Cyber-Rights.Org.TR

Archive for the ‘Hakaret’ Category

Bianet: Deputy Governor Had Website Banned

Friday, July 16th, 2010

Bianet: Deputy Governor Had Website Banned

A Şanlıurfa court decided to ban access to the Sanlıurfa.com website due to articles and reader comments criticizing Deputy Governor Yıdıray Malğaç. Assoc. Prof. Dr Akdeniz said the decision was a breach of the law.

Erol ÖNDEROĞLU – hukuk@bianet.org
şanlıurfa – BİA News Center
15 July 2010, Thursday

Access to the Şanlıurfa.com internet site has been banned because of news related to the Deputy Governor of Şanlıurfa, Yıldıray Malğaç, and referring reader comments. The 1st Civil Court of First Instance of Şanlırurfa in south-eastern Turkey decided to take precautionary measures on 2 July. An appeal against the access ban filed ten days later was dismissed.

The decision was based on Article 24 of the Civil Law (No. 4721) on attacks on personal rights. Court President Judge İbrahim Balkan dismissed the appeal filed by Muhammet Taşçılar reasoning that he was not the owner of the site and did not any authority for the website.

Akdeniz: A clear breach of the law

Assoc. Prof. Dr Yaman Akdeniz from the Law School of Bilgi University in Istanbul evaluated the situation for bianet: ‘The court’s decision of the access ban is entirely contrary to the law. It cannot be accepted that this site, which contains political statements, is censored in an unlawful manner. Freedom of the press and the media cannot be restricted. It must not be restricted by courts’.

Akdeniz indicated that Article 9 of Law No. 5651 on Internet Crimes provides a guideline how to resolve problems related to ‘personal rights’. He criticized that the web site should not have been closed.

Criticism of Deputy Governor forbidden

The censorship was caused by an article entitled ‘Malğaç silent and cowering’ published on the website on 25 March 2010. The article read, ‘Deputy Governor Yıldıray Malğaç made a statement last week. He created confusion in the public when he said that the TL 1.5 billion spent in the last year were met by various sources’. Subject to the decision were furthermore two reader comments, one of them written by the news site official, Metin Çinar, who said, ‘This is Mr Malğaç’s dilemma; those expenditures were not met by the Social Aid Foundation, were they?’ The other comment referred to an article published on 9 February, saying, ‘Shame on Malğaç; Mr Malğaç meddled around a lot, it will explode soon. We beg the Governor. You should check the signatures under some of the tenders, they are signed by his proponents’.

The decision was also based on a reader comment by Ali Kıran sent on 23 May 2010. He wrote, ‘He struggled with everybody, with the tea vendor, the manager, the governor, the press. He was harsh with people, luckily he is leaving. Anyhow, he created this discomfort against the possibility of being remembered positively. What is written on this site is not very normal. This is what people do if you step on their feet’.

In another comment sent on 24 May 2010, it was said, ‘Mr. Governor, I am following what has been said about you on this site. You looked down to everybody. Now everybody is talking about you at the last moment. You should have been a man of the people. You became the governor. In the end, you are a human being, our graves will be the same. I wish you good luck for the place you will be going to in the other world. I hope you will not look down on people at the place where you are going to. The people are not your slaves’.

On 23 May, another comment was entitled ‘Enough Mr. Mağlaç!!!’ and said ‘This Mağlaç, he finished in Urfa and made the Governor’s mother cry’. (EÖ/VK)

Bianet: Vali Yardımcısı sanliurfa.com Sitesini Erişime Kapattırdı

Wednesday, July 14th, 2010

Bianet: Vali Yardımcısı sanliurfa.com Sitesini Erişime Kapattırdı

Şanlıurfa 1. Asliye Hukuk Mahkemesi, Vali yardımcısı Yıldıray Malğaç ile ilgili eleştirel haber ve yorumlar nedeniyle Sanliurfa.com İnternet sitesi ile ilgili ihtiyati tedbir kararı aldı. Doç. Dr. Akdeniz, ‘Bu tamamen hukuka aykırı’ dedi.

Erol ÖNDEROĞLU, hukuk@bianet.org
şanlııurfa – BİA Haber Merkezi
14 Temmuz 2010, Çarşamba

Sanliurfa.com İnternet sitesi, Şanlıurfa Vali yardımcısı Yıldıray Malğaç ile ilgili çıkan haber ve okur yorumları nedeniyle erişime kapatıldı. 2 Temmuz’da siteye ihtiyati tedbir kararı alan Şanlıurfa 1. Asliye Hukuk Mahkemesi, 10 gün sonra da yapılan itirazı reddetti.

Karar, 4721 Sayılı Medeni Yasa’nın kişilik haklarına saldırıyı düzenleyen 24. maddesine dayandırıldı. Mahkeme başkanı Hakim İbrahim Balkan, Muhammet Taşçılar’ın yaptığı itirazı bu kişinin sitenin sahibi veya yetkilisi olmadığı gerekçesiyle geri çevirdi.

Akdeniz: Tamamen hukuka aykırı

Kararı bianet’e değerlendiren İstanbul Bilgi Üniversitesi Hukuk Fakültesi öğretim üyesi Doç. Dr. Yaman Akdeniz, ‘Mahkemenin verdiği erişime engeli kararı tamamen hukuka aykırıdır. Politik söylemler içeren bu sitenin hukuka aykırı bir şekilde sansürlenmesi kabul edilemez. Basın ve medya özgürlüğü engellenemez, mahkemelerce engellenmemeli’ dedi.

Akdeniz, 5651 Sayılı İnternet Suçlarına İlişkin Yasanın 9. maddesinden ‘kişilik hakları’ ile ilgili itilafın ne şekilde çözülmesi gerektiği konusunda yol gösterdiğini, ‘hakaret’ gerekçesiyle sitelerin kapatılmaması gerektiğini açıkladı.

Malğaç’a karşı eleştiri ve yoruma yasak

Sitede 25 Mart 2010′da yayınalanan ‘Malğaç sus pus’ başlıklı haberde, Geçtiğimiz hafta Vali yardımcısı Yıldıray Malğaç tyarafından yapılan açıklamada harcanan geçtiğimiz yıl ödenen 1,5 trilyonun değişik kaynaklarca karşılandığı açıklaması kamuoyunda şaşkınlık yarattı’ ifadesi ve bu habere site yetkililerinden Metin Çınar’ın ‘Yıldıray Beyin çıkmazı, bu harcamaların sakın Sosyal Yardımlaşma Vakfı tarafından karşılanmış olmasın?’ şeklindeki yorumu, 9 Şubat 2010′deki habere yayımlanan, ‘…Malğaç ayıp, sayın Yıldıray bey elini iyice altına attı, yakında patlar, sayın valimizden rica ediyoruz. Bazı ihalelerin altına attığı imzaları kontrol edin, hep yandaşlarına veriyor’ şeklinde yorum kapatmaya gerekçe gösterildi.

Ayrıca, Ali Kıran isimli yorumcunun 23 Mayıs 2010 tarihinde gönderdiği ‘Herkesle uğraştı, çaycıyla uğraştı, müdürle uğraştı, valiyle uğraştı, basınla uğraştı. ali kıran başkesen gibiydi neyse gidiyor urfada hoş seda ile anılmak dururken böyle raatsızlık vermek herkesin harcı değil bu sitede yazılanlar çok normal değil kedininde kuyruğuna basarsan onlarda böyle yapar’ şeklindeki yorum da buna dayanak oluşturdu.

24 Mayıs 2010 tarihinde yapılan yorumda, ‘Sayın Valim sizin bu sitedeki halinizi ibretle iziyorum sen herkese yukarıdan baktın bak şimdi giderayak herkes seni konuşuyor ne olurdu halk adamı olsaydın tamam vali oldun sonuçta insansın mezarımızda aynı olacak öbür dünyamızda sana gideceğin yerde başarılar diliyorum. İnşallah gittiğin yerde insanlara tepeden bakmazsın, insanlar senin kölen değil’ deniyordu.

23 Mayıs’ta da, ‘Yıldıray Efendi Yeter!!! başlığı ile yazılan yorumda Bu yıldıray varya urfayı bitirdi valiliğin anasını ağlattı’ diye yazılmıştı. (EÖ)

“Ben giriyorum siz de girin” demişti – Habertürk

Thursday, June 17th, 2010

“Ben giriyorum siz de girin” demişti – Habertürk

Şimdi o da Youtube mağduru
17 Haziran 2010 Perşembe, 10:58:36
Olcay AYDİLEK/ GAZETE HABERTÜRK

Atatürk’e hakaret içeren videolar nedeniyle erişime kapatılan Youtube’a girdiğini söyleyen Başbakan Erdoğan da artık mağdur. Gazze baskını sonrası siteye konan ve Başbakan’a hakaret çeren montajlı görüntülerin kaldırılması isteğine ret yanıtı alan BTK, siteye erişimi daha da zorlaştırmaya hazırlanıyor

TÜRKİYE Youtube ve Google ekseninde zaman zaman ‘devletin zirvesi’nin de katılımıyla internette özgürlüğü tartışırken perde gerisinde devlet otoritesi ile internet siteleri arasında çetin müzakerelerin yürütüldüğü ortaya çıktı.

Son olarak İsrail’in Mavi Marmara saldırısının ardından Başbakan Erdoğan’la ilgili hakaret içeren montajlı görüntülerin Youtube’a düşmesi üzerine Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu (BTK) harekete geçti.
‘Türkiye Cumhuriyeti Başbakanı’na saldırı niteliğindeki montaj videolarının kaldırılmasını’ iste yen ancak site yönetiminden ‘internet özgürlüğü’nü kısıtlamak gerekçesiyle ret yanıtı alan BTK, siteye erişimi daha da zorlaştıracak politika izlemeye başladı. Konuyla ilgili bir BTK yetkilisi site yöneticilerini defalarca uyardıklarını ancak sonuç alamadıklarını anlattı, diğer ülkelerin bu tür taleplerinin yerine getirildiğine dikkat çekti. Öte yandan BTK geçen haftaya damga vuran Youtube ve Google krizinin ardından bu sitelerin yöneticileriyle görüşmek için girişimde bulundu, ancak Google yetkilileri randevuya gelmedi.

Erdoğan: Ben giriyorum siz de girin
Youtube, 5 Mayıs 2008’de Atatürk’e hakaret görüntüleri nedeniyle yargı kararıyla kapatıldı. Site 10 görüntüden altısını kaldırdı ancak dolaşımda kalan dört görüntü nedeniyle bu siteye erişim yasağı sürüyor. Başbakan Erdoğan, 2008 sonunda Hindistan gezisinde gazetecilerin sorularını yanıtlarken, ‘yasaklı’ Youtube’a girdiğini belirterek, ‘Ben giriyorum, siz de girin’ demişti.

Google’’ı şikayet eden ADD’den açıklama geldi

Saturday, June 5th, 2010

Google’ı şikayet eden ADD’den açıklama geldi

Google’ı şikayet eden ADD’den açıklama geldi
GOOGLE kapatılsın istiyoruz çünkü Kemalizm karın ağrısı diye arama yapıldığında.. 05.06.2010

Bazı ADSL firmaları ve servis sağlayıcılar tarafından abonelerine gönderilen bilgilendirmeye göre, erişimi engellenen IP’ler dolayısıyla Google’in bazı uygulamalarına erişememe veya erişimde yavaşlık yaşanıyor. Bu uygulamadan GoogleMaps, GoogleTranslate, GoogleAnalytics hepsi etkileniyor.

KEMALİZMİN KARIN AĞRISINA SUÇ DUYURUSU
Sansür kararının neden alındığı ve hangi hukuki süreçle yürürülüğe konduğu henüz bilinmiyor. Ancak 2009 yılında Atatürkçü Düşünce Derneği (ADD) dünyanın en büyük internet arama motoru Google’ın kapatılması için başvuruda bulunmuştu. ADD, Google arama motorunda ’Kemalizmin Karın Ağrısı‘ şeklindeki kelime ile ulaşılabilen alt sitesinde çeşitli başlıklarda Atatürk’e hakaret içeren bilgilere ulaşıldığı ileri sürülerek, arama motorunun alt sitesinin yöneticilerinin cezalandırılması ve kapatılması için Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı’na suç duyurusunda bulundu.

Bu konuyla ilgili ADD sitesinde bir basın açıklaması yayınladı. ADD yaptığı açıklamada ‘Kamuoyunun GOOGLE’e bu kadar sahip çıkmasının yanında Ulu önder Mustafa Kemal ATATÜRK’e yapılan hayasızca ve saygısızca hakaretlere aynı duyarlılığı göstermemesini de anlayamamaktayız. ‘ dedi.

İşte yapılan o açıklama

TERBİYESİZCE İFADELERİ ŞİKAYET ETTİK
Google arama motorunda ‘Kemalizm karın ağrısı’ diye arama yapıldığında ortaya çıkan ve http://sites.google.com/site/kemalizminkarinagrisi/Home adresli sitede Türkiye Cumhuriyetinin kurucusu Ulu Önderimiz Mustafa Kemal ATATÜRK’e ağza alınmayacak ve yazıya dökülemeyecek nitelikte, son derece terbiyesizce ve bir insanın kişilik haklarına zarar verici nitelikteki yazılar, derneğimizce Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı nezdinde şikayet edilmiştir.

Söz konusu şikayette bu sitenin yetkilileri ve sorumluları tespit edilemediğinde bu tespitin savcılıkça yapılarak ilgililer hakkında gerekli cezai kovuşturmanın yapılmasını ve bu sitenin kapatılması talep edilmiştir.

GOOGLE KADAR ATATÜRK’E DE DUYARLILIK
Basında yer aldığı gibi GOOGLE’un kapatılması gibi bir talep söz konusu değildir. Kamuoyunun GOOGLE’e bu kadar sahip çıkmasının yanında Ulu önder Mustafa Kemal ATATÜRK’e yapılan hayasızca ve saygısızca hakaretlere aynı duyarlılığı göstermemesini de anlayamamaktayız. Şunu unutmayalım ki halen yürürlükte olan Atatürk’ü Koruma Kanunu gereği Cumhuriyet Savcılığı bu gibi durumlarda resen harekete geçme yetkisine sahiptir. Zira yürürlükte bulunan bir yasanın ihlali söz konusudur.

HER TÜRK VATANDAŞININ GÖREVİ
Şüphesiz ki ulu önderimiz Atatürk, ona karşı yapılan bu gibi hayasız saldırılar ile yara alamaz ve zarar göremez. Ancak Türkiye Cumhuriyetinin kurucusu önder bir kişiliğe, saldırılmasını önlemek de her Türkiye Cumhuriyeti vatandaşının görevi olması gerektiği inancı ile kamuoyuna saygı ile duyururuz.

Köşk, sanal âlemde 10 Bekçi Murtaza gücünde / Radikal İnternet

Thursday, March 4th, 2010

Gerçek Gündem konusu ile ilgili Radikal’in 22 Ocak 2010 tarihli haberi…

Köşk, sanal âlemde 10 Bekçi Murtaza gücünde / Türkiye / Radikal İnternet

22/01/2010 08:25

Bir okur, internet sitesindeki habere Cumhurbaşkanı Abdullah Gül için ‘Devletin onurunu ayaklar altına aldınız’ yazdı. Sitenin sahibi beş yıl hapisle yargılanıyor

İSMAİL SAYMAZ

İSTANBUL – Cumhurbaşkanlığı, ‘www.gercekgundem.com’ adlı internet haber portalındaki haberin altına Cumhurbaşkanı Abdullah Gül’e yönelik olarak ‘Koskoca devletin onurunu ayaklar altına aldınız. BRAVOOOOO SİZE!’ diye yazan ‘Türkeli27’ rumuzlu okuyucunun peşine düştü. Cumhurbaşkanlığı Hukuk Müşavirliği’nin şikâyetiyle harekete geçen savcılık, ‘Türkeli 27’nin Danimarka’dan o yorumu yazdığını saptayıp okuyucuya ulaşamayınca faturayı haber portalının Genel Yayın Yönetmeni Barış Yarkadaş’a kesti. Yarkadaş, ‘cumhurbaşkanına hakaret’ten beş yıl dört ay hapis istemiyle yargılanacak.
Ermenistan Cumhurbaşkanı Serj Sarkisyan 24 Nisan 2009’da, Türkiye’yi ziyaret edip etmeyeceğine dair yaptığı açıklamada, ‘Sınır açık veya açılmak üzere değilse Türkiye’ye gitmem’ demişti. Açıklama aynı gün, www.gercekgundem.com adlı internet haber portalında yayımlanmıştı. ‘Okur Yorumları’ köşesinde ise ‘Türkeli27’ rumuzunu kullanan bir okur, hem Sarkiysan’ı hem da Cumhurbaşkanı Abdullah Gül’ü eleştirerek, şunları yazdı:
‘…Türkiye’ye gelmek istemiyorlarmış bu neden biliyor musunuz, eğer kendi şartları kabul edilmeden bu ziyareti futbol adına bile olsa yaptıkları halde söylediklerini yutmuş olacaklar ve bunun bilincinden oldukları için ziyaret başkanı olarak koskoca devletin onurunu ayaklar altına aldınız! BRAVOOOOO SİZE!’

Cumhurbaşkanlığı şikâyetçi oldu
Yorumun yayımlanmasından sonra Adalet Bakanlığı’na başvuran Cumhurbaşkanlığı Hukuk Müşavirliği, suç duyurusunda bulundu. Adalet Bakanlığı’nın, şikâyeti Kadıköy Cumhuriyet Başsavcılığı’na göndermesiyle Savcı Dursun Yılmaz soruşturma başlattı. Emniyet Müdürlüğü Bilişim Suçlarıyla Mücadele Birimi aracılığıyla ‘Türkeli27’nin internete bağlandığı adresi belirleyen savcılık, Barış Yarkadaş’ın da ifadesine başvurdu. Yorumu yapan kişinin Danimarka’dan bağlandığının ortaya çıkması üzerine okura işlem yapılmazken, Yarkadaş’a ‘Cumhurbaşkanına yayın yoluyla hakaret’ suçlamasıyla beş yıl dört aya kadar hapis istemiyle dava açıldı. Ceza kesinleşirse Yarkadaş’ın kamusal hakları da elinden alınacak. İlk duruşma, Kadıköy 7. Asliye Ceza Mahkemesi’nde 3 Mart’ta görülecek.
Yarkadaş ayrıca, Türkiye İnsan Hakları Vakfı (THİV) Başkanı Şebnem Korur Fincancı ile birlikte Adli Tıp 3. İhtisas Kurulu Başkanı Prof. Dr. Nur Birgen’e hakaretten 2.5 yıla kadar hapis cezası istemiyle yargılanıyor.

Tek dava değil
Hakaret olarak da, Şebnem Korur Fincancı’nın www.gercekgundem.com. portalında yayınlanan söyleşisinde, Susurluk sanığı İbrahim Şahin’e ‘hasta’ raporu veren ve ‘işkence bulgularını gizlediği’ iddiasıyla meslekten bir ay men cezası alan Nur Birgen’i, ‘Hiçbir bilimsel, kendisini kanıtladığı bir alan yok. Sadakatinin ödülü herhalde!’ diye eleştirmesi gösteriliyor.
Yarkadaş, hakkında açılan davaları, ‘Ne yazacak, ne söyleyeceğiz? Tamamen susmamız mı isteniyor?’ diye yorumluyor. Savcı Dursun Yılmaz’ın daha önce Taraf gazetesi muhabiri Mehmet Baransu’yu tutuklanması istemiyle mahkemeye sevk ettiğini anımsatarak, ‘Baransu ile aynı mahkemede yargılanıyoruz. Dünya görüşlerimiz taban tabana zıt. Ama ceza yasaları hiçbirimizin konuşmasına izin vermiyor’ dedi. Yarkadaş, şöyle devam etti:

‘Yorum’ yüzünden ceza olur mu?
‘Türkiye’de gazetecilik yapabilmek artık kahraman olmayı gerektiriyor. Adını bilmediğimiz, yüzünü görmediğimiz bir kişinin yaptığı yorum yüzünden hapis cezasıyla yargılanıyoruz. Suç duyuruları peş peşe geldiği için artık Cumhurbaşkanı Abdullah Gül’le ilgili haberlere yorum yapılmasına izin vermiyoruz. Haberleri yoruma kapatıyoruz. Bunun adı oto-sansürdür. Ne yazık ki; gerçek bu. Artık bizim sitemizde, www.gercekgundem.com’da hiç kimse Gül hakkında yorum yapamıyor. Çünkü hakkımızda birçok suç duyurusu var.’ “

(Via .)

Gerçek Gündem: Türkiye’nin ihtiyacı…

Thursday, March 4th, 2010

Gerçek Gündem: Türkiye’nin ihtiyacı…: “CHP ve RSF’den dava tepkisi

04 Mart 2010

Cumhurbaşkanlığı’nın açtığı davanın ilk duruşması yapıldı. Yarkadaş ne dedi?

Cumhurbaşkanlığı’nın şikayeti üzerine ifade veren Gazeteci Barış Yarkadaş, ‘Yeni davalarla karşı karşıya kalmamak için Abdullah Gül haberlerini okurların yorumuna kapattık. Bir anlamda oto-sansür uyguluyoruz’ dedi. RSF ve CHP de davayı gündeme taşıdı.

Ermenistan Cumhurbaşkanı Serj Sarkisyan’ın Türkiye’ye yönelik sözlerini yayımlayan Gerçek Gündem.com ‘Türkeli27’ rumuzlu okuru yüzünden davalık oldu. Sarkisyan’ın Türkiye’ye meydan okuduğunu, bu cesaretin ise Abdullah Gül’ün tavrından kaynaklandığını iddia eden Türkeli27 rumuzlu okurun yorumu Cumhurbaşkanlığı’nı harekete geçirdi. 24 Nisan 2009’da yayımlanan yorumda ‘hakaret’ olduğunu iddia eden Türkiye Cumhurbaşkanlığı, yorumu yayımlayan Gerçek Gündem.com Genel Yayın Yönetmeni Barış Yarkadaş hakkında dava açtı. Yarkadaş’ın, ‘Cumhurbaşkanı’na hakaret’ suçunu içeren Türk Ceza Kanunu’nun 299/1, 2, 3 ve 53. maddelerinden cezalandırılması istendi.

DÖRT AVUKAT SAVUNDU

Cumhurbaşkanlığı’nın şikayeti, Adalet Bakanlığı’nın da izin vermesi üzerine açılan davanın ilk duruşması Kadıköy 7. Asliye Ceza Mahkemesi’nde görüldü. Avukat Nalan Gonca Çelik, Metin Florinalı, Erdal Doğan ve Sennur Beyboğa’nın savunduğu Barış Yarkadaş, ‘Cumhurbaşkanı Abdullah Gül’e yönelik hakaret kastımız ve niyetimiz yok. Zaten isnat edilen suçu da ben işlemedim. Yazmadığım bir yorum yüzünden yargılanıyorum’ dedi.

‘HAKARET KASTIMIZ YOKTU’

İnternet sitesinin sahibi ve Genel Yayın Yönetmeni olduğunu belirten Yarkadaş, savunmasına şöyle devam etti: ‘Cumhurbaşkanlığı’nın söz konusu şikayeti üzerine hakaret kastımız ve niyetimizin olmadığını göstermek için hiçbir hukuki zorunluluk yokken yorumu siteden kaldırdık. Sitemize günde yaklaşık üç bin okur yorumu gelmektedir. Söz konusu yorumun yayımlandığı dönemde okurların düşünceleri filtre kullanılmadan sayfaya konuluyordu. Ancak bu şikayet sonrası yeni bir yazılımla yorumları denetimden geçirmeye başladık. Cumhurbaşkanlığı’na ilişkin haberleri ise yoruma tamamen kapattık. Artık hiç kimse bizim sitemizde Gül’e ilişkin herhangi bir şey yazamıyor.’

OTO – SANSÜR DİYALOĞU

Hakim Tahsin Doğan’ın ‘Yorumlar için oto-kontrol mü uygulamaya başladınız?’ demesi üzerine, Barış Yarkadaş, ‘Oto kontrol uyguluyoruz. Daha doğrusu bunun adı oto-sansürdür. Yeni bir davayla karşı karşıya kalmamak için oto-sansür uyguluyoruz’ cevabını verdi. Yarkadaş’ın Avukatı Erdal Doğan da yapılan uygulamayı ‘oto-sansür’ olarak niteledi.

Bunun üzerine Hakim Tahsin Doğan, ‘Peki yorumları şimdi nasıl yayımlıyorsunuz? Neye göre karar veriyorsunuz?’ sorusunu yöneltti. Barış Yarkadaş, ‘Hakaret ve eleştiri herkesin bakışına göre değişiyor. Size göre hakaret olan bir söz, biz gazeteciler açısından hakaret olarak görülmeyebiliyor. Hukuk bilgimiz ve sezgilerimize göre yorumları yayımlıyoruz. Bu dava sonucunda yayımlanan yorumun suç olup olmadığına da zaten yine siz karar vereceksiniz’ dedi.

DÜNYADA CEZA SİSTEMİ YOK

Sitede yayımlanan yorumu kendisinin yazmadığını, Türkeli27 rumuzunu kullanan kişinin Bilişim Suçlarıyla Şube Müdürlüğü tarafından Danimarka’da yaşadığının tespit edildiğini de aktaran Yarkadaş, ‘Yazmadığımız bir yorum yüzünden yargılanıyoruz. Dünyanın çeşitli ülkelerinde de bu tür davalar var. Ancak o ülkelerde eğer bir suç varsa, suça konu olan içerik yayından kaldırılıyor. Biz de aynısını yaptık. Mahkeme kararı olmamasına rağmen şikayete konu olan yorumu sayfadan kaldırdık’ ifadesini kullandı.

AVUKATLAR: SUÇUN ŞAHSİLİĞİ İLKESİ VAR

Gerçek Gündem.com Genel Yayın Yönetmeni Barış Yarkadaş’ın ardından söz alan Avukat Erdal Doğan ile Metin Florinalı da müvekillerinin beraatini istedi. ‘Suçun şahsiliği’ ilkesi gereğince Yarkadaş’ın yargılanamayacağını söyleyen avukatlar ‘Müvekkilimiz hakaret niyetinin olmadığını göstermek için zaten yorumu sayfadan kaldırmış. Hatta daha da ileri gidilerek bir anlamda oto-sansür uygulanarak Gül’e ilişkin tüm yorumlar kapatılmış. TCK’nın 299. maddesi açıktır. Suç işlediği iddia edilen kişinin yargılanması gerektiği hükmü vardır. Burada ise suça isnat edilen yorum müvekkilimiz tarafından yazılmamıştır. Bu Emniyet Müdürlüğü’nün kayıtlarında da vardır’ dedi. Yorum ve eleştiri noktasında AİHM’in sanık lehine birçok kararı olduğunu da dile getiren Doğan ve Florinalı ‘Davanın hem esastan hem de usülden bozulmasını’ talep etti.

Gerçek Gündem.com Genel Yayın Yönetmeni Barış Yarkadaş ile avukatların savunmasını dinleyen mahkeme heyeti duruşmayı 9 Haziran 2010 tarihine erteledi.

‘KAHRAMAN OLMAMIZ MI GEREKİYOR?’

Dava sonrası gazetecilere açıklama yapan Barış Yarkadaş ise ‘Türkiye’de gazetecilik yapmak gitgide imkansız hale geliyor. CHP Genel Başkanı Deniz Baykal bir konuşmasında (Türkiye’de gazetecilik yapabilmek için kahraman mı olmak gerekiyor?) diye sormuştu. Bugün bunun somut bir örneğini yaşıyoruz. Yazmadığımız ancak yayımladığımız bir yorum yüzünden 5 yıl hapsimiz isteniyor. Peşpeşe davalar açılıyor. Neyi yayımlayıp neyi yayımlayamayacağımız konusunda tereddüt içindeyiz’ dedi.

Cuma günü görülecek bir diğer basın davasında da 2.5 yıl hapsinin istendiğini hatırlatan Yarkadaş, ‘Türkiye demokratikleşiyor, diyenler bu tablo karşısında sessiz. Bu nasıl demokratikleşme? Bir süre sonra ne yazacak, ne de konuşulabilecek herhangi bir mecra kalmayacak’ ifadesini kullandı. Gazetecilerin yaklaşık 4 bin davayla karşı karşıya olduğunu da belirten Yarkadaş, ‘2010 yılında birçok meslektaşımız ne yazık ki cezaevine girecek’ dedi. Duruşmayı Akşam Gazetesi Yazarı Mustafa Dolu, CHP Basın Danışmanı Veysi Şahin ile CHP Saymanı İlhan Çelik de izledi.

CHP SORU ÖNERGESİ VERDİ

Öte yandan, CHP Ankara Milletvekili Nesrin Baytok ise Cumhurbaşkanlığı’nın şikayeti üzerine Gazeteci Barış Yarkadaş’a dava açılmasını TBMM gündemine taşıdı. Adalet Bakanlığı’nın yanıtlaması istemiyle soru önergesi veren Baytok, ‘Cumhurbaşkanlığı’nın şikayeti üzerine kaç soruşturma yapıldı, bunların kaçı davaya dönüştü?’ diye sordu. Baytok, soru önergesinde gazetecilerin ceza davalarıyla mağdur edilmemesi için herhangi bir çalışma yapılıp yapılmadığının açıklanmasını da istedi.

RSF: BU ELEŞTİRİLERİ BASTIRMA GİRİŞİMİDİR

Merkezi Fransa’da bulunan Sınır Tanımayan Gazeteciler Örgütü (RSF) de davayla ilgili bir açıklama yaptı. Örgütün internet sitesinde yer alan açıklamada Cumhurbaşkanı Abdullah Gül’ün Gazeteci Barış Yarkadaş’a dava açması ‘eleştirileri bastırma girişimi’ olarak değerlendirildi.

Barış Yarkadaş’ı Avukat Erdal Doğan, Metin Florinalı, Gonca Çelik ve Sennur Beyboğa savundu. Fotoğraf: Serkan Ulu

*****

TCK 299 NEYİ KAPSIYOR?

TCK’nın 299. maddesi, suçun basın yoluyla işlenmesi halinde sanığın 5 yıl 4 ay hapisle cezalandırılmasını öngörüyor. Ayrıca, sanık suçlu bulunduğu taktirde seçme ve seçilme hakkı elinden alınıyor. Ceza alan kişi herhangi bir şirkete ortak olamıyor, vasi atayamıyor.

Bianet: Site Yetkilisi Yarkadaş’a, Okur Yorumundan 5 Yıl İstendi

Thursday, March 4th, 2010

Bianet :: Site Yetkilisi Yarkadaş’a, Okur Yorumundan 5 Yıl İstendi – Bianet

Gerçek Gündem sitesi yayın yönetmeni Barış Yarkadaş, bir okur yorumu nedeniyle ”Cumhurbaşkanına hakaret”ten yargılandığı davada ”Sayfalarımızı Cumhurbaşkanlığa ilişkin yoruma tamamen kapattık’ dedi. RSF de davaya tepki gösterdi.

İstanbul – BİA Haber Merkezi
04 Mart 2010, Perşembe

Kadıköy 7. Asliye Ceza Mahkemesi, Abdullah Gül ile ilgili bir okur yorumuna yer verdi gerekçesiyle Gerçek Gündem.com sitesi yayın yönetmeni Barış Yarkadaş’ı Cumhurbaşkanlığı’nın şikayetiyle 5 yıl 4 ay hapis istemiyle yargılamaya başladı.

Dün (3 Mart) başlayan davada ifade veren Yarkadaş, ‘Yeni davalarla karşı karşıya kalmamak için Abdullah Gül haberlerini okurların yorumuna kapattık. Bir anlamda oto-sansür uyguluyoruz’ dedi.

RSF: Eleştirileri bastırma girişimi

Merkezi Fransa’da bulunan Sınır Tanımayan Gazeteciler (RSF) Örgütü, Yarkadaş’a dava açmasını ‘eleştirileri bastırma girişimi’ olarak değerlendiren bir açıklama yayımladı.

Ermenistan Cumhurbaşkanı Serj Sarkisyan’ın Türkiye’ye yönelik sözlerini yayımlayan siteden Yarkadaş, 24 Nisan 2009′da ‘Türkeli27′ rumuzlu bir okurun gönderdiği ve ”Sarkisyan’ın Türkiye’ye meydan okuduğunu, bunun da Gül’ün tavrından kaynaklandığı” şeklindeki yoruma yer verince kendisini mahkemede buldu.

Yarkadaş, şimdi ”Cumhurbaşkanı’na hakaret” suçunu içeren Türk Ceza Yasası’nın (TCK) 299/1, 2, 3 ve 53. maddelerinden yargılanıyor.

”Sayfalarımızı Cumhurbaşkanlık haberlerine kapattık”

Dünkü duruşmaya, Yarkadaş’ın yanı sıra avukatları Avukat Nalan Gonca Çelik, Metin Florinalı, Erdal Doğan ve Sennur Beyboğa da katıldılar; suçun şahsiliği ilkesine dayanarak Yarkadaş’ın yargılanamayacağını savunarak gazetecinin beraatini istediler.

Yarkadaş, ‘Cumhurbaşkanına hakaret kastımız ve niyetimiz yok. Zaten isnat edilen suçu da ben işlemedim. Yazmadığım bir yorum yüzünden yargılanıyorum’ diyerek kendisini savundu.

‘Hakaret kastımız ve niyetimizin olmadığını göstermek için hiçbir hukuki zorunluluk yokken yorumu siteden kaldırdık. Bu yorum yayımlandığı dönemde okurların düşünceleri filtre kullanılmadan sayfaya konuluyordu. Bu şikayetle yeni bir yazılımla yorumları denetimden geçirmeye başladık. Sayfalarımızı Cumhurbaşkanlığa ilişkin yoruma tamamen kapattık.’

Oto-sansür diyalogu

Hakim Tahsin Doğan’ın ‘Yorumlar için oto-kontrol mü uygulamaya başladınız?’ diye sorması üzerine Yarkadaş, ‘Yeni bir davayla karşı karşıya kalmamak için oto-sansür uyguluyoruz’ cevabını verdi. Avukat Doğan da uygulamayı ‘oto-sansür’ olarak niteledi.

Hakim Doğan’ın, ‘Yorumları yayımlamaya şimdi nasıl karar veriyorsunuz?’ sorusuna Yarkadaş, ‘Hakaret ve eleştiri herkesin bakışına göre değişiyor. Hukuk bilgimiz ve sezgilerimize göre yorumları yayımlıyoruz. Buna zaten siz karar vereceksiniz’ diye yanıt verdi.

Bu okurun Bilişim Suçlarıyla Şube Müdürlüğü’nce Danimarka’da yaşadığının tespit edildiğini aktaran Yarkadaş, ‘Yazmadığımız bir yorum yüzünden yargılanıyoruz. Dünyanın çeşitli ülkelerinde de bu tür davalar var. Ancak o ülkelerde eğer bir suç varsa, suça konu olan içerik yayından kaldırılıyor. Biz de aynısını yaptık’ ifadesini kullandı. Yargılamaya 9 Haziran’da devam edilecek.

Duruşmayı Akşam gazetesi yazarı Mustafa Dolu, Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Basın Danışmanı Veysi Şahin ile CHP Saymanı İlhan Çelik de izlediler. (EÖ)

Sabah – Hrant’a sanal kurşun Agos sitesi hacklendi

Monday, February 15th, 2010

Sabah – Hrant’a sanal kurşun Agos sitesi hacklendi

Çağdaş ÇETİNDEMİR, 13.02.2010

Sitenin ana sayfasına Dink’in katil zanlısı Ogün Samast’ın ‘Vatan toprağı kutsaldır, kaderine terk edilemez’ yazısı önünde çekilen fotoğrafı konuldu.

AGOS gazetesi ve Uluslararası Hrant Dink Vakfı’nın internet sitesi dün bilgisayar korsanlarınca hacklendi. Sitenin ana sayfasına Hrant Dink’in katil zanlısı Ogün Samast’ın ‘Vatan toprağı kutsaldır, kaderine terk edilemez’ yazısı önünde çekilen fotoğrafı konuldu ve ‘Ya seversiniz ya terk edersiniz ya da Hrant haini gibi ölüp gidersiniz’ başlıklı bir mesajı konuldu. Agos Genel Yayın Yönetmeni Etyen Mahçupyan olayı, ‘Basmakalıp sözler. Ulusalcıların sergilediği standart uygulama’ diyerek yorumladı. Kendilerine ‘Ak hackers’ adını veren korsanlar, sitede ‘Ogün Samast’a selam olsun’ cümlesiyle başlayan tehdit dolu bir mesaj da yayınlandı. Eylemin Türkiye Cumhuriyeti adına yapıldığının belirtildiği mesajda, ‘Eğer yazılarınızı, sözlerinizi, eylemlerinizi bizim isteğimiz doğrultusunda düzeltmezseniz yeni Ogün Samastlar, yeni Hrant Dinkler mevcut olacaktır’ denildi.

AGOS: ALIŞTIK ARTIK
Agos Genel Yayın Yönetmeni Etyen Mahçupyan eylemin Türkiye’deki ulusalcıların sergilediği standart uygulama olarak değerlendirerek, ‘Bizim için rutin, alıştık artık. Demokratik talepleri olan bütün azınlıklara karşı bir bakış var. Agos da ondan nasibini alıyor’ dedi. Agos Gazetesi Avukatı Fethiye Çetin ise ‘Şişli Cumhuıriyet Başsavcılığı’na hafta başı suç duyurusunda bulunacağız. Bu, hem bilişim suçları anlamında suç, hem de metnin içeriği tehdit, hakaret, suç ve suçluyu övme gibi dünya kadar suçu ilgilendiriyor’ yorumunu yaptı. Agos Yazarı Aydın Engin, Hrant Dink davasınında olup bitenlerin yanında Agos’un internet sitesinin saldırıya uğramasının çok da önemli olmadığını kaydetti. Engin, siteye konulan metnin Türkçe ve mantık bozukluklarıyla dolu olduğunu belirterek, ‘Hrant’ın ölümünün hemen ardından beyaz bere giymiş bir güruhun stadyumda bir araya gelip ‘Hepimiz Samast’ız’ diyebildikleri bir ülkede bu saldırının ciddiye alınacak bir yanı yok’ diye konuştu.

YAKALANIRSA EN FAZLA 5 YIL
Bilgi Üniversitesi Hukuk Fakültesi Bilişim Hukuku Öğretim Üyesi Doç. Dr. Yaman Akdeniz, TCK’nın ’sistemi engelleme, bozma, verileri yok etme veya değiştirme’ maddesine göre, bilgisayar korsanına 1 yıldan 5 yıla kadar hapis cezası verilebileceğini söyledi. Akdeniz, Türkiye’nin Avrupa Konseyi Siber Suçlar Sözleşmesi’ni imzalamadığı için saldırının bu ülkelerden birinden gelmesi halinde bir yaptırım uygulanamayacağını aktardı. İnternet Teknolojileri Derneği Başkanı ve Bilkent Üniversitesi Bilişim Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Doç. Dr. Mustafa Akgül ise ‘Hackerın, ne kadar açık ve iz bıraktığına bağlı olarak bulunması mümkündür’ diye konuştu.

Bianet: Yargı Aciz Kaldıkça Agos’a Yönelen Tehditler Sonlanmıyor

Friday, February 12th, 2010

Bianet :: Yargı Aciz Kaldıkça Agos’a Yönelen Tehditler Sonlanmıyor – Bianet

Kurucusu öldürülen, cinayetin öncesinde olduğu gibi sonrasında da tehditlere maruz kalan gazetenin sitesi hacklendi. Avukat Çetin, yargının bu olaylara bakışının sorunlu olduğunu, özellikle İnternet üzerinden işlenen suçlarda etkisiz kaldığını söyledi.

Bawer ÇAKIR, bawer@bianet.org
İstanbul – BİA Haber Merkezi
12 Şubat 2010, Cuma

Türkçe ve Ermenice yayın yapan Agos’a, kurucusu Hrant Dink’in öldürülmesinden önce yönelen tehditler çoğunlukla cezasız kalıyordu. Gazetenin avukatlarından Fethiye Çetin, cinayetin ardından yargının olumlu yönde değişen kararlarına rağmen kontrol edilmesi zor olan İnternet üzerinden tehditlerin artarak sürdüğünü söyledi. Son olarak gazetenin web sitesini hackleyen bilgisayar korsanları Dink’in katili Ogün Samast’ın fotoğrafını siteye yerleştirdi.

Cinayetin ardından ana akım medyanın yaklaşımının değiştiriğini belirten Çetin ‘Özellikle ırkçı gruplar, nefret dolu söylemlerini ve ırkçı saldırılarını internet üzerinden örgütlüyorlar. Sayısız site açıp çok sayıda insana ulaşma imkânları var’ dedi.
Yargının yaklaşımı sorunlu

Türk Ceza Kanunu (TCK) bilişim sistemlerine hukuksuz biçimde giren ve işleyişini engelleyenler için hapis cezası öngörüyor.

Çetin, bu son olayda ayrıca halkı kin ve düşmanlığa tahrik, suçu ve suçluyu övme, tehdit, hakaret gibi suçların da işlendiği kanaatinde.

Bilgisayar korsanları siteye yerleştirdikleri metinde ‘ya seversiniz ya terk edersiniz’ diyor; benzer cinayetlerin olabileceği tehdidini savuruyor.

Çetin’e göre yargının etkisiz kalmasının nedeni suç algısında yatıyor. ‘Bir takım suçlar konusunda hemen harekete geçebiliyorken, ancak gerçekten birlikte yaşamamızı engelleyen, birlikte yaşayacağımız geleceğimizi sabote eden böylesi eylemlere karşı duracak bir zihniyet yok.’
Olumlu kararlar

Dink cinayete giden dönemde birçok tehditle kaşılaşmış, bu tehditler yaptırımsız kalmıştı. Cinayetin ardından da gazetenin avukatları özellikle İnternet üzerinden yönelen tehditler hakkındaki başvurularının gereken karşılığı bulmadığını söylemişti.

Öte yandan aradan geçen dönemde mahkemeler dört ayrı davada caydırıcı olabilecek kararlar verdi. Şişli 2. Sulh Ceza Mahkemesi, gazeteye hakaret, tehdit ve ırkçılık içeren e-posta gönderen Kenan Celepoğlu’nu, 8 bin TL para cezasına mahkum etti. Mahkeme, kimliği belirsiz kişilerce gönderilen mesajla ilgili avukatların başvurusu üzerine yürütülen soruşturmada Celepoğlu’na ulaştı.

28 Mayıs 2009′da Şişli 1. Asliye Ceza Mahkemesi, 25 Ocak 2007′de gönderdiği e-postayla Agos gazetesi çalışanları ve Ermenileri tehdit ettiği gerekçesiyle Muhammet Karay’ı 3 yıl 3 ay üç gün hapis cezasına mahkum etti.

20 Mart 2008′de Şişli 9. Asliye Ceza Mahkemesi, Dink cinayetinden 12 gün sonra gazeteyi tehdit eden Zafer Filiz’i üç yıl hapisle cezalandırdı, cezayı da ertelemedi.

Aynı mahkeme, Ekim 2007′de de, cinayet sonrası gazeteye tehdit mesajı gönderen 19 yaşındaki Rıdvan Doğan’ı iki yıl hapisle cezalandırdı; Doğan’ın iki yıl adli denetime tabi olmasına karar verdi.(EÜ)

Report of the OSCE Representative on Freedom of the Media on Turkey and Internet Censorship

Monday, January 11th, 2010

AGİT Medya Özgürlüğü Temsilcisi Miklos Haraszti’nin ofisi için hazırladığım 36 sayfalık Türkiye’de Internet sansürü raporu bugün yayınlandı. Haraszti, Medya Özgürlüğü konusunda İstanbul Bilgi Üniversitesi, Dolapdere Kampüsü, Mahkeme Salonunda 13 Ocak 2010 Çarşamba günü 14:00–17:00 arasında bir konuşma yapacak. Konuşması sırasında bu raporu da tanıtacak.

osce_ya.jpg

Report of the OSCE Representative on Freedom of the Media on Turkey and Internet Censorship (PDF file)

Prepared by Dr. Yaman Akdeniz, Associate Professor, Human Rights Law Research Center, Faculty of Law, Istanbul Bilgi University.

Executive Summary

The following survey was commissioned by the office of the OSCE Representative on Freedom of the Media. It analyzes Law No. 5651, widely known as the Internet Law of Turkey which has served since 2007 as the basis of a mass blocking of websites in Turkey. The report offers recommendations on how to bring the law in line with international standards protecting freedom of expression. The aim of the survey is to provide a useful tool to the Turkish authorities in their current efforts to reform the much-debated legislation.

The Turkish government enacted Law No. 5651, entitled Regulation of Publications on the Internet and Suppression of Crimes Committed by means of Such Publication, in May 2007. The enactment of this law followed concerns about defamatory videos available on YouTube involving the founder of the Turkish Republic Mustafa Kemal Atatürk, combined with increasing concerns for the availability of child pornographic, and obscene content on the Internet, and websites which provide information about suicide, or about illegal substances deemed harmful or inappropriate for children.

Since then, up until December 2009, access to approximately 3700 websites have been blocked under Law No. 5651. This includes access to a considerable number of foreign websites- including prominent sites such as YouTube, Geocities, DailyMotion, and Google- that have been blocked in Turkey under the provisions of this law, by court orders and administrative blocking orders issued by the Telecommunications Communication Presidency (TIB). Similarly, websites in Turkish, or addressing Turkey related issues have been subjected to blocking orders since Law No. 5651 came into force. This is particularly prevalent in news sites dealing with south-eastern Turkey, such as Özgür Gündem, Keditör, and Günlük Gazetesi. However, Gabile.com and Hadigayri.com, which combine to form the largest online gay community in Turkey with approximately 225,000 users, were also blocked. Furthermore, access to popular web 2.0 based services such as Myspace.com, Last.fm, and Justin.tv have been blocked on the basis of intellectual property infringement.

This study therefore provides a review of the implementation and application of Law No. 5651, and includes an analysis of the current legal provisions under Law No. 5651, an analysis of the Law’s application by the courts and by TIB, an assessment of related Internet website blocking statistics, the identification of the legal and procedural defects of Law No. 5651, and an assessment with regards to Article 10 of the European Convention on Human Rights.

The detailed study shows that the impact of the current Turkish regime and related procedural and substantive legal deficiencies are widespread, affecting not only the freedom to speak and receive information, but also the right to receive a fair trial, so far as blocked websites are concerned.
The study further shows that lack of judicial and administrative transparency, with regard to blocking orders issued by the courts and TIB, continue to be a major problem. Furthermore, the fact that TIB has not published the blocking statistics since May 2009 is a step backwards.

As this study outlines, at least 197 court ordered blocking decisions were issued outside the scope of Article 8 of Law No. 5651. As of December 2009, the extent of this breach and blocking remains unknown, as TIB did not publish the blocking decisions beginning in May 2009.

The study argues that there could be a breach of Article 10 of ECHR if blocking measures or filtering tools are used at state level to silence politically motivated speech on the Internet, or the criteria for blocking or filtering is secret, or the decisions of the administrative bodies are not publicly made available for legal challenge. Based on such concerns, and ongoing censorship of the YouTube website since May 2008, an appeal has been lodged with the European Court of Human Rights by INETD (The Society for Internet Technology). INETD challenged the YouTube blocking order issued by the Ankara 1st Criminal Court of Peace having exhausted all the possible national legal remedies.

As will be argued in this study, blocking orders issued and enforced indefinitely on certain websites could result in “prior restraint”. In this connection, it is argued that prior restraint and bans imposed on the future publication of entire newspapers, or for that matter websites such as YouTube, are incompatible with the European Convention standards.

Based on legal and procedural deficiencies related to Law No. 5651 practice, the study will conclude that the government should urgently bring Law No. 5651 in line with OSCE commitments and other international standards on freedom of expression, independence and pluralism of the media, and the free flow of information. If kept in its present form, the law should be abolished. It will be argued that the government should commission a major public inquiry to develop a new policy which is truly designed to protect children from harmful Internet content while respecting freedom of speech, and the rights of Turkish adults to access and consume any type of legal Internet content.