Yazan:Hakan Kilyusufoğlu Salı, 20 Temmuz 2010 13:57
İnternet sansürüne karşı ilk fiziksel eylem İstanbul Taksim Meydanı’nda gerçekleştirildi.
Youtube yasağı ile özdeşleşen sansür uygulamalarına karşı şimdiye kadar pek çok sanal eylem düzenlendi. Geçtiğimiz cumartesi günü ise bambaşka bir olay oldu ve günün çoğunu bilgisayar başında geçiren pek çok kişi klavye başından kalkarak Taksim meydanına indi!
Meydandan Galatasaray Lisesi’ne kadar ellerinde pankartlarla yürüyen yaklaşık 1000 kişilik grup oldukça renkli bir şekilde seslerini yükseltti. Yapılan basın açıklaması ile 6 binden fazla sitenin şu an çeşitli sebeplere erişime kapatılmış olmasının altı çizilerek vatandaşların ifade özgürlüğü ve bilgi edinme hakkının engellenemeyeceğine vurgu yapıldı.
Radikal Gazetesi yazarlarından Serdar Kuzuloğlu’nun önemli katkılarıyla gerçekleştirilen bu eylem, hayatında daha önce hiçbir protesto yürüyüşüne katılmamış olması pek muhtemel yüzlerce kişinin ilk kurşunu beraber sıkması açısından ayrı bir önem taşıyor.

Sanal alemde çok sayıda eylemle protesto edilen, hukuki ortamda da Doç. Dr. Yaman Akdeniz gibi akademisyenlerimizin öncülüğünde mücadele edilen internet sansürleri için sanal alemden fiziksel aleme doğru yaşadığımız bu eksen kaymasına galiba ihtiyacımız vardı. Sosyal ağlarda birbirlerini takma isimleriyle ve profil fotoğraflarıyla tanıyan insanlar belki de ilk defa birbirlerinin gözünde sanallıktan çıkarak gerçekliğe büründüler.
‘Türkiye’yi Youtube mu yönetiyor’ ve benzeri sert açıklamalarla sürekli sansürü savunan Ulaştırma Bakanı Binali Yıldırım’a göre yapılan uygulamanın yanlış olduğunu söyleyen biz bilişim yazarları da Google’ın sponsorlarıyız. Vatan haini olmamıza da ramak kaldı…
Artık çok iyi biliniyor ki yasağın gerçek sebebi vergi meselesi. Nitekim ‘Vergilerini ödesinler, istedikleri yayını yapsınlar’ açıklamasının da sahibi olan Binali Yıldırım, milyonlarca internet kullanıcısının mağdur edilmesini de çok fazla önemsemiyor. Hatta vatandaşların bu yasaklamayı desteklediğini söylemekte bir sakınca görmüyor.
Youtube sansüründen kafamızı kaldırdığımızda bir iddiaya göre 6000 bir diğerine göre 8000 internet sitesinin erişime kapalı olduğu gerçeğini görüyoruz. Tam rakamı bilmiyoruz çünkü ilgili devlet kurumları açıklama yapmıyor. Bu noktada gittikçe keyfiyete dönen ve Türkiye’yi dünyaya kapatan bir karanlığın içine sürüklenmek endişesiyle sesimizi yükseltiyoruz. ‘Yavaş yavaş uygulamaya sokulan gizli bir plan mı var?’ düşüncesi kafalarda yer etmeye başlıyor…
Ulaştırma Bakanlığı ile arka bahçesi olan Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu’nun en yetkili makamlarında oturanlar bizim vatan sevgimizi sorgulamaya devam etsinler, biz de bildiklerimizi herkese anlatmaya devam edelim…
Uluslararası bir kurumun ülkemizde vergi kaçırdığını iddia ediyorsanız yapılması gereken şey uluslararası ticaret mahkemelerine başvurmak ve devletlerarası ilgili kurumları iletişime geçirmek değil midir? Hukuk ve diyalog yerine inatlaşma ve sansür ile geldiğimiz nokta ortada…
Çocuk pornografisi, uyuşturucu kullanımı özendirme, terör örgütlerinin propagandası gibi konuları işleyen sitelerin yasaklanması hatta dijital iz takibi ile sorumlularının bulunması konusunda kimsenin itirazı yok. ‘Google dünya devi uluslararası bir şirkettir, vergi isteyemezsiniz’ diyen de yok! Biz soruna kavgacı değil yapıcı yaklaşan, düğümlemeye değil çözmeye çalışan ve tüm bunları hukuki açıkları silah olarak kullanmadan yapan yöneticiler görmek istiyoruz.
Gösterilen tepkilerin sokağa dökülmesi aslında sorunun çözülmek istenmediği, sansürlerin genişleyerek devam edeceği yöünündeki kaygıların artmasının bir yansıması olarak görülmeli ve o şekilde algılanmalıdır.
Sansürsüz internete kavuşmak dileğiyle…
İnternet’te Sansüre Karşı Ortak Platform Deklarasyonu
23 HAZİRAN 2010 ÇARŞAMBA – http://www.sansursuzinternet.org.tr/
Temel Hak ve Özgürlükler Engellenemez
1. Internet kullanıcılarının düşünce özgürlüğü ve bilgiye erişim hakkı engellenemez.
2. Türkiye’de bireylerin, kurumların, ve şirketlerin bilişim alt yapılarını istedikleri şekilde oluşturmaları ve istedikleri servislerden yararlanmaları engellenemez. Sansür ülke ekonomisine de kabul edilemez bir bedel yüklemektedir.
Hukuka Aykırı, Ölçüsüz ve Keyfi İdari İşlem Demokratik Hukuk Devletinde Kabul Edilemez
3. 03 Haziran 2010 tarihinden beri Google servislerine uygulanan dolaylı sansür Anayasa’ya ve hukukun temel ilkelerine aykırıdır. BTK ve TİB tarafından alınan karar ve uygulama ölçüsüz ve tutarsız bir uygulamadır. Bu konuya ilişkin yapılan açıklamalarda, idarenin böyle bir yetkisinin olmadığı vurgulanmıştır. Nitekim, Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı talebi ile Ankara 1. Sulh Ceza Mahkemesi tarafından 17.06.2010 tarihinde YouTube sitesine erişim sağlayan 44 IP adresini engelleme kararı daha önce yapılan işlemin yetki bakımından hukuka aykırı olduğunu ispatlanmıştır.
4. 1. Sulh Ceza Mahkemesi’nin 17.06.2010 tarihinde verdiği ek karar, yetki sorununu çözmüş bulunmakla birlikte, kullanıcıların anayasal haklarını dikkate almadığı için yanlıştır ve en kısa sürede kaldırılması gerekir.
Sansür Amaçlı Kullanılan 5651 Sayılı Kanun Kaldırılmalıdır
5. Erişim engelleme hukuka aykırı içeriği engellemede yetersiz bir yöntemdir. Mevcut engelleme yöntem ve araçlarının hiçbiri hukuka aykırı olduğu veya çocuklar açısından uygun olmadığı iddia edilen içeriğe ulaşmayı engelleyecek etkili bir çözüm sunmamaktadır. Erişim engelleme ile iddia edilen suçu işleyenden ziyade tüm Internet kullanıcıları cezalandırılmaktadır. Eğer filtre kullanımı gerekli görülüyorsa, bu kullanım bireyler tarafından kendi kişisel bilgisayarları üzerinde gerçekleştirilmelidir.
6. Ayrıca, engelleme kararları sadece hukuka aykırı olduğu iddia edilen içeriğe değil, bu sistemlerin tümünün çalıştığı tek bir alanın içeriğinde bulunan milyonlarca yasal sayfa ve dosyaya da erişimi imkânsız kılmaktadır. Bu nedenle, 5651 sayılı Kanun ve uygulaması, Anayasa’da öngörülen ve AİHM tarafından geliştirilen zorunluluk ve orantılılık testlerinin gereğini yerine getirememektedir.
7. 5651 Sayılı Kanunun uygulanması sansürle aynı kapıya çıkmaktadır. Türkiye’de mahkeme kararları ve idari engellemelerle 5000’den fazla web sitesi şu anda erişime kapatılmış bulunmaktadır. Yüzlerce web sitesi de 5651 Sayılı Kanun’un kapsamı dışında engellenmiştir. Mevcut rejimin taşıdığı esasa ve usule dair eksiklikler ifadeyi sansürleyen ve susturan bir yapı oluşturmuştur. Kanun ve uygulamasının etkileri geniştir, yalnızca ifade özgürlüğünü değil, özel yaşamın gizliliğini ve adil yargılanma hakkını da ihlâl etmektedir. Demokratik bir toplumda sansürün bu ölçüde yaygınlaşması kabul edilemez.
8. 5651 Sayılı Kanun Kaldırılmalıdır. 5651 Sayılı Kanun, çocukları hukuka aykırı ve zararlı İnternet içeriğinden korumak amacıyla hazırlanmıştır. Fakat benimsenen engelleme politikası, hükümetin çocukları koruma amacının çok ötesine geçmektedir. Uygulamada yaygın olarak görünen sonuç, hukuka aykırı olmayan içeriğin ve 03 Haziran 2010’dan itibaren Google şirketinin Türkiye’den milyonlarca kişi tarafından kullanılan 40’a yakın servisine yetişkinlerin erişiminin ve bu servislerin kullanılmasının yasaklanması olmuştur.
Çocukların Zararlı İçerikten Korunması için Öngörülen Devlet Politikası Yetişkinleri Etkilememelidir
9. Hükümet, mevcut politikası yerine çocukları gerçekten zararlı İnternet içeriğinden korumak için yeni bir politikayı katılımcı bir şekilde geniş kamuoyu desteği (sivil toplum, akademi, ve özel sektör) ile geliştirmelidir. Ancak bu yeni yapılanma, çoğunluğun ahlaki değerlerini diğerlerine dayatacağı bir çalışma olmamalıdır. İnternet düzenlemesine ilişkin yeni politika, ifade özgürlüğüne ve yetişkinlerin her türlü İnternet içeriğine erişim ve tüketim haklarına saygı temelinde geliştirilmelidir. Bu ilkeleri içeren yeni politika, şeffaf, açık, katılımcı, ve çoğulcu bir yöntemle belirlenmeli ve hayata geçirilmelidir.
10. Vatandaşların Anayasa’da güvence altına alınan temel hak ve özgürlüklerini korumak hükümetin ve idarenin asli görevidir. Bu güvencenin sağlanmaması halinde sorumluların istifa etmesi demokratik bir toplumun zorunlu sonucudur. Bu nedenle, yukarıda sayılan önlemleri en kısa sürede almamaları halinde gelişmelerden sorumlu Telekomünikasyon İletişim Başkanlığı İnternet Daire Başkanlığı Başkanı Sayın Osman Nihat Şen, Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu Başkanı Sayın Tayfun Acarer ve Ulaştırma Bakanı Sayın Binali Yıldırım’ın istifa etmesi acil bir zorunluluk haline gelecektir.
IMZALAYANLAR:
1. Cyber-Rights.Org.TR – http://privacy.cyber-rights.org.tr/
2. İNETD (Internet Teknolojileri Derneği) – http://www.inetd.org.tr/
3. Türkiye İnsan Hakları Vakfı – http://www.tihv.org.tr/
4. Bianet, Bağımsız İletişim Ağı – http://bianet.org/
5. Elektrik Mühendisleri Odası – http://www.emo.org.tr/
6. SansüreSansür – http://sansuresansur.org/
7. Arı Hareketi – http://www.ari.org.tr/
8. Netdaş – http://www.netdas.org
9. Engelli Web – http://engelliweb.com/
10. Ekşi Sözlük – http://sozluk.sourtimes.org/
11. Korsan Partisi Oluşumu- http://korsanpartisi.org
12. Gelecekonline – http://www.gelecekonline.com
13. Neonebu.com – http://www.neonebu.com/
14. Alternatif Bilişim – http://alternatifbilisim.org/
15. Linux Kullanıcıları Derneği – http://www.lkd.org.tr
16. Millimotor.com / millitup.com
17. Pardus Kullanıcıları Derneği – http://www.pkd.org.tr/
18. 3H Hareketi – http://www.3hhareketi.org/
19. Korsanparti – Korsan Partisinin Korsanı – http://friendfeed.com/korsanparti
20. Sunipeyk – http://www.sunipeyk.com/
21. MMistanbul.com – http://mmistanbul.com
22. Muz Cumhuriyeti – Sansüre Karşı Ekşi Sözlük Zirvesi – muzcumhuriyeti@googlegroups.com
23. Yeşiller Partisi Korsan Cephesi – http://www.ypkc.org/
24. Java Teknolojileri ve Programcıları Derneği – http://www.jtpd.org/
25. TiEV – Tüm Internet Evleri Derneği – http://www.tiev.org.tr/
26. Antikapitalist Öğrenciler – http://www.antikapitalistogrenci.org/
27. Fotograf Web TR – http://www.fotograf.web.tr/
28. Genç Siviller – http://www.gencsiviller.net/
29. Türkiye Zeka Vakfı – http://www.tzv.org.tr
30. Bilgi Sözlük – http://www.bilgisozluk.com
31. Türk Kütüphaneciler Derneği (TKD) – http://www.kutuphaneci.org.tr/
32. Üniversite ve Araştırma Kütüphanecileri Derneği (ÜNAK) – http://www.unak.org.tr
33. Sakarya Bilişim Sektörü Derneği (SABİDER) – http://www.sabider.org/
34. Bilgi Teknolojileri ve Eğitim Derneği (BİLTEDER) – http://www.bilteder.org.tr/
35. Türkiye Gazeteciler Cemiyeti – http://www.tgc.org.tr/
36. İnşaat Mühendisleri Odası (TMMOB) – http://www.imo.org.tr/
37. Halkın Gündemi – http://www.halkingundemi.com/
CNNTürk: Erişim engellemelerine tepkiler sürüyor
Türkiye Bilişim Vakfı (TBV) Başkanı Faruk Eczacıbaşı, erişimin engellenmesi kararının, temel hak ve özgürlükleri sınırlandırdığını, bu kararlara dayanak yapılan yasal mevzuatın düzenlenmesi ve yorumlanmasında ölçütler ve sınırlar bulunduğunu belirtti.
Faruk Eczacıbaşı, yaptığı yazılı açıklamada, TBV’nin, Türkiye’deki internet kullanıcılarının başta Anayasa ile teminat altına alınan evrensel insan hakları ilkelerinden düşünce ve kanaat hürriyetleri ile düşünceyi açıklama ve yayma hürriyetlerinin, erişimin engellenmesi kararları ile ‘ölçüsüzce’ kısıtlandığı bir ortamın yaratılmasının üzüntüsünü duyduğunu ifade etti.
TBV’nin, çağdaş normlar ile demokratik hukuk devletinin tüm kurumlarıyla işletilmesi için verilen yargı kararlarına saygısının sonsuz olduğunu belirten Eczacıbaşı, şunları kaydetti:
‘Ancak, erişimin engellenmesi kararı, temel hak ve özgürlükleri sınırlandıran bir karardır. Bu kararlara dayanak yapılan yasal mevzuatın düzenlenmesi ve yorumlanmasında ölçütler ve sınırlar vardır. Anayasamızın 26/2′nci maddesi; düşünce ve haberleri yaymak için kullanılan araçların (örneğin internetin) kullanılmasına ilişkin düzenleme yapmayı hak ve özgürlükleri sınırlama olarak görmemekte, bu araçların yayım engelleme yönünden kısıtlayan düzenlemeleri ise hak ve özgürlükleri sınırlandıran bir durum olarak tanımlamaktadır.
Erişimin engellenmesi, temel hak ve özgürlüklerin sınırlandırılmasıdır. Bu sınırlama Anayasanın 13. maddesine uygun olarak gerçekleştirilmeli; sınırlamaya dayanak yapılan kanun maddesi ‘Temel hak ve hürriyetler, özlerine dokunulmaksızın yalnızca Anayasanın ilgili maddelerinde belirtilen sebeplere bağlı olarak ve ancak kanunla sınırlanabilir. Bu sınırlamalar, Anayasanın sözüne ve ruhuna, demokratik toplum düzeninin ve laik Cumhuriyetin gereklerine ve ölçülülük ilkesine aykırı olamaz’ şeklinde ifade edilen anayasa hükmüne ve Anayasa Mahkemesinin söz konusu kararına uygun olarak yorumlanmalıdır.’
Hak ve özgürlüklerin ancak, demokratik toplum düzeninin gereklerine uygun olarak sınırlandırılabildiğini kaydeden Eczacıbaşı, ‘Demokratik hukuk devletinde, güdülen amaç ne olursa olsun, sınırlamalar özgürlüğün kullanılmasını ölçüsüz biçimde ortadan kaldıracak düzeyde olamaz’ ifadesini kullandı.
Ben dün NTVMSNBC’de yayınlanan İnternete girmek tehlikeli ve yasaktır röportajda erişim engellemelerin için “mangal yakarken orman yakma” benzetmesini yapmıştım, sivil toplumcularda ortak bildirilerinde “pire için yorgan yakma” benzetmesini kullanmışlar, demek ki hemfikiriz! Ama bildiri de elle tutulur somut bir çözüm önerilmemiş…. Bu işin üstüne sivil toplum örgütleri sistematik bir şekilde gitmeli. Ara sıra yayınlanan bildirilerle bu iş olmaz.
Bunu söylerken TBD ve TID’e haksızlık etmek istemem çünkü 5651 numaralı Kanun’un İnternet Ortamında Yapılan Yayınların Düzenlenmesine Dair Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmeliğin iptali için dava açtılar, ben de alınacak sonucu merakla bekliyorum. Dava gerekçesi 5651 numaralı kanun’un Anayasa’ya aykırı olduğu iddiasına dayanmaktadır ve halen dava Danıştay 10. Dairesi tarafından incelenmektedir. [Yaman Akdeniz]
Pire için yorgan yakılıyor – Hürriyet
Sivil toplum kuruluşlarından yapılan ortak açıklamada, ‘internet yasaklarının pire için yorgan yakarak adaletsizlik yarattığı’ öne sürüldü.
İnternet Teknolojileri Derneği, Türkiye Bilişim Derneği, Türkiye Bilişim Sektör Derneği, Linux Kullanıcıları Derneği, Tüm İnternet Evleri Derneği, Türk Kütüphanecileri Derneği, Üniversite ve Araştırma Kütüphanecileri Derneği, Tıp Bilişimi Derneği, ODTÜ Mezunları Derneğinin aralarında bulunduğu sivil toplum kuruluşlarının yaptığı ortak açıklamada, Youtube’un 6 aya yakın süredir yasaklı olduğu, Myspace, Dailymotion, Dawkins ve Blogger gibi sitelere de erişimin engellendiği ifade edildi.
Son bir yılda kişilik hakları ve fikri ve sinai haklar nedeniyle bini aşkın web sitesinin yasaklandığı belirtilen açıklamada, ‘Türkiye’nin dünya internetine kendi kurallarını empoze etmeye’ ve ‘bunu sadece yasaklarla yapmaya çalıştığı’ öne sürüldü.
(more…)
Bianet: RSF: Keyfiyete Yol Açan İnternet Yasası Acilen Değiştirilmeli
Bine yakın İnternet kullanıcısı, Cumhurbaşkanı Gül’den, İnternet günlüklerinin kapatılmasına sessiz kalmamasını istedi. RSF, ‘keyfi ve aşırı’ uygulamalara neden olan 5651 Sayılı Yasanın değiştirilmesini istedi.
BİA Haber Merkezi – Istanbul-Paris, 28 Ekim 2008, Salı (Erol ÖNDEROĞLU – hukuk@bianet.org)
İnternet ortamında yaygın bir imza kampanyası başlatan İnternet kullanıcıları, Cumhurbaşkanı Abdullah Gül’den, mahkemenin kişisel günlük tutma sitesi olan blogger.com sitelerinin kapatmasına sessiz kalmamasını istediler.
(more…)
Ara sıra bildiri yayınlamakla olmuyor bu işler. Hem bu sivil toplum listesi çok sınırlı diğerleri nerede? [Yaman Akdeniz]
Sivil toplumcular engellemelere tepkili
Bilişim Sivil Toplum Kuruluşları, yayınladıkları basın bildirgesiyle Türkiye’nin interneti yasaklama ayıbından kurtulması gerektiğini ifade ettiler.
NTV-MSNBC, Güncelleme: 11:38 TSİ 28 Ekim 2008 Salı
İSTANBUL – İnternet Teknolojileri derneği, Türkiye Bilişim Derneği ve Türkiye Bilişim Sektör Derneği liderliğindeki bilişim sivil toplum kuruluşları, Türkiye’de internet kullanıcılarına yapılan sansürü kınadı.”