Sunday, July 18, 2010
ISTANBUL – Daily News with Radikal
Marching for freedom of speech and the right to access information and share opinions, hundreds of protesters gather at central Istanbul’s Taksim Square to voice their opposition to recent judicial decisions that have cemented the Turkish government’s ban on YouTube and thousands of other websites. ‘We claim Turkey is an information highway. How can an information highway exist when 7,000 exits are blocked?’ says one protester
Despite the hot weather, more than a thousand people marched Saturday in Istanbul demanding a free Internet in response to a recent court order that cemented the ban of YouTube.

YouTube, the popular video-sharing portal and symbolic website representing protests for Internet freedom in Turkey, has been banned by a series of court decisions, the earliest of which dates back to May 5, 2008 apparently for insulting the memory of legendary Turkish figure Mustafa Kemal Atatürk.
The actual problem, according to the courts, is YouTube’s parent, Google. The search engine giant is in a dispute with the Turkish government over taxes.
Another part of the ongoing dispute regards proxy websites that bypass government restrictions on access to blocked websites. In response to a question submitted by Prosecutor Kürşat Kural from Ankara Chief Public Prosecutor’s Office’s Press Crimes Investigation Bureau, the Telecommunication Transmission Directorate, or TİB, said 44 new IP addressed were identified as able to provide access to YouTube.
Kural demanded an additional decision from an Ankara criminal court to block the 44 new sites. When the court applied for bans on the IPs, an objection to the decision carried the case to a higher court, where the case about the new IP addresses continues.
Nihad Karslı, a lawyer for the Internet Technologies Association, or İNTED, said they plan to object if the lower court’s decision is not overturned and will likely take the matter to the European Court of Human Rights if necessary.
Street disagrees with courtroom
The march on İstiklal Avenue in Istanbul on Saturday attracted several hundreds of people from various Internet groups, nongovernmental organizations and Internet platforms such as many popular Turkish websites, including sourtimes.org, zaytung.com and bobiler.org, the Young Civilians, Penguen magazine, ‘Sansüre Sansür’ (Censor Censorship) and ‘Sansüre Karşı Ortak Platform’ (Joint Platform against Censorship). The group gathered at Taksim Square at 5 p.m. and marched to Galatasaray Square holding large banners reading ‘Censorship-free Internet,’ ‘Do not click on our freedom,’ and ‘Censorship protects you from the truth.’ Demonstrators also had whistles, portable music systems and tambourines.

The joint press declaration read at Galatasaray Square protested Law No. 5651, which has resulted in access to more than 5,000 Internet sites being blocked in Turkey. The protesters demanded that the law be repealed and access to the sites affected by the law be re-established. An additional 500 websites are banned by various other laws and the protesters demanded that Turkish Internet users be allowed to access them as well.
‘The Internet is the good news of a full attentive utopia of democracy being possible without a hierarchy,’ the statement read. ‘We, as Internet users, do not accept laws that do not fit the Information Age. We know that the recent Internet policies followed by government institutions is censorship.’
The demonstrators demanded an unrestricted Internet from the government in the name of the freedom of speech and the right to obtain information.
Dylan Ware, a musician who promotes his work on YouTube, said: ‘I think it is very important to protect our right to access documentation and other people’s opinions and to be able to express our own and have people hear them. It is one of the most important things for democracy and it is the key to development for a country. We have to protect that. Because people try to take that right away from us regularly, that is what happening now. Blocking YouTube because somebody said something bad about Atatürk is like blocking books. It is too wide reaching. It interferes with our basic human rights. Turkey signed the European Convention of Human Rights in 1950 and article 10 guarantees our right to be able to express ourselves. This law breaks this agreement and human rights.’
Faik Polat, a member of the Censorship-free Internet platform, said: ‘Today 7,000 sites are blocked in Turkey. If we want to be an information society, why are 7,000 sites blocked? We claim Turkey is an information highway. How can an information highway exist when 7,000 exits are blocked?’
Merve Alıcı, a member of the Young Civilians, said: ‘The legal basis for this ban was in fact related to child porn. But this decision was exploited and now 7,000 sites are blocked. With this protest, we have reached many people because there has been broad participation. We not only protest, but also we convey our declaration to Parliament. I believe this will be taken seriously.’
BBC Turkce – Multimedya – Türkiye’de internet kısıtlamasına karşı ilk eylem
20.07.2010
Türkiye’de haftalardır tartışılan internet kısıtlamaları hafta sonunda ilk kez, İstanbul’da bir protesto eylemine hedef oldu.
Türkiye’deki kullanıcılar Google ve Youtube’un da aralarında olduğu binlerce siteye erişimde kısıtlamalarla karşılaşıyor.
sansürsüzinternet.org.tr adlı bir platform altında bir araya gelen yüzlerce gösterici, Taksim Meydanı’nda buluşarak, Galatasaray Lisesi önüne kadar yürüdü.
Talepleri, bazı sitelere erişimin engellemesine karşı çıkmaktı.
İstanbul’dan Kürşat Akyol, bu gösteriyi izledi ve eyleme katılanlarla konuştu.
Göstericiler özellikle erişim engellemelerine gerekçe gösterilen 5651 sayılı yasanın kaldırılmasını istiyor.
Eylemciler bu gibi gösterileri Ankara ve İzmir’de de düzenlemeyi planlıyor.
sansürsüzinternet.org.tr platformu eylemlerine özellikle Eylül’den sonra hız vermeyi öngörüyor.
Yazan:Hakan Kilyusufoğlu Salı, 20 Temmuz 2010 13:57
İnternet sansürüne karşı ilk fiziksel eylem İstanbul Taksim Meydanı’nda gerçekleştirildi.
Youtube yasağı ile özdeşleşen sansür uygulamalarına karşı şimdiye kadar pek çok sanal eylem düzenlendi. Geçtiğimiz cumartesi günü ise bambaşka bir olay oldu ve günün çoğunu bilgisayar başında geçiren pek çok kişi klavye başından kalkarak Taksim meydanına indi!
Meydandan Galatasaray Lisesi’ne kadar ellerinde pankartlarla yürüyen yaklaşık 1000 kişilik grup oldukça renkli bir şekilde seslerini yükseltti. Yapılan basın açıklaması ile 6 binden fazla sitenin şu an çeşitli sebeplere erişime kapatılmış olmasının altı çizilerek vatandaşların ifade özgürlüğü ve bilgi edinme hakkının engellenemeyeceğine vurgu yapıldı.
Radikal Gazetesi yazarlarından Serdar Kuzuloğlu’nun önemli katkılarıyla gerçekleştirilen bu eylem, hayatında daha önce hiçbir protesto yürüyüşüne katılmamış olması pek muhtemel yüzlerce kişinin ilk kurşunu beraber sıkması açısından ayrı bir önem taşıyor.

Sanal alemde çok sayıda eylemle protesto edilen, hukuki ortamda da Doç. Dr. Yaman Akdeniz gibi akademisyenlerimizin öncülüğünde mücadele edilen internet sansürleri için sanal alemden fiziksel aleme doğru yaşadığımız bu eksen kaymasına galiba ihtiyacımız vardı. Sosyal ağlarda birbirlerini takma isimleriyle ve profil fotoğraflarıyla tanıyan insanlar belki de ilk defa birbirlerinin gözünde sanallıktan çıkarak gerçekliğe büründüler.
‘Türkiye’yi Youtube mu yönetiyor’ ve benzeri sert açıklamalarla sürekli sansürü savunan Ulaştırma Bakanı Binali Yıldırım’a göre yapılan uygulamanın yanlış olduğunu söyleyen biz bilişim yazarları da Google’ın sponsorlarıyız. Vatan haini olmamıza da ramak kaldı…
Artık çok iyi biliniyor ki yasağın gerçek sebebi vergi meselesi. Nitekim ‘Vergilerini ödesinler, istedikleri yayını yapsınlar’ açıklamasının da sahibi olan Binali Yıldırım, milyonlarca internet kullanıcısının mağdur edilmesini de çok fazla önemsemiyor. Hatta vatandaşların bu yasaklamayı desteklediğini söylemekte bir sakınca görmüyor.
Youtube sansüründen kafamızı kaldırdığımızda bir iddiaya göre 6000 bir diğerine göre 8000 internet sitesinin erişime kapalı olduğu gerçeğini görüyoruz. Tam rakamı bilmiyoruz çünkü ilgili devlet kurumları açıklama yapmıyor. Bu noktada gittikçe keyfiyete dönen ve Türkiye’yi dünyaya kapatan bir karanlığın içine sürüklenmek endişesiyle sesimizi yükseltiyoruz. ‘Yavaş yavaş uygulamaya sokulan gizli bir plan mı var?’ düşüncesi kafalarda yer etmeye başlıyor…
Ulaştırma Bakanlığı ile arka bahçesi olan Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu’nun en yetkili makamlarında oturanlar bizim vatan sevgimizi sorgulamaya devam etsinler, biz de bildiklerimizi herkese anlatmaya devam edelim…
Uluslararası bir kurumun ülkemizde vergi kaçırdığını iddia ediyorsanız yapılması gereken şey uluslararası ticaret mahkemelerine başvurmak ve devletlerarası ilgili kurumları iletişime geçirmek değil midir? Hukuk ve diyalog yerine inatlaşma ve sansür ile geldiğimiz nokta ortada…
Çocuk pornografisi, uyuşturucu kullanımı özendirme, terör örgütlerinin propagandası gibi konuları işleyen sitelerin yasaklanması hatta dijital iz takibi ile sorumlularının bulunması konusunda kimsenin itirazı yok. ‘Google dünya devi uluslararası bir şirkettir, vergi isteyemezsiniz’ diyen de yok! Biz soruna kavgacı değil yapıcı yaklaşan, düğümlemeye değil çözmeye çalışan ve tüm bunları hukuki açıkları silah olarak kullanmadan yapan yöneticiler görmek istiyoruz.
Gösterilen tepkilerin sokağa dökülmesi aslında sorunun çözülmek istenmediği, sansürlerin genişleyerek devam edeceği yöünündeki kaygıların artmasının bir yansıması olarak görülmeli ve o şekilde algılanmalıdır.
Sansürsüz internete kavuşmak dileğiyle…
Radikal / İnternet sitelerini yasaklamak (1) / Türkiye / JOOST LAGENDIJK
JOOST LAGENDIJK
Türkiye – 21/07/2010
joost.lagendijk@radikal.com.tr
Geçen cumartesi büyük bir başarıydı. 2 bine yakın insan, internete yönelik kısıtlamaları protesto etmek için Taksim Meydanı’nda toplandı. Göstericiler arasında, internete özgürlük çağrısı yapan sivil toplum kuruluşları, internet sitelerinin temsilcileri ve okurları, yanı sıra internet sansüründen olumsuz etkilenen özel şirketlerin çalışanları vardı. İlk kez 50’den fazla sivil toplum kuruluşu, sivil girişim, insan hakları örgütü ve online topluluklar, ‘İnternet Sansürüne Karşı Ortak Platform’ oluşturmayı başardı. Sitesine www.sansursuzinternet.org.tr adresinden ulaşılabilen platform, ‘interneti kontrol etmek yönünde yasadışı ve keyfi çabalar’ diye tanımladığı uygulamaları protesto etmeyi sürdürecek.
Üç yıl önce işlerin bu kadar tatsız bir hal alacağını pek kimse beklemiyordu. Mayıs 2007’de Türkiye hükümeti internetteki yayınları düzenlemek ve bu yayınlar yoluyla işlenen suçları önlemek için 5651 sayılı yasayı çıkardı. Bu, popüler görüntü paylaşım sitesi YouTube üzerinden ulaşılabilen ve Türkiye Cumhuriyeti’nin kurucusu Mustafa Kemal Atatürk’ü de içeren hakaret edici videolarla ilgili kaygılara bir cevaptı. Fakat yasa, çocuk pornografisi ve diğer müstehcen içerik barındıran, yanı sıra intihar ve uyuşturucular hakkında
bilgi veren, üstelik sayıları giderek artan sitelerle de başa çıkma amacı taşıyordu.
Kabul edilmesinin ilk yılında 5651 sayılı yasanın en bilinen tatbiki YouTube’la ilgili oldu. Çeşitli Türk mahkemelerinin, Atatürk’e hakaret eden bazı amatörce Yunan videolarını gösterdiği için YouTube aleyhinde kararlar vermesinin ardından, Ankara 1. Sulh Ceza Mahkemesi Mayıs 2008’de nihai engelleme talimatını verdi.
O dönemde pek az insan yasağı ciddiye alıyordu. Birçokları, ben de dahil, bunun bazı eski kafalı yargı üyesinin son çırpınışları olduğunu düşünüyordu; bu kararlar hiçbir yere varmayacaktı, çünkü herkes, hükümet de dahil, bu çağda internet sitelerini yasaklamanın hiçbir manası olmadığını çok geçmeden anlayacaktı. AB başmüzakerecisi Egemen Bağış’ın 2008’de Avrupa Parlamentosu’nda YouTube yasağıyla ilgili soru soran parlamenterlere, geniş bir gülümsemeyle bunun geçici bir sıkıntı olduğunu ve oğlunun kendisine mevcut koşullarda yasağın etrafından dolanmanın yolunu gösterdiğini anlattığını hatırlarım. Başbakan Erdoğan da, gazetecilerin YouTube’a erişimin engellendiğini hatırlatması üzerine benzer açıklamalarda bulunmuş, ‘Ben girebiliyorum, siz de girebilirsiniz,’ diye yanıt vermişti. Yasak tepeden tırnağa gülünç görünüyordu; kısa süre sonra gerçeklik ve sağduyu
galebe çalacak gibiydi. Birçok insanın ruh halini, internet üzerinden yayılan şu tepki gayet iyi özetliyordu: ‘Atatürk resmi üzerine biraz ruj sürüp aptalca bir video yapan Yunanistan’daki sivilceli yeniyetme, şu an inanılmaz bir güç hissediyor olmalı. Olsa olsa bir olgunlaşmamışlık göstergesi şeklinde yorumlanması gereken bir eylemle, Türkiye’de yaşayan 75 milyon insanın Türkiye’nin kültürünün, güzelliğinin ve müziğinin dünyadaki milyonlarca insanla paylaşılabileceği bir siteye ulaşmasını engellemeyi başardı. Süregiden bu yasağın sorumlusu olanlar, Atatürk’ün çocukça bir videodan etkilenmeyecek olan gücüne ve vatandaşlarının neyi izleyip izlemeyeceğine kendilerinin karar verme yeteneğine ne kadar da güvensizler.’ Fakat bu sadece başlangıçtı.
Bu yılın ocak ayında, Türkiye’nin de üyesi olduğu Avrupa Güvenlik ve İşbirliği Teşkilatı (AGİT), Türkiye’deki internet sansürünü sertçe eleştiren bir rapor yayımladı. Rapor, 5651 sayılı yasanın tehlikelerini başından beri gören insanlardan biri olan, İstanbul Bilgi Üniversitesi doçentlerinden Dr. Yaman Akdeniz tarafından hazırlandı. Rapora göre, Aralık 2009’a gelindiğinde, yaklaşık 3 bin 700 siteye erişim, 5651 sayılı yasa uyarınca engellenmişti. Raporda varılan sonuçlara ve yasağın Türkiye’nin dış dünyadaki imajına verdiği zarara dair daha fazlası bir sonraki yazımda.
Hurriyet Daily News: Banning websites (I)
Tuesday, July 20, 2010
JOOST LAGENDIJK
It was a big success, last Saturday. More than a thousand people gathered in Taksim Square to protest against restrictions on the Internet. Among the demonstrators were nongovernmental organizations calling for freedom of the Internet, representatives of Internet sites and their readers and employees of private enterprises who are negatively affected by Internet censorship. For the first time, more than fifty NGOs, civil initiatives, human rights organizations and online communities managed to form a ‘Common Platform Against Internet Censorship’ (www.sansursuzinternet.org.tr) that will continue to protest against what was called ‘unlawful and arbitrary efforts to control the Internet.’
Three years ago, few people expected things to turn so nasty. In May 2007, the Turkish government enacted Law no. 5651 to regulate publications on the Internet and to suppress crimes committed by these publications. It was a reaction to concerns about defamatory videos available on the popular video sharing website YouTube involving the founder of the Turkish Republic, Mustafa Kemal Atatürk. But the law was also meant to deal with the growing number of websites showing child pornography and other obscene content and sites providing information about suicide and drugs.
In the first year after its adoption, the most well-known application of Law no. 5651 concerned YouTube. After several Turkish courts ruled against the site because it showed some amateurish Greek videos bashing Atatürk, the Ankara 1st Criminal Court of Peace issued the final blocking order in May 2008.
At that time, few people took the ban particularly seriously. Many, including myself, thought this was a rearguard action by some old fashioned members of the judiciary that would lead nowhere because everybody, including the government, would soon recognize that in this day and age, the banning of websites does not make sense. I remember Egemen Bağış, the chief EU negotiator, when questioned in the European Parliament on the YouTube ban in 2008, telling the parliamentarians with a big smile that this was a temporary nuisance and that his son had shown him how to circumvent the ban for the time being. Prime Minister Recep Tayyip Erdoğan made similar remarks when journalists reminded him that access to YouTube was blocked. ‘I can get in,’ he replied, ‘and you can get in as well.’
The whole ban seemed ridiculous, soon to be overhauled by reality and common sense. The mood of many was captured well by a reaction on Internet, saying: ‘Some pimply teenager in Greece who slapped some rouge on an Atatürk picture and made a silly video must be feeling an incredible sense of power now. Through an act that should have been interpreted as nothing more than a demonstration of immaturity, he’s managed to prevent the 75 million inhabitants of Turkey from accessing a site in which Turkey’s culture, beauty and music can be shared with millions around the world. How little trust the people behind this continuing ban must have in Atatürk’s ability to survive a childish video, and their citizens’ ability to decide for themselves what to watch or not.’ But this was only the beginning.
In January of this year, the Organization for Security and Co-operation in Europe, or OSCE, of which Turkey is a member, published a damning report on Internet censorship in Turkey. It was prepared by one of the people who saw the dangers of Law no. 5651 from the beginning, Dr. Yaman Akdeniz, associate professor at Istanbul Bilgi University. According to the report, up until December 2009, access to approximately 3,700 websites had been blocked under Law no. 5651. More about the conclusions of the report and the damage done to the perception of Turkey abroad in my next column.
BBC Turkce – Haberler – Google: Türkiye’deki yasalara uyuyoruz
Gündem programında bu hafta Türkiye’deki internet yasaklarını ele alıyoruz.
GOOGLE’IN BBC TÜRKÇE’YE AÇIKLAMASI
* Vergi konusunda Google’ın Türkiye’deki faaliyetleri, diğer ülkelerdeki faaliyetleriyle gayet tutarlıdır.
* Türkiye’de elde ettiğimiz karı, Türkiye’de gerçekleştirilen satış ve pazarlama destek faaliyetlerimizle orantılı açıklıyoruz.
* Youtube San Bruno, Kaliforniya’da kayıtlı bir şirkettir. Türkiye’de dahil, ABD dışındaki hiçbir ülkede tüzel kişiliği yoktur.
* Bazı Google hizmetlerine ulaşımla ilgili zorluklara gelince; bu doğrudan Telekominikasyon Kurumu’nun Youtube’a getirilen erişim yasağını güncellemesiyle ilgilidir.
* Bildiğiniz gibi erişim yasağı Mayıs 2008′den beri yürürlükte. Bu güncellemeyle kesintiye uğrayan çoğu Google hizmetine erişim yeniden sağlanmıştır.
* Google, Türkiye’de tamamı Google’ın mülkiyetindeki bir alt kuruluş aracılığıyla faaliyet gösteriyor. Şirketin çoğu bölge ülkesindeki faaliyet yöntemi de böyledir. Google Türkiye’de elde ettiği karı, Türkiye’deki faaliyetleriyle uyumlu bir şekilde açıklar ve Türkiye’deki vergi yasalarına tam olarak uyar.
* You Tube’un Türkiye’de yasaklanmasının üzerinden iki yıl geçti ve dünyanın dört bir yanında milyonlarca kişinin aldığı, bu güvenli ve yasal hizmete getirilen yasağın hala yürürlükte olmasından üzüntü duyuyoruz.
Google’a bağlı bazı hizmetlerdeki yavaşlama ve Youtube yasağı konusunda, Atatürk’e hakaretten, Türkiye’de ofis açma ve vergi ödeme tartışmasına kadar pek çok alt başlık yer alıyor.
Türkiye’de Youtube’a erişim, Mayıs 2007′de çıkan ve İnternet yasası olarak da bilinen 5651 sayılı yasanın kapsadığı Atatürk’e hakaret suçundan engellenmişti.
Türkiye ulaştırma bakanı Binali Yıldırım, Google yetkililerinin kendileri ile temasa geçmesi gerektiğini söylüyor.
Program için görüştüğümüz Google’ın İngiltere’deki ofisi, BBC Türkçe’ye yaptığı açıklamada, Türkiye’deki vergi yasalarına tam olarak uyduklarını söyledi.
Bilişim hukuku uzmanı Yaman Akdeniz ve teknoloji yazarı Serdar Kuzuloğlu da BBC Türkçe’den Faik Uyanık’ın konuyla ilgili sorularını yanıtladı.
Tepkiler
Bu yıl içinde AGİT ve Sınır Tanımayan gazeteciler örgütü, Türkiye’deki internet sitesi engelleme girişimlerini kınayan birtakım açıklamalarda bulunmuştu.
AB de 2009 İlerleme Raporu’nda konuya yer vermişti.
Pek çok gözlemciye göre, Türkiye’deki internet yasaklarının AB Komisyonunun hazırladığı 2010 İlerleme Raporunda da yer alması muhtemel.
Türkiye’deki çeşitli sivil toplum kuruluşları ve bazı internet sitelerinin oluşturduğu Sansürsüz İnternet Platformu yarın (17 Temmuz Cumartesi günü) İstanbul’da internet sitelerine yönelik engellemeleri protesto amaçlı bir yürüyüş yapacak.
17 Temmuz 2010 Cumartesi saat: 17.00′de Taksim Meydanı’nda buluşup İstiklal Caddesi Üzerinden Galatasaray Meydanı’na kadar yürüyeceğiz! Sansürsüz internet isteyeceğiz.
Sansüre Karşı Ortak Platform – http://www.sansursuzinternet.org.tr/
“Bizler, internet kullanıcıları olarak; Bilgi Çağına uymayan hukuk kurallarını kabul etmiyoruz. Devlet kurumları tarafından son zamanlarda izlenen Internet politikasının aleni sansür olduğunu biliyoruz. 5651 sayılı kanun ile baskılayamadıkları internet kullanımını hukuk dışı keyfi uygulamalarla kontrol etmeye çalışan zihniyeti artık dinlemek istemiyoruz!
Bizler, 6.000’den fazla web sitesi erişime engellenmişken, ve bu sayı günden güne artarken artık susmayacağız. Temel hak ve özgürlüklerimize müdahale niteliğindeki uygulamalar karşısında sessiz kalmayacağız.
Bizler, vatandaşların ifade özgürlüğü ve bilgi edinme hakkı engellenemez mantrasıyla internette biraraya geldik ve çözümü sokakta arıyoruz. Ulaştırma Bakanı’nın, BTK, ve TİB’in geçtiğimiz ay içinde keyfi sansür uygulamaları ile kamuoyunu yanlış bilgilendirmesini ve Türk Internet Sansür Sistemi’nin altyapısını oluşturan 5651 Sayılı Kanunu protesto etmek, vatandaşlara hukuka aykırı uygulamaları anlatmak ve gerçeklerle buluşmak için 17 Temmuz günü saat 17.00’da Taksim Meydanı’ndan Galatasaray Meydanı’na yürüyoruz. Biz yürürken, minik kelebekler bizimle beraber uçacak.”
SANSÜRSÜZ İNTERNET İSTİYORUZ!

Turkish group opens court case over Google services | Reuters
Mon Jun 28, 2010 10:48am EDT
* Thousands of websites blocked in Turkey
* Turkey asking Google for $20 million in taxes
* Row sparks questions over freedom of speech
By Thomas Grove
ISTANBUL, June 28 (Reuters) – A Turkish Internet rights group opened a court case on Monday to end what it says are illegal restrictions on Google services, the latest step in a debate over Internet freedom in Turkey.
Turkey has clashed with Google before and closed down Google’s (GOOG.O) video sharing platform YouTube in 2008 for videos it said insulted the country’s revered founder Mustafa Kemal Ataturk.
Internet advocates say efforts to limit access to the video website have caused illegal restrictions on other Google services such as Google Maps and Google Analytics.
‘Millions of Internet users and thousands of companies that use Google services have been victimised,’ said the Internet Technologies Association in a statement sent to the court.
The group says access to Google services has slowed down and in some cases became unavailable after Google Internet Protocol (IP) addresses were blocked in an attempt to hinder access to other websites.
The Internet Technology Association opened a court case against Turkey last year at the European Court of Human Rights over the banning of YouTube, one of thousands of Internet sites that are closed in Turkey, a European Union candidate country.
Turkey wants Google to open an office in Turkey and says the Internet giant owes some $20 million in taxes from revenues generated from the video site.
‘(YouTube) has entered a fight with the Turkish Republic,’ said Communications Minister Binali Yildirim last week.
‘No matter how much of a fuss is made, we will not bow our heads,’ he said in parliament.
Google representatives in Turkey did not respond to requests for comment on the issue.
Turkey’s AK Party government says it has broadened the scope of public debate since taking power in 2002. But curbs on websites have raised concerns. Freedom of speech reforms have ground to a halt in recent years, while the number of closed Internet sites has risen.
As of May 2009 nearly 3,000 Internet sites were closed, according to Turkey’s information technology watchdog, though advocacy groups put the number nearer 5,000.
‘There is no one here in Turkey that makes the effort to protect freedom of expression, there are 60,000 different videos about Turkey in YouTube, and ten have been found to be insulting,’ said Mustafa Akgul, head of the advocacy group and an Internet expert at Bilkent University in Ankara.
Analysts have criticised the ease with which citizens can apply to have an Internet site closed down, with a form readily available on the information technology board’s website.
Most sites in Turkey closed by court order are due to allegations that they encourage suicide, contain libel, child pornography, help users access drugs or promote prostitution. (Editing by Janet Lawrence)
Turkey faces legal challenge over YouTube ban | World news | The Guardian
Internet rights group claims restrictions on access to Google-owned sites illegally discriminate against users
* Nichole Sobecki in Istanbul
* guardian.co.uk, Sunday 4 July 2010 18.41 BST
The Turkish president, Abdullah Gul. The Turkish president, Abdullah Gul, has spoken out against the ban. Photograph: Adem Altan/AFP/Getty Images
An internet rights group has launched a legal challenge in Turkey over a ban on access to a host of Google-owned sites.
The case, in which the Internet Technologies Association argues that the restrictions illegally discriminate against millions of users, is the latest front in an ongoing dispute that raises questions about free speech in a country attempting to join the EU.
‘It’s an infringement on our fundamental human rights, the freedom of conversations and our right to information,’ said Yaman Akdeniz, an associate professor of law at Istanbul Bilgi University and founder of the thinktank Cyber-Rights & Cyber-Liberties.
Turkey’s censorship of the internet dates back to 2007, when a law was passed to tackle child pornography and websites that encourage suicide, drug use, gambling or prostitution. The law broadened state powers by creating a government office with the authority to shut down websites without a court order.
YouTube was banned in 2008 after a video was posted on the site showing Greek football fans taunting Turks and making claims about the country’s founder, Mustafa Kemal Atatürk.
But the site still regularly scores among the top 10 most visited in Turkey, largely due to the use of proxy servers to circumvent the ban.
‘Some people call us Atatürk-haters because we want YouTube to be accessible in Turkey,’ said Akdeniz. ‘But things need to change here.’
Ankara has accused Google of ‘waging a battle’ against Turkey and dodging more than £13m in taxes generated from YouTube revenues – a charge that the US internet company has flatly denied.
Binali Yildirim, Turkey’s minister for transport and communications and the most visible figure behind the ban, said: ‘This site has entered a fight with the Turkish Republic, but Turkey will not accept this.’
But there has even been mounting anger over the ban among those in power. This month President Abdullah Gul expressed his opposition in a series of tweets, saying free speech restrictions were preventing Turkey from ‘integrating with the world’. He said he has instructed officials to look into ways to overcome the ban.
Richard Howitt, a British MEP and spokesman for the European parliament’s committee on Turkey, has warned that the ban puts ‘the country alongside Iran, North Korea and Vietnam as one of the world’s worst offenders for cyber censorship’.
Sansür karşıtı cephe büyüyor | ANF: “Sansür karşıtı cephe büyüyor
DELİL FIRAT-ANF
12:10 / 01 Temmuz 2010
HABER MERKEZİ – Türk hükümeti ve baskıcı politikalarına karşı internet üzerinde ifade özgürlüğünü savunan çok sayıda organizasyon harekete geçti. 37 organizasyon yayınladıkları ortak bir deklarasyonla İnternette Sansüre Karşı Ortak Platform’un kuruluşunu ilan etti. Sınır Tanımayan Gazeteciler Örgütü (RSF) de bu girişime destek verdi.
AKP hükümetinin medya ve internete yönelik artan baskı ve sansürüne karşı tepkiler giderek büyüyor. Türkiye’de ve uluslar arası alanda birçok organizasyon, sansür karşıtı girişimlere katıldı. YouTube video paylaşım sitesini etkileyen kısıtlamaları ‘illegal’ olarak değerlendiren İnternet Teknolojileri Derneği (INETD), 28 Haziran günü Türk Devleti’ne karşı Ankara’da dava açtı.
Aynı dernek 8 Haziran günü de Google şirketi tarafından sunulan 30’u aşkın servisin etkilendiği kısıtlamalara karşı benzer girişimde bulunmuştu. 4 Haziran’dan beri bu servislere zorlukla ya da hiç girilemiyor. INEDT, 2008’de Youtube paylaşım sitesinin bloke edilmesine karşı Türkiye’yi 2009 yılında Avrupa İnsan Hakları Komisyonu’na da şikayet etmişti.
ANTİ-SANSÜR PLATFORMU KURULDU
23 Haziran günü de 37 organizasyon yayınladıkları ortak bir deklarasyonla özgürlük karşıtı politikaları protesto ederek, İnternette Sansüre Karşı Ortak Platform’un kuruluşunu ilan etti. Deklarasyonda imzası olanlar arasında, INEDT, Bianet, SansüreSansür, Türkiye İnsan Hakları Vakfı, Korsan Partisi Oluşumu, Yeşiller Partisi Korsan Cephesi, Antikapitalist Öğrenciler ve Genç Siviller de yer alıyor. Deklarasyonda temel hak ve özgürlüklerin engellenemeyeceği 10 madde halinde sıralanırken, internet suçlarına ilişkin 5651 Sayılı Kanunun kaldırılmasını talep ediyor.
SORUMLULAR İSTİFA ETMELİ
‘Vatandaşların Anayasa’da güvence altına alınan temel hak ve özgürlüklerini korumak hükümetin ve idarenin asli görevidir’ denilen deklarasyonda, bu güvencenin sağlanmaması halinde sorumluların istifa etmesinin demokratik bir toplumun zorunlu sonucu olduğu kaydediliyor. Deklarasyonda ‘Bu nedenle, yukarıda sayılan önlemleri en kısa sürede almamaları halinde gelişmelerden sorumlu Telekomünikasyon İletişim Başkanlığı İnternet Daire Başkanlığı Başkanı Sayın Osman Nihat Şen, Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu Başkanı Sayın Tayfun Acarer ve Ulaştırma Bakanı Sayın Binali Yıldırım’ın istifa etmesi acil bir zorunluluk haline gelecektir’ diye belirtiliyor.
RSF: TÜRKİYE WEB SANSÜRÜNDE KENDİSİNDEN EN FAZLA BAHSETTİREN ÜLKE
Hükümetin internet üzeri ifade özgürlüğüne karşı baskı ve kısıtlamalarına karşı tepkilere bir destek de merkezi Paris’te bulunan Sınır Tanımayan Gazeteciler Örgütü (RSF)’den geldi. RSF bu girişimleri desteklediklerini belirterek, ‘Bloke edilen siteler artıyor ve internet üzeri gazetecilerin duruşmaları birbiri ardına geliyor. Türkiye hiç kuşkusuz mevcut durumda Web sansürü alanında kendisinden en fazla bahsettiren ülkedir. Özellikle de binlerce sitenin kapatılması ve ülkenin imajının bozulması için kullanılan 5651 sayılı yasa nedeniyle’ dedi.
AGİT: 2 YILDA 5 BİNDEN FAZLA SİTE BLOKE EDİLDİ
Avrupa Güvenlik ve İşbirliği Teşkilatı (AGİT) de geçtiğimiz günlerde yayınladığı bir raporda, Türkiye’yi YouTube ve Google’a getirdiği erişim engelinden dolayı eleştirerek, Türkiye’den internet yasasını uluslararası özgür ifade standartlarına uygun hale getirmeye çağırdı. AGİT, Türkiye’de son iki yılda 5 binden fazla web sitesinin bloke edildiğini belirtti.
AGİT Medya Özgürlüğü Temsilcisi Dunja Mijatovic, Türk Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu’na bir mektup göndererek, Türkiye’nin internet üzerinde artan erişim engellerine yönelik kaygılarını aktardı. Mijatovic, Haziran’da gönderdiği mektubunda ‘Türk yetkililerine, vatandaşlarının günümüzdeki küresel bilgi toplumunun bir parçası olmasını engelleyen engelleme hükümlerini geri çekmeye çağırıyorum. Bununla beraber çok ihtiyaç duyulan 5651 sayılı kanunda reform yapmaya çağırıyorum’ dedi. AGİT Medya Özgürlüğü verilerine göre Türkiye’de erişimi en çok engellenen web sitelerinin başında Kürt haber siteleri ile sol kesimlere ait siteler geliyor.
ANF NEWS AGENCY”