstanbul Bilgi Üniversitesi Hukuk Fakültesi Öğretim Üyesi Yaman Akdeniz ve Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi Siyasal Bilgiler Fakültesi Öğretim Üyesi Kerem Altıparmak tarafından, www.playboy.com İnternet sitesine Telekomünikasyon İletişim Başkanlığı’nca (TİB) uygulanan erişim engelleme kararına karşı açılan iptal davası Ankara 11. İdare Mahkemesi tarafından reddedildi.

Davacıların kullanıcı sıfatı ile yaptıkları başvuruda, TİB’e 5651 sayılı Yasa ile verilen erişim engelleme yetkisinin Anayasa’da öngörülen temel hakların korunmasına ilişkin rejime aykırı olduğu ileri sürülerek Yasanın ilgili hükümlerinin iptal talebiyle Anayasa Mahkemesi’ne gönderilmesi istenmişti. Ayrıca başvuruda, tedbir kararının özel hayatın gizliliğine müdahale niteliği taşıdığı ileri sürülmüştü. Dava dilekçesinde ayrıntılı bir şekilde gerekçeleri açıklanan bu itirazlar ilgili mahkeme kararında tartışılmamış sadece “savunma ekinde mahkemeye sunulan bilgi ve belgelerin değerlendirilmesinden söz konusu sitede herkesin kolaylıkla ulaşabilmesi mümkün müstehcen içerikli görüntülere yer verildiği” belirtilerek iptal talebi reddedilmiştir.

Dava devam ettiği ve karar temyiz edileceği için karara ilişkin ayrıntılı itirazlar temyiz dilekçesinde sunulacaktır. Bununla birlikte, bu aşamada şu hususların belirtilmesi gerekli görülmektedir:

1. İdare mahkemeleri önlerine gelen davalarda ret gerekçelerini açık bir şekilde kaleme almalıdır.

2. TİB’in erişim engelleme yetkisinin Anayasa’ya uygun olup olmadığı mutlaka tartışılmalıdır.

3. Müstehcen olduğu ileri sürülerek erişime engellenen İnternet sitelerinin özel hayata müdahale niteliği olup olmadığı değerlendirilmeden etkin bir hak koruması mümkün değildir.

4. Çocukları koruma amacı ile erişimi engellenen sitelere yetişkinler de girememektedir. Ölçülülük ilkesi çerçevesinde bir değerlendirme de mutlaka mahkemeler tarafından yapılmalıdır.

5. Müstehcenlik kavramı belirsizliğini tüm gizemiyle korumaktadır. Playboy.com sitesi müstehcen bulunarak erişime engellenebiliyorsa günlük gazetelerin İnternet siteleri de dahil milyonlarca sitenin erişime engellenmesi mümkün hatta zorunlu hale gelecektir. Söz konusu karar bu nedenle çok tehlikeli bir emsal oluşturmaya adaydır.

Yıldırım: Güvenli internette sansür yok

Thursday, November 24th, 2011

Yıldırım: Güvenli internette sansür yok – İnternet- ntvmsnbc.com

Yıldırım: Güvenli internette sansür yok
Bakan Yıldırım, güvenli internet uygulamasıyla sansür, kısıtlama, yasağın söz konusu olmadığını söyledi.
AA
Güncelleme: 10:16 TSİ 23 Kasım. 2011 Çarşamba

Ulaştırma Denizcilik ve Haberleşme Bakanı Binali Yıldırım, bakanlığının bütçesinin görüşmelerinde milletvekillerinin soru, görüş ve eleştirilerini yanıtladı. Güvenli internet ile ilgili hizmet alınmak istendiğinde ücret ödenmeyeceğini belirten Yıldırım, talepte bulunulmaması halinde şu andaki sistemin uygulanmaya devam edeceğini kaydetti.

Güvenli interneti tercih edenlerin de istedikleri anda bu uygulamayı terk edip tamamen serbest sisteme geçebileceğini anlatan Yıldırım, ”Yasak söz konusu değildir. Tamamen isteğe bağlıdır. Amaç çocukları zararlı yayınlardan korumaktır. İnternet çok büyük nimet ama aynen ilaç gibi, tedavinin yan tesirleri de var. Bu da buluğ olmayan çocuklarımızı bu tip zararlardan korumak devletin görevi. Ama mecburiyet yok. Aileler isterlerse böyle bir koruma opsiyonunu kullanacaklar. Bunun dışında sansür, kısıtlama, yasak söz konusu değildir” dedi.

Youtube’un mahkeme tarafından kapatıldığını ve 31 tane mahkeme kararı bulunduğunu aktaran Yıldırım, mahkeme kararlarının tamamının Atatürk’e hakaret ile ilgili olduğunu bildirdi.

Binali Yıldırım, şunları ifade etti:

”Biz ne yapacaktık; ‘ey Youtube, sen istediği gibi Atatürk’e hakaret et, biz mahkeme kararını tanımıyoruz, internete yasak gelir mi?’ diye duyarsız kalıp, mahkeme kararını uygulamayacak mıydık? Biraz insaf lazım.

Mahkeme kararlarından sonra onlar inat etti biz inat ettik. Çok büyük mücadele verdim ama çok büyük de hakarete uğradım. Kendimi ifade edemedim, anlatamadım, çok da hırslandım ama sonunda biz Youtube’u dize getirdik. Nasıl dize getirdik? Telif hakkından hareket ederek, TRT’den, Tarih Kurumundan, Anadolu Ajansından bu gösterilen hakarete konu değiştirilmiş görüntüleri bir telif hakkı olmaksızın yayınladıklarından dolayı kendilerini dava edeceğimizi yazılı olarak uyardık ve bunun üzerine bu konu onlar tarafından kabul edildi ve derhal kaldırıldı.

Mahkemeye müracaat eden Atatürkçü Düşünce Derneğidir. Ben olsam ben de ederim. Türk vatandaşı Atatürk’e hakareti hiçbir zaman hoş göremez, kabul edemez. Ama bunlar çok iyi propaganda yaptılar. Sanal alemde bizden daha etkililer. O mukayeseli üstünlüklerini çok iyi kulandılar ve kamuoyunu bize karşı ciddi anlamda örgütlediler. ‘Milyonlar kazanıyorsunuz, beş kuruş vermiyorsunuz, bunu yapmaya hakkınız yok, temsilciliğiniz yok’ dedim ertesi günü ’sana ne, sen kimsin, Maliye Bakanı mısın, internetimize nasıl laf edersin’ diye almadığım hakaret kalmadı. Önemli değil. Sonunda ısrar ettik, inat ettik, burada kim olursa bu ülkenin hukuk sisteminden güçlü hiç kimse yoktur. Bunu herkesin bilmesi lazım. Orada da boyunu ölçüsünü almıştır.”

Richard Dawkins sitesi tekrardan erişime açıldı!

Friday, July 8th, 2011

Richard Dawkins http://richarddawkins.net/ sitesi ile ilgili Kamuoyu Duyurusu

Cyber-Rights.Org.TR

Dünyaca ünlü etolog, evrimci biyolog ve yazar, Oxford Üniversitesi New College bölümünde Emeritus Profesör statüsünde bulunan öğretim üyesi Prof. Clinton Richard Dawkins’e ait İnternet sitesi http://richarddawkins.net/ milyonlarca kişi tarafından ziyaret edilen popüler bir bilim sitesidir. Kitapları dünyada en çok satanlar listesinde yer alan Dawkins’in ‘Gen Bencildir’, ‘Tanrı Yanılgısı’ ve son kitabı ‘Yeryüzündeki En Büyük Gösteri’ adlı kitapları da Türkçe dahil birçok dilde yayımlanmıştır.

Richard Dawkins’in http://richarddawkins.net/ web sitesine Şişli 2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin ihtiyati tedbir kararı ile 03.09.2008 (Değişik İş 2008/199 sayılı ihtiyati tedbir kararı) tarihinde erişim engellenmiştir. Erişim engelleme kararının sebebi, Harun Yahya ismiyle yayınlar da yapan Adnan Oktar’ın Prof. Dawkins’in sitesi aracılığıyla kendisine hakaret edildiği iddiasında bulunmasıdır. Her ne kadar, iddia konusu ifadeler Prof. Dawkins’e ait değilse de, bu tedbir kararı sonrasında davacı Adnan Oktar tarafından Kadıköy 4. Asliye Hukuk Mahkemesi’nde Richard Dawkins sitesinin hazırlayıcılarına karşı bir hakaret davası da açılmıştır.

Site iki yılı aşkın bir süre erişime kapalı kaldıktan sonra; dava, 11.11.2010 tarihinde görülmeye başlanmış ve 30.06.2011 tarihinde 4. Kadıköy Asliye Hukuk Mahkemesi dava ile ilgili kararını vermiştir. Hakaret davası Kadıköy 4. Asliye Hukuk Mahkemesi tarafından reddedilerek web sitesinin üzerindeki tedbir kararı da kaldırılmıştır. Temyiz yolu açık olduğundan karar kesinleşmemekle birlikte bu karar sonrasında site üzerindeki tedbir kalkacak ve siteye engel olmaksızın ulaşılabilecektir. Kararda, siteye girerek yorum yapan üçüncü şahıslara ait içeriklerden Richard Dawkins sitesinin sorumlu olmadığı ve İnternet yoluyla hakaret davalarında izlenmesi gereken yolun 5651 Sayılı Kanun’un 5 ve 9. Maddeleri olduğu belirtilmiştir.

50.000 kişi Internet sansürlerini protesto etmek için Istanbul’da yürüdü

Monday, May 16th, 2011
t1larg.turkey.march.cnn.jpg

15 MAYIS 2011 DEKLARASYONU

Temel Hak ve Özgürlükler Engellenemez

1. İnternet kullanıcılarının ifade özgürlüğü ve bilgiye erişim hakkı engellenemez.

Güvenli İnternet Filtreleme Uygulaması Kaldırılmalıdır

2. Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu, 22.02.2011 gün ve 2011/DK-10/91 sayılı düzenleyici işlemi yasal dayanaktan yoksundur. Yasal dayanağı olmayan işlem BTK’ya yasalarda öngörülmeyen bir yetki vermektedir. Aynı zamanda düzenleyici işlem Anayasa ve Uluslararası Sözleşmelerle korunan temel hak ve özgürlükleri doğrudan kısıtlamaktadır. Uluslararası kuruluşlar tarafından açık ve filtresiz İnternet erişimi temel bir insan hakkı olarak görülmeye başlanırken, filtreli İnternet Türkiye’de “standartlaştırılmaya” çalışılmaktadır.

3. BTK Başkanı’nın standart profilin mevcut profil olduğu, isteyenin filtrelemenin dışında kalabileceğine ilişkin açıklamaları doğru değildir. Hali hazırda standart profil diye bir kavram olmadığı gibi filtreleme de söz konusu değildir. Yeni gelen mekanizma ile filtreleme sistemi dışında kalmak mümkün olmayacaktır. Yetkililer gerçekten samimi iseler filtreleme olmayan bir alternatifi İnternet kullanıcılarına sunmak zorundadırlar.

4. Filtreleme sistemi ile izleme yapılmayacağına dair açıklamalar da güven vermekten uzaktır. Şüphesiz filtreleme sistemi ile her bir kullanıcının tek tek izleneceği iddia edilmemektedir. Ancak herkes filtreleme sistemine tabi olduğunda potansiyel olarak tüm kullanıcıların idarenin uygun gördüğü zamanda izlenmesinin yolu açılmış olacaktır. Devletin insanların evlerini izlemeye hakkı olmadığı gibi İnternetini de izlemeye hakkı olmamalıdır.

5. 22 Ağustos 2011 tarihinde yürürlüğe girecek olan BTK filtreleme uygulaması kullanıcılar tarafından öngörülebilir değildir, keyfidir, ve yapısal olarak bir kontrol ve sansür mekanizmasıdır. Filtreleme sistemi çerçevesindeki profillerden hangi sitelere erişim engelleneceği konusundaki kriterler kullanıcılara bildirilmemiştir. Filtreleme listelerinin oluşturulması için tam yetki BTK tarafından yine BTK’ya verilmiştir. Halihazırda uygulamada bulunan 5651 sayılı yasanın yol açtığı aşırı engellemenin ötesinde şimdi BTK tamamen keyfi tercihlerle yüzbinlerce İnternet sitesini ulaşılamaz hale getirecektir. Hukuka aykırı, ölçüsüz ve keyfi idari işlem demokratik hukuk devletinde kabul edilemez.

6. Türkiye’nin üyesi olmaya çalıştığı Avrupa Birliği, üyesi olduğu Avrupa Konseyi ve AGİT’e üye devletler içinde kullanılması zorunlu benzer bir devlet politikası bulunmamaktadır. Avrupa Konseyi Bakanlar Komitesi kamu otoritelerinin genel engelleme ya da filtreleme önlemleriyle, kamu bilgilerine erişimi ve İnternette sınır tanımayan diğer iletişimi kesintiye uğratmamaları gerektiğinin altını önemle çizmiştir, ve devletin ön denetimine dayalı bu ve benzeri uygulamalar kesinlikle kınanmalıdır ifadelerini kullanmıştır.

7. Daha önce erişim engelleme kararlarında olduğu gibi yetkililer hukuken gerekçelendiremedikleri kararlarını ilgisiz ülke örneklerini kullanarak meşrulaştırmaya çalışmaktadırlar. Neden seçildiği anlaşılmayan bu ülke politikalarının aktarımında da kasıtlı saptırmalar yapılmaktadır. Israrla başkalarının hayatlarına müdahale etme isteğinde bulunan idari yetkililerin meşruiyetlerini dünyadaki olumsuz örneklerde araması kabul edilemez.

Çocukların Zararlı İçerikten Korunması için Öngörülen Devlet Politikası Yetişkinleri Etkilememelidir

8. Gerek Avrupa Birliği gerekse Türkiye’nin de üyesi olduğu Avrupa Komisyonu çocuklar gibi zarar görmesi mümkün grupları korumak için yasal önlemler almaktansa öz-denetim yollarına gidilmesini teşvik etmektedir. Bu bağlamda, yine her iki örgüt de çocukların erişimi için uygun olmadığı düşünülen ve hukuka uygun içeriğe yetişkin kullanıcıların ulaşmasını engellemeyecek önlemler alınmasının önemini vurgulamıştır. Bu nedenle, üye ülkeler ev ve okul bilgisayarları ile İnternet kafelerde filtre programlarının kullanılmasını teşvik etmeli ama devlet düzeyinde ülke çapında zorunlu filtreleme girişimlerinden her ihtimalde kaçınmalıdır. Eğer filtre kullanımı aileler tarafından gerekli görülüyorsa, bu kullanım bireyler tarafından kendi kişisel bilgisayarları üzerinde gerçekleştirilmelidir.

Açık, Şeffaf ve Katılımcı Politikalar Geliştirilmelidir

9. TİB’in ısrarlı taleplere rağmen erişime engellenen sitelerle ilgili istatistikleri açıklamaması, idarenin şeffaflıktan uzak ve keyfi tercihleri politikasını belirleme konusunda ana yöntem olarak seçtiğini ortaya koymaktadır. Hükümet, mevcut politikası ve uygulamaları yerine çocukları gerçekten zararlı İnternet içeriğinden korumak için yeni bir politikayı katılımcı bir şekilde geniş kamuoyu desteği (sivil toplum, akademi, ve özel sektör) ile geliştirmelidir. Ancak bu yeni yapılanma, çoğunluğun ahlaki değerlerini diğerlerine dayatacağı bir çalışma olmamalıdır. Bu açıdan, BTK Başkanı’nın filtreyi meşrulaştırmak için kullandığı “Anadolu’nun ücra köşelerinden mütedeyyin insanların şikâyetini görmezden gelemeyiz” ifadesi kabul edilemez. İdarenin tüm Türkiye’ye Anadolu’nun muhafazakar değerlerini dayatma gibi bir görevi ve yetkisi yoktur. İnternet düzenlemesine ilişkin yeni politika, ifade özgürlüğüne ve yetişkinlerin her türlü İnternet içeriğine erişim ve tüketim haklarına saygı temelinde geliştirilmelidir. Bu ilkeleri içeren yeni politika, şeffaf, açık, katılımcı ve çoğulcu bir yöntemle belirlenmeli ve hayata geçirilmelidir.

1348164.jpg

ntvmsnbc.com: Avrupa’da hükümetler filtre uygulamıyor!

Sunday, May 8th, 2011

Avrupa’da hükümetler filtre uygulamıyor! – İnternet- ntvmsnbc.com

BTK ve TİB’in ‘Avrupa’da da hükümetler filtre uyguluyor’ anlamındaki açıklamalarına itiraz geldi. Doç. Dr. Akdeniz, ‘bunlar nelermiş açıklayın bilelim’ diyor.

ntvmsnbc, Güncelleme: 10:20 TSİ 07 Mayıs. 2011 Cumartesi

Avrupa Konseyi’nin düzenlediği Speak Up konferansları kapsamında dün Brüksel’de Balkanlar ve Türkiye’deki ifade özgürlüğü ve internete getirilen kısıtlamalar tartışıldı. Toplantıya Türkiye’den katılan tek isim Doç. Dr. Yaman Akdeniz, Türkiye’deki son durumu özetlediği konuşmasında yaşayann sansür ve kısıtlam furyasını ”İnternet Sansürü: Versiyon 2.0′ olarak nitelendirdi.

Hükümetin ve ilgili otoritelerin demokratikleşme adına ellerini internetten çekmelerini talep eden Akdeniz, yetkililerin sıkça tekrarladığı ‘ama Avrupa’da da var’ söylemini reddederek ‘bu tür filtre uygulamaların demokratik ülkelerde hükümetçe geliştirilmiyor’ dedi.

Akdeniz konuşmasına şöyle devam etti:
‘5651 sayılı Kanun’la başlayan süreç evrim geçirdi ve genişledi. Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu ve Telekomünikasyon İletişim Başkanlığı’nın alan adları ile ilgili yazışmalarını ancak TR İnternet Sansür: Versiyon 2.0 olarak tanımlayabiliriz. Bu bakımdan Bianet’in Danıştay nezdinde açmış olduğu iptal davası çok önemli.’

‘BTK ve TİB’in basın açıklamalarında ‘Avrupa’da da uygulandığı’ iddia edilen filtre uygulamaları hiç bir hükümet tarafından geliştirilmiyor. Merkezi bir filtreleme sistemi Avrupa Birliği, Avrupa Konseyi ve AGİT bünyesindeki ülkelerde yok. Olsa dahi bizdeki sistemi meşru kılmaz. Örnek alınması gereken sistemler düşünce özgürlüğü konusundaki uluslararası insan hakları standartlarıdır.

BTK açıklamasında yer alan ‘Hem Ülkemizde, hem de dünyada İnternet Servis Sağlayıcıları kullanıcılarına benzer hizmetler sunmaktadırlar. Avrupa Konseyi ve Avrupa Birliğinin bu konuda tavsiye kararları olduğu gibi, Avustralya, İngiltere, İsviçre, İspanya ve Japonya’da benzer uygulamalar yapılmaktadır’ ifadelerine kaşrı çıkan Doç Dr. Akdeniz, bahsi geçen bu uygulamaların neler olduğunun net şekilde açıklanması için ‘Bilgi Edinme Hakkı’ çerçevesinde iki kurumdan bilgi de talep etti.

Dilekçede şu ifadeler yer aldı:

‘Basın açıklamasında bahsi geçen Avrupa Konseyi ve Avrupa Birliğinin bu konudaki tavsiye kararlarının hangileri olduğu, Avustralya, İngiltere, İsviçre, İspanya ve Japonya’da hangi benzer uygulamaların kamu kurum ve kuruluşları tarafından yapıldığı hususlarındaki bilgi ve belgelerin 4982 Sayılı Kanun kapsamında tarafıma gönderilmesini talep ediyorum.

Yukarıda talep edilen bilgi ve belgeler Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu, Telekomünikasyon İletişim Başkanlığı bünyesinde bulunan, ve kamuoyunu yakından ilgilendiren bilgi ve belgelerdir. Açıklanmasında kamu yararı olan bu belgelerle ilgili 4982 Sayılı Bilgi Edinme Hakkı Kanunu kapsamındaki bir talebin bu Kanuna uygun bir şekilde değerlendirilmesi ve bahsi geçen bilgi ve belgelerin 4982 sayılı Kanunun 1 inci maddesinde yer alan demokratik, şeffaf, ve eşit yönetim ilkeleri gereğince tarafıma verilmesini talep ederim.’

ntvmsnbc.com: Acarer: Mesele siyasi

Wednesday, May 4th, 2011

Acarer: Mesele siyasi – İnternet- ntvmsnbc.com

22 Ağustos’ta yürürlüğe girecek filtre yönetmeliği konusundaki tepkileri ‘çarpıtma’ olarak nitelendiren BTK başkanı Acarer, ‘bunun şimdi gündeme getirilmesi siyasi’ ifadelerini kullandı.

AA
Güncelleme: 12:48 TSİ 04 Mayıs. 2011 Çarşamba

Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurulu (BTK) Başkanı Tayfun Acarer, İnternetin Güvenli Kullanımı Yönetmeliği kapsamında öngörülen düzenlemenin çarpıtıldığını belirterek, standart pakette herhangi bir değişiklik olmayacağını ifade etti.

BTK tarafından hazırlanan ve 23 Şubat 2011′de yayınlanan İnternetin Güvenli Kullanımı Yönetmeliği ile ilgili AA muhabirine açıklamalarda bulunan Acarer, benzeri düzenlemelerin Avrupa ülkelerinde de bulunduğunu, bunun bir ‘’sansür” olarak algılanmasına şaşırdıklarını belirtti.

Düzenlemeyle standart paket dışında aile, çocuk ve yurt içi paketleri oluşturulduğunu, yeni filtrelemelerin bu üç paket için geçerli olduğunu söyleyen Acarer, standart pakette mevcut uygulamadan farklı bir filtrenin söz konusu olmayacağını vurgulayarak, şöyle devam etti:

”Bir olay bu kadar çarpıtılır mı, pes diyorum. Şu anda herkes standart tarifede. Şimdi üç tane daha paket getiriliyor. Bu paketlerin de fiyatları farklı olsun deniyor. İnterneti sadece çocukların kullandığı abonelikler için belli bir filtrelemeyle hizmet verecek olan Çocuk paketi, biraz daha geniş alanda hizmet verecek Aile paketi ve erişime engelli sitelerin yüzde 99′unun yurt dışı kaynaklı olması gerçeğinden hareketle yurt içi paketi uygulamaya girecek.

Şimdi biz herkesi çocuk paketine alsak eleştirilere hak verirdim. Ancak bu uygulamayla zaten herkes standart paket içinde kalacak. Ancak isterse diğer paketler için başvuruda bulunacak. Bunun neresi sansür. Standart paket şu anda neyse aynen devam edecek. Şu ankinden farklı bir filtre koyulmayacak. Standart tarifede bir internet sitesinin içeriğinde bir suç varsa zaten erişime engelleniyor. Bunun dışında artı bir şeyler yapacak halimiz yok. Filtre diğer paketlere getiriliyor.”

”KONUNUN ŞİMDİ GÜNDEME GETİRİLMESİ SİYASİ”
BTK Başkanı Acarer, yönetmeliğin Şubat ayında yayınlanmasına rağmen Mayıs ayında tartışılmasına anlam veremediğini, eğer bir sansür iddiası varsa neden bunu söylemek için 2.5 ay beklendiğini merak ettiklerini söyledi.

Acarer, ”Konunun şimdi gündeme getirilmesinin nedeni konusunda yorum yapmayacağım ama Şubat ayında alınan bir kararın Mayıs ayında gündeme getirilmesinin nedeni bence siyasi, başka bir izahını yapamıyorum” dedi.

Türkiye’nin internet özgürlüğü konusunda sorunu olan bir ülke olmadığını, bu konuda açıklanan uluslararası raporlara katılmadığını kaydeden Acarer, İngiltere ve Almanya’da erişime engellenen site sayısının Türkiye’nin üç katı düzeyinde olduğunu savundu.

Türkiye’de sitelerin ya mahkeme kararıyla ya da BTK’nın incelemesi sonucu kapatılabildiğini ve sansasyon yaratan tüm kapatmaların mahkeme kararlarıyla gerçekleştiğini söyleyen Acarer, BTK’nın engellediği sitelerin yüzde 55′inin aşırı müstehcenlik, yüzde 40 civarının da çocuk pornosu nedeniyle engellendiğini kaydetti.

Mahkeme kararıyla gerçekleşen kapatmalarda da bir sistem değişikliğine ihtiyaç duyulduğunu ifade eden Acarer, ”Mahkeme karar almış, alırken de ne var ne yok tüm adresleri yazmış. Bazı kapatmaları biz de gazetecilerden öğreniyoruz. Çünkü mahkeme aldığı kararı doğrudan ISP’lere bildiriyor. Belki bunun gözden geçirilmesi lazım. Bu işlemler İletişim Başkanlığı’nın üzerinden uygulanabilir” diye konuştu.

Acarer, Türkiye’de erişime engellenen site sayısıyla ilgili bilgi verilmediğini, gazetelere yansıyan 37 bin rakamının da kendileri tarafından verilmediğini belirterek, ”Rakam o değil ama o civarlarda bir şey” dedi.

Tüketiciyi koruma yönünde bir çok örnek düzenleme yaptıklarını, bunların kamuoyunda gündeme gelmediğini, bir çok düzenlemenin de ‘’sansür geliyor” başlığıyla verilmesinden rahatsız olduklarını kaydeden Acarer, ”Her adımımızda acaba sansür mü diyecekler diye düşünür hale geldik” diye konuştu.

Doç. Dr. Akdeniz: ‘Türkiye’nin internet politikaları AB yerine Çin’e uyumlu hale geliyor’ | EurActiv.com.tr – Türkiye’nin online AB Gazetesi

Wednesday, May 4th, 2011

Doç. Dr. Akdeniz: ‘Türkiye’nin internet politikaları AB yerine Çin’e uyumlu hale geliyor’ | Telekomünikasyon | EurActiv.com.tr – Türkiye’nin online AB Gazetesi

İstanbul Bilgi Üniversitesi Hukuk Fakültesi öğretim üyesi ve Cyber-Rights.Org Direktörü Doç. Dr. Yaman Akdeniz, Türkiye’de internette sansürün geldiği nokta ve durumunun gidişatı ile ilgili EurActiv’e değerlendirmelerde bulundu. ‘Türkiye’nin internet politikasının AB’ye yaklaşmaktan ziyade yavaş yavaş Çin politikalarına daha uyumlu bir hale gelmeye başladığını’ belirten Akdeniz; site kapatmalar, erişim engelleri, ‘yasaklı kelime’ listeleri ve filtre kullanma zorunluluklarıyla, Türkiye’nin internet sansür altyapısının oluşturulmaya başlandığı değerlendirmesinde bulundu.

Euractiv.com.tr, 04.05.2011

‘Türkiye’de internet sansürlerinin günden güne artmakta ve gelişmekte olduğunu’ belirten Akdeniz, 5651 sayılı Kanun’un yürürlüğe girmesinden sonra bugün itibarı ile 12.000 civarı siteye erişimin Türkiye’den engelli olduğunu aktararak, resmi erişim engelleme istatistiklerinin Mayıs 2009′dan beri yayınlanmadığını ve kamuoyundan gizlendiğinikaydetti.

‘Her ne kadar hükümet yetkilileri, çoğunluğun çocuk pornografisi ve müstehcen sitelerden oluştuğunu iddia etse dahi çok sayıda siteye erişim politik nedenlerden dolayı engelleniyor’ diyen Akdeniz, FıratNews, Özgur Gündem, Azadiya Welat, Rojamed, ve Koxuz gibi sitelere erişimin defalarca engellendiğini ve engellenmeye devam ettiğini hatırlattı. Akdeniz, bunların yanı sıra bilim adamı Richard Dawkins’in sitesine erişimin Eylül 2008′den, Google Sites’a erişimin Haziran 2009′dan beri engelli olduğunu kaydederek YouTube’a erişimin de 2.5 sene boyunca engellendiğini hatırlattı.

Akdeniz, bu engellemelerle ilgili Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’ne YouTube ile ilgili üç başvurunun yapıldığını, ayrıca Google Sites ve Last.fm ile ilgili başvuruların Strasbourg Mahkemesi tarafından incelemeye alındığını ve Türkiye’den 9 Haziran 2011 tarihine kadar bu başvurularla ilgili cevap vermesi talep edildiğini aktardı.

Avrupa Komisyonu’nun da Kasım 2010 ilerleme raporunda, arkasından Avrupa Parlamentosu’nun Mart 2011′de Türkiye’deki internet sansürlerini eleştirdiğini belirten Akdeniz, ‘Peki Türkiye ne yaptı? BTK tarafından alınan bir karar ile ‘güvenli internet’ parolası altında bütün kullanıcıların kullanması zorunlu bir filtreleme sisteminin müjdesini verdiler. Bu sistemin iptali için Danıştay’da Bianet tarafından bir iptal davası açıldı. Arkasından TİB tarafından geçen hafta içinde alan adlarında kullanılmaması gereken 138 kelimelik bir liste yer sağlayıcılarına gönderildi’ dedi.

‘Tüm bunları değerlendirdiğimizde vahim bir durumla karşı karşıyayız’ diyen Akdeniz, ‘Türkiye’nin internet politikasının AB’ye yaklaşmaktan ziyade yavaş yavaş Çin politikalarına daha uyumlu bir hale gelmeye başladığını’ belirtti.

Akdeniz, ‘ne olduğu belirsiz, hukuki dayanağı olmayan politikaların, dayatma usulü ile vatandaşlara ve internet servis sektörüne uygulanmaya çalışıldığını’ belirterek, ‘Çocukların korunması bahanesi ile her yaştan bütün internet kullanıcıları kontrol altına alınmaya çalışılıyor’ dedi.

Akdeniz, ‘Bu girişimlerle Türkiye’nin maalesef internet sansür altyapısı oluşturulmaya başlandı’ dedi.

Ekşi Sözlük’ü kapatma emri! – İnternet- ntvmsnbc.com

Wednesday, May 4th, 2011

Ekşi Sözlük’ü kapatma emri! – İnternet- ntvmsnbc.com: “Ekşi Sözlük’ü kapatma emri!

TİB, Ekşi Sözlük’ün hosting firmasına bir mektup göndererek sitenin alan adının barındırılmasının ‘derhal’ durdurulmasını talep etti.

ntvmsnbc
Güncelleme: 10:03 TSİ 04 Mayıs. 2011 Çarşamba

Türkiye’nin en çok ziyaretçi toplayan forumlarından Ekşi Sözlük’ün kapatılması için hosting firmasına Telekomünikasyon ve İletişim Başkanlığı’nca mektup gönderildi.

Mektupta, ekteki alan adlarının barındırılmasına derhal son verilmesi, aksi halde yasal işlemlere başvurulacağı belirtildi. Mektubun basına yansıması ve gerek firmanın gerekse vatandaşların TİB aleyhine suç duyurusu ve dava açma hazırlıklarına başlaması üzerine kısa bir açıklama daha yapan TİB, ‘bir engelleme kararı yok’ dedi.

Listede Ekşi Sözlük’ün alan adı olan sourtimes.org’un da bulunduğu belirtiliyor.

Ekşi Sözlük’te de yer alan sözkonusu mektup şöyle:

‘Sayın yer sağlayıcı;
Aşağıdaki alan adlarına yer sağlayıcılık hizmeti verdiğiniz tespit edilmiştir.
Bu kapsamda derhal bunlara yer sağlayıcılık hizmetine son vermeniz gerekmektedir.
Aksi takdirde herhangi bir bildirimde bulunulmaksızın yasal işlemlere başvurulacaktır.
Diğer taraftan; bundan sonra da; 5651 sayılı kanunda sayılan katalog suçlar (müstehcenlik, fuhuş, çocukların cinsel istismarı, vb.) kapsamındaki internet sitelerine yer sağlayıcılık (hosting) hizmeti vermemeniz gerekmektedir.
Gereğinin derhal yapılmasını ve sonucundan bilgi verilmesini rica ederim.

Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu
Telekomünikasyon İletişim Başkanlığı’

Daha sonra TİB tarafından yapılan ve sözkonusu mektubun varlığının yalanlanmadığı ek açıklamaysa şöyle:

‘Sayın Yetkili;
sourtimes.org ve eksisozluk.com internet siteleri ile ilgili herhangi bir engelleme kararı bulunmamaktadır. Bunun için, herhangi bir adli işleme başvurmanıza da gerek yoktur.
Bilgilerinizi rica ederim.
Hukuk Daire Başkanlığı
T.İ.B.

http://www.tib.gov.tr’

İlk mektup üzerine Ekşi Sözlük yönetimi, yine aynı sayfada bir açıklama yaptı.

Açıklamada BTK ve TİB’in ‘tamamen kontrolsüz ve çığrından çıkmış bir şekilde yönetildiği, tamamen zarara ziyana yol açtığı’ belirtiliyor, ‘TİB’in şu anda yasal olarak tüm yükümlülüklerini çatır çatır eksiksiz yerine getiren Ekşi Sözlük’ü kapatma girişiminde bulunması artık bu bulamacın patladığı yerdir’ ifadeleri kullanılıyor.

Açıklamanın tamamını okumak için tıklayın.

İnternette korku salıyorlar!

Monday, May 2nd, 2011

İnternette korku salıyorlar! – En Son Teknoloji Haberleri – HTEkonomi

İnternet Teknolojileri Derneği Başkanı: Böyle bir yetkileri yok!
01 Mayıs 2011 Pazar, 17:00:49

BTK’nın servis sağlayıcı firmaları korkutarak onları otosansüre zorladığını dile getiren İnternet Teknolojileri Derneği Başkanı Doç. Dr. Mustafa Akgül, ‘Bu bir tehdittir. Yapılan yargısız infazdır. Bunu yaparak servis sağlayıcıya ‘Sen kendini hâkim yerine koy’ diyorlar. Böyle bir kararın uygulanabilirliği yok’ dedi.

TİB’in internet alan adı verilmesini ‘sakıncalı’ bulduğu 138 kelimeye ilişkin yazısı şaşkınlık yarattı. Doç. Dr. Akgül, ‘Yetkileri yok, korku salıyorlar’ dedi.

Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu’na (BTK) bağlı Telekomünikasyon İletişim Başkanlığı’nın (TİB), 138 sözcüğü ’sakıncalı’ ilan ederek yer sağlayıcı (hosting) firmalarına gönderdiği yazı sektörde şaşkınlıkla karşılandı. TİB, hosting firmalarına gönderdiği yazıda internet alan adı verilmesinde ’sakınca’ olan 138 sözcüğü sıralamıştı. TİB, aralarında ‘haydar, hayvan, etek, sarışın, adrianne, erotik, baldız, sıcak gibi isimlerin bulunduğu listeyi gönderdiği yazıda, ‘Bu kelime gruplarını barındıran içeriklerin çıkarılması ile ilgili alan adlarının hizmetine son verilmesi ve son durumun mail ile tarafımıza iletilmesi gerekmektedir. Bu yükümlülüklerin yerine
getirilmemesi durumunda ilgili cezai müeyyideler ile karşı karşıya kalınabileceği unutulmamalıdır’ uyarısını yapmıştı.

BTK Başkanı Tayfun Acarer, bu yazının gönderilmesinin ardından yaptığı açıklamada bu
listenin bilgi amaçlı gönderildiğini, önemli olanın isimdeğil içerik olduğunu açıkladı. Örneğin ‘etek’ alan adı, sitenin içeriği bir terzinin tanıtımıyla ilgisiyle verilen site bir terziye aitse suç değil ama erotik içerik taşıyorsa suç.
Peki bu, uygulanabilir bir karar mı?
Kelimelerden yola çıkarak içeriğe sansür getirilen bir uygulamada hosting firmaları bu elemeyi nasıl yapacak?
Hosting firmalarının böyle bir sorumluluğu varmı?

BTK’NIN BÖYLE BİR YETKİSİ YOK
İnternet Teknolojileri Derneği Başkanı, Bilkent Üniversitesi Öğretim Görevlisi Doç. Dr. Mustafa Akgül’ün yorumu çok çarpıcı.
Doç. Akgül, ‘BTK’nın Türkiye’deki servis sağlayıcılara ‘Bu isimlerin kullanılması yasak’ deme yetkisi yok. Hosting firması içerikten sorumlu değildir. ‘Bu içerik kötüdür’ deme yetkisi savcılıktadır.’
Peki böyle bir yetki yoksa TİB bir liste oluşturarak hosting firmalarına nasıl gönderiyor?
Aslında orada da bir ayrıntı var.
BTK Başkanı Tayfun Acarer’in ‘Biz yasak demiyoruz, bilgi veriyoruz’ açıklaması belki de
bundan. Ama Doç. Dr.Mustafa Akgül’ün bu uygulamadan çıkardığı anlam kaygı verici.
Diyor ki Akgül, ‘BTK servis sağlayıcıları korkutarak onları otosansüre zorluyor. Bu bir
tehdittir. Kanunda alan adını yasaklamak gibi birmadde yok, Türkiye’deki servis sağlayıcılar için yok. Burada yapılan, yargısız infazdır. Korku salmaktır. Servis sağlayıcıya ‘Sen kendini hâkim yerine koy’ diyorlar. Böyle bir kararın uygulanabilirliği yok. ’

YORUMA AÇIK
Yemeksepeti.com’un kurucusu Nevzat Aydın da önce liste gönderilmesi, ardından
‘yasaklanmadı, dikkat edilmesi istendi’ yorumu yapılmasına dikkat çekerek, ‘Bu işi
bilmiyoruz, devlet bu işin içine bir türlü giremiyor. Bu kadar dinamik bir sektör Türkiye’de bir türlü hak ettiği yeri bulamıyor.
Son örnek de bunu gösteriyor’ yorumunu yaptı.
Sitenin diğer ortağı Melih Ödemiş de Doç. Dr. Mustafa Akgül’e benzer bir değerlendirme yaptı.
Ödemiş, ‘İçeriğin sakıncalı olduğu kararı subjektif ve yoruma açık. Dünyada
internet yasakları konusunda giderek üst sıralara çıkıyoruz. Türkiye bu konuda dünya ile rekabet edecek ve marka çıkaracaksa bu yasaklarla olmaz’ diyor.

BU UYGULAMA HOSTING FİRMALARINI KAÇIRIR
Doç. Dr. Mustafa Akgül, böyle bir karardan Türkiye internet sektörünün ciddi zarar göreceğini düşünüyor, ‘Bir taraftan liberal ekonomi deniyor, bir taraftan ticaret engelleniyor. Kimse hosting yapmak istemeyecek, zaten kaçıyorlar. Yurtdışına gidiyorlar’ diyor.

Koç.net Genel Müdürü Mehmet Ali Akarca ise kararın uygulanabilir olmayışını farklı bir nedene dayandırıyor.
‘Bizlere böyle bir sorumluluk verilmesini çok anormal bulmuyorum’ diyen Akarca, isimlerin değil, içeriklerin sakıncalı olup olmadığına karar verme sürecinin teknik olarak zorluklarına dikkat çekiyor ve ekliyor:
‘Aslında bizler yasaklanmamış olsa bile kötü niyetli girişimleri engellemek için içerikleri takip etmeye çalışıyoruz. Ama bu kelime listesi olayında biraz ortada kalmış bir durum var. Tam olarak bir kelime yasağı olmadığından, sisteme şu şu kelimeleri kabul etme de diyemeyiz. Benim sözgelimi ‘etek’ adını yasakla diye bir talimat vermem gerek.
Elektronik sistemin zekâsı yok ki içereğin sakıncalı olduğunu anlasın. Uygulayıcılar açısından bunun netlik kazanması lazım.’

Esen Evran / HT Ekonomi

VoA: Türkiye’de Yeni İnternet Filtresine Karşı Tepkiler Artıyor

Thursday, April 28th, 2011

Türkiye’de Yeni İnternet Filtresine Karşı Tepkiler Artıyor | Haberler | Turkish

Dorian Jones | İstanbul 28 Nisan 2011

‘İnternette Sansür Altyapısı Oluşturuluyor’
Internet Nefreti Yaymak İçin Yaygın Olarak Kullanılıyor

Türkiye, Avrupa’da İnternet sitelerine en fazla yasak uygulayan ülkeler arasında bulunuyor. Şimdiyse hükümet, çocukları internetin zararlarından korumak için yeni bir filtreleme sistemini yürürlüğe koyacak. Ancak bu uygulamanın interneti daha fazla kısıtlama altına alıp almayacağı tartışılıyor.

Ağustos ayında yürürlüğe girmesi beklenen ‘İnternetin Güvenli Kullanımına Dair Usul ve Esaslar Taslağı’, internet kullanıcılarını, servis sağlayıcıların kendilerine sunacağı dört filtreleme sisteminden birini seçmeye zorlayacak. İstanbul Bilgi Üniversitesi Hukuk Fakültesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Yaman Akdeniz, yasanın hükümete İnternet’te sansür kapılarını açacağı görüşünde. Sansürcülüğün altyapısının hazırlandığını savunan Yaman Akdeniz, servis sağlayıcılarının kullanıcılara sunacağı standart profilin bile sansür içerdiğini, böyle bir uygulamanın Avrupa Birliği ya da Avrupa Konseyi’nde hiçbir ülkede var olmadığını söylüyor. Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu’nun (BTK) Şubat ayında onayladığı ‘İnternetin Güvenli Kullanımına Dair Usul ve Esaslar Taslağı’, ayrıca filtre sistemini delmeye çalışan kullanıcılar için de ceza öngörüyor.

Hükümet ise ailelerin, özellikle de çocukların porno sitelerden korunmasını amaçladığını savunuyor. Yeni karara karşı çıkanlar, hangi İnternet sitelerinin hangi gerekçelerle erişime kapatılacağından emin değil. Sonuçta yasa siyasi içerikli sitelerin de yasaklanmasına olanak tanıyor.

İnsan hakları sitesi Bianet’in sahibi Nadire Mater, internet sitelerinin kara listeye alınmasının hükümetlere, o hükümette görevde olan kişilere bağlı olduğunu söylüyor. ‘Böyle şeyler daha önce başımıza geldi, polisler zaman zaman bu tarz kara listeler oluşturdu,’ diye konuşan Mater, Bianet’e erişemedikleri yönünde birçok internet kafesi, şirket ve kullanıcılardan şikayet aldıklarını belirtiyor.

Bianet yeni yasanın özellikle de Meclis’te oylanması yerine hükümetten kararname şeklinde çıkmasını eleştiriyor.

İnternet özgürlüğü Avrupa Birliği’nin önem verdiği konulardan biri. Birliğin genişlemeden sorumlu yetkilisi Stefan Füle, Türkiye’ye yönelik kaygıları bu yıl başında Avrupa Parlamentosu’nda dile getirmişti. ‘Basın özgürlüğü serbest tartışma ortamını garanti altına alır. Buna İnternet özgürlüğü de dahildir,’ diye konuşan Füle, Avrupa Parlamentosu’nun hazırladığı karar tasarısının bu konulara dikkat çektiğini belirtti.

Türkiye’de internet siteleri uzun süredir mahkeme yasaklarına maruz kaldı. Doçent Doktor Yaman Akdeniz’e göre hükümet 2009 yılından itibaren yasaklı internet sitelerinin sayısını vermeyi kesti. Ama rakamlar tahmini olarak 12 binin üzerinde. Yaman Akdeniz, hükümetin özellikle porno sitelere erişimi kapattığını savunduğuna, ama yüzlerce alternatif medya sitesinin, özellikle de Kürt sorununun tartışıldığı sitelerin siyasi gerekçelerle erişime kapatıldığına dikkati çekiyor.