<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Cyber-Rights.Org.TR</title>
	<atom:link href="http://privacy.cyber-rights.org.tr/?feed=rss2" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://privacy.cyber-rights.org.tr</link>
	<description></description>
	<lastBuildDate>Wed, 04 Aug 2010 16:04:20 +0000</lastBuildDate>
	<generator>http://wordpress.org/?v=2.9.2</generator>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
			<item>
		<title>Hürriyet: Iğsız bombası</title>
		<link>http://privacy.cyber-rights.org.tr/?p=1191</link>
		<comments>http://privacy.cyber-rights.org.tr/?p=1191#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 04 Aug 2010 16:04:16 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Andıç]]></category>
		<category><![CDATA[Propaganda]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://privacy.cyber-rights.org.tr/?p=1191</guid>
		<description><![CDATA[Iğsız bombası &#8211; Hürriyet Gündem	
Toygun ATİLLA- Eyüp SERBEST 	3 Ağustos 2010
Ergenekon Savcısı Zekeriya Öz, 1’inci Ordu Komutanı Orgeneral Hasan Iğsız ile birlikte 19 subayı ‘internet andıcı’ olarak bilinen belgeyle ilgili başlatılan soruşturma kapsamında ifadeye çağırdı. ‘Acil’ kodlu ifade çağrısı YAŞ’ın ikinci gününde bomba etkisi yaratırken, 5 adreste de arama yapıldı. Iğsız dahil 19 subayın 3 [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://www.hurriyet.com.tr/gundem/15472518.asp?top=1">Iğsız bombası &#8211; Hürriyet Gündem</a>	</p>
<p>Toygun ATİLLA- Eyüp SERBEST 	3 Ağustos 2010</p>
<p>Ergenekon Savcısı Zekeriya Öz, 1’inci Ordu Komutanı Orgeneral Hasan Iğsız ile birlikte 19 subayı ‘internet andıcı’ olarak bilinen belgeyle ilgili başlatılan soruşturma kapsamında ifadeye çağırdı. ‘Acil’ kodlu ifade çağrısı YAŞ’ın ikinci gününde bomba etkisi yaratırken, 5 adreste de arama yapıldı. Iğsız dahil 19 subayın 3 gün içinde ifade vermesi istendi.</p>
<p>Ergenekon Savcısı Zekeriya Öz, 1’inci Ordu Komutanı Orgeneral Hasan Iğsız ile birlikte 19 subayı dün öğleden sonra internet andıcıyla ilgili ifadeye çağırdı. ‘Acil’ kodlu ifade çağrısı, Yüksek Askeri Şûra’nın (YAŞ) ikinci gününde gündemde bomba etkisi yarattı.Çağrıda, YAŞ’ta Kara Kuvvetleri Komutanlığı’na terfisi beklenen Orgeneral Iğsız’la birlikte Balyoz’dan yakalama emri bulunan Kuzey Deniz Saha Komutanı Koramiral Mehmet Otizbiroğlu, Genelkurmay Adli Müşaviri Tuğgeneral Hıfzı Çubuklu, İç Güvenlik Harekât Daire Başkanı Tuğgeneral Mustafa Bakıcı ve Albay Dursun Çiçek’in de isimleri var.</p>
<p>Gri ve siyah propaganda</p>
<p>Kendisini subay olarak olarak tanıtan meçhul ihbarcının ‘İrtica ile Mücadele Eylem Planı’ belgesinin ardından Kasım 2009’da yolladığı ikinci mektubunda, Genelkurmay Bilgi Destek Şube müdürlerinin adı ve kredi kartı kullanılarak hizmete sokulan 42 internet sitesi aracılığıyla kamuoyuna yönelik ‘gri ve siyah propaganda’ yapıldığını öne sürdü. İddialara göre, hükümet ve Ak Parti aleyhine yayınlar da yapan sitelerde, cemaatler ve tarikatlar da hedef alınmıştı. İhbarcının iddiaları çeşitli gazeteler ve internet sitelerinde yayımlandı. Ayrıca dönemin Genelkurmay 2’nci Başkanı Hasan Iğsız’ın paraf ederek komutanlığa arz ettiği iddia edilen internet andıcında, 430 internet sitesi ’bölücü, irticacı, aşırı sol, milliyetçi’ şeklinde tek tek fişlendi.</p>
<p>Başbakanlık emri</p>
<p>Genelkurmay Adli Müşaviri Tuğgeneral Hıfzı Çubukçu 6 Kasım 2009’da yaptığı açıklamada, internet sitelerinin Başbakanlığın emriyle kurulduğunu açıkladı. Çubukçu açıklamasında, ‘Türk Silahlı Kuvvetleri’nin, Başbakanlığın ilgili plan ve direktifleri çerçevesinde irticai ve bölücü tehdit unsurlarını izlemek üzere kurulmuş, işletilmiş internet siteleri bulunmaktadır. Söz konusu siteler, 5651 sayılı kanun çerçevesinde kurulmuştur. Normal bir işlem, kamuoyuna çok farklı bir şekilde anlatılmıştır. Başbakanlığın direktifi, tüm kamu kurum ve kuruluşlarını kapsar’ dedi.</p>
<p>Emir bulunamadı</p>
<p>Genelkurmay’a göre sitelerin kurulmasıyla ilgili emir 2000 yılında verilmişti. Ancak Başbakanlık kaynakları, 10 Kasım’da yaptıkları açıklamada, 2000 ve daha sonraki yıllarda Genelkurmay’a böyle bir emir verildiğine dair bir belge bulamadıklarını bildirdi. Açıklamada, ‘Bahsedilen, Ecevit hükümeti döneminde, tam 9 yıl önce Milli Güvenlik Siyaset Belgesi’ne giren genel bir direktif. Direktifte, TSK bünyesinde ‘irticai ve bölücü tehdit unsurlarını izlemek için siteler kurulması’ ifadesi yok’ denildi.</p>
<p>Soruşturma başlatıldı</p>
<p>İddialara göre, internet andıcıyla ilgili tartışmalar sürerken İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı soruşturma başlattı. Soruşturmayı Savcı Zekeriya Öz yürüttü. Savcılığın talebi üzerine araştırma yapan TR.NET Orta Doğu Yazılım Hizmetleri A.Ş., Milli Savunma Bakanlığı’na ait IP numaralarını kullanan bu sitelerin Genelkurmay’a ait olduğunu tespit etti. Savcı Öz, belgede parafları bulunduğu öne sürülen Orgeneral Hasan Iğsız, Tuğgeneral Hıfzı Çubuklu, Korgeneral Mehmet Eröz, ‘Balyoz’dan hakkında yakalama emri bulunan Kuzey Deniz Saha Komutanı Koramiral Mehmet Otuzbiroğlu, Albay Dursun Çiçek’in de aralarında bulunduğu 19 kişiye ifade daveti çıkarttı. İddialara göre, Savcı Öz’ün emriyle 5 adreste de arama yapıldı.<br />
Dursun Çiçek’in ifadeye çağırılmasıyla ilgili bilgisinin olmadığını söyleyen avukatı Celal Ülgen, ‘Bize yapılmış bir tebligat yok. Biz de internet ve televizyon haberlerinden öğrendik’ dedi.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://privacy.cyber-rights.org.tr/?feed=rss2&amp;p=1191</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Zaman, Iğsız, cumaya kadar ifade vermezse zorla getirilecek</title>
		<link>http://privacy.cyber-rights.org.tr/?p=1189</link>
		<comments>http://privacy.cyber-rights.org.tr/?p=1189#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 04 Aug 2010 11:40:34 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Andıç]]></category>
		<category><![CDATA[Propaganda]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://privacy.cyber-rights.org.tr/?p=1189</guid>
		<description><![CDATA[Zaman, Iğsız, cumaya kadar ifade vermezse zorla getirilecek
4 Ağustos, 2010
19 kişinin cuma gününe kadar adliyeye gelmesi gerekiyor. 1. Ordu Komutanı Orgeneral Hasan Iğsız ve Genelkurmay Adli Müşaviri Tuğgeneral Hıfzı Çubuklu’nun da aralarında bulunduğu şüphelilerin, mazeretsiz olarak gelmemesi halinde haklarında ‘zorla getirme’
‘İnternet andıcı’ soruşturması çerçevesinde ifadeye çağrılan 1. Ordu Komutanı Hasan Iğsız ve Genelkurmay Adli Müşaviri [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Zaman, Iğsız, cumaya kadar ifade vermezse zorla getirilecek<br />
4 Ağustos, 2010</p>
<p>19 kişinin cuma gününe kadar adliyeye gelmesi gerekiyor. 1. Ordu Komutanı Orgeneral Hasan Iğsız ve Genelkurmay Adli Müşaviri Tuğgeneral Hıfzı Çubuklu’nun da aralarında bulunduğu şüphelilerin, mazeretsiz olarak gelmemesi halinde haklarında ‘zorla getirme’</p>
<p>‘İnternet andıcı’ soruşturması çerçevesinde ifadeye çağrılan 1. Ordu Komutanı Hasan Iğsız ve Genelkurmay Adli Müşaviri Hıfzı Çubuklu’nun da aralarında bulunduğu 19 kişiye cuma gününe kadar süre verildiği öğrenildi. 3 gün içinde Beşiktaş Adliyesi’ne gelmeleri istenen şüpheliler, mazeretsiz olarak ifade vermezse haklarında ‘zorla getirme’ kararı çıkarılabilecek. Savcı Zekeriya Öz’ün yürüttüğü soruşturmada emekli Deniz Albay Recai Alkan, Deniz Yarbay Altunay Şahin, Deniz Binbaşı Fatih Koca, Deniz Binbaşı Cem Şimşek ve sivil memur Mehmet Bülent Sarıkahya’nın ev ve işyerlerinde arama yapıldı. Evi aranan sivil memur Sarıkahya’nın, 42 internet sitesinin ‘domain’lerinin üzerine kayıtlı kişi olduğu iddia edildi. Sarıkahya, askerî savcılık tarafından hazırlanan Albay Dursun Çiçek iddianamesinde de belge temizleme işlemlerine katılmakla suçlanmıştı. &#8211; AK Parti’yi yıpratmak ve kara propaganda yapmak amacıyla Genelkurmay tarafından kurulduğu iddia edilen internet siteleriyle ilgili soruşturmada yeni bir aşamaya geçildi. İnternet siteleri, meçhul subay tarafından Kasım 2009’da gönderilen ihbar mailiyle ortaya çıkmıştı. Millete ve hükümete yönelik komplolar içeren “İrtica ile Mücadele Eylem Planı” belgesine ilişkin iddianamede de bahsedilen Genelkurmay’ın internet andıcı soruşturmasında 13’ü muvazzaf, 6’sı emekli olmak üzere toplam 19 kişi şüpheli olarak ifadeye çağrıldı. Ergenekon soruşturması kapsamında Genelkurmay’ın yürüttüğü psikolojik harekatın araçlarından biri olarak kullanıldığı iddia edilen internet siteleriyle ilgili soruşturmada 19 kişi şüpheli olarak ifade verecek. Şüphelilerin “Acil” koduyla çağrılmadığı bilgisine ulaşıldı.</p>
<p>Şüphelilerin, “Ergenekon örgütünün stratejisiyle paralel şekilde psikolojik harekât için internet siteleri kurulması, kara ve gri propaganda yapılması, bunun için kamu kaynaklarıyla bir ekibin istihdam edildiği” iddialarından sorgulanacağı öğrenildi. Çiçek de Haziran 2009’da çağrılara direnmiş ve en son ‘zorla getirme’ kararı ile yine Savcı Öz tarafından sorgulanmıştı. Ancak daha önce ‘sahte çürük’ davası tutuklu sanığı Albay Zeki Üçok’la ilgili delilleri karartmakla suçlanan Genelkurmay Adli Müşaviri Hıfzı Çubuklu ise ifade vermeye gelmemişti. Çubuklu’yu bu kez Savcı Öz çağırmış oldu. İnternet andıcı, millete ve hükümete yönelik komplo belgesiyle ilgili davanın tutuklu sanığı Dursun Çiçek’in çapraz sorgusunda gündeme gelmişti. Çiçek, bu sitelerde beyaz propaganda yapıldığını savunmuştu. Çiçek, irtica.org isimli siteyle ilgili de ‘irtica’ konusunun Genelkurmay 2. Bilgi Destek Şube Müdürlüğü’nün alanı olduğunu söylemişti. Savcılık, 2. Bilgi Destek Şube Müdürü İlker Ziya Göktaş’ı da ifadeye çağırdı.</p>
<p>4 AYRI NOKTADA ARAMA YAPILDI<br />
‘Kaos Planı’ belgesinde imzası bulunan Albay Dursun Çiçek ile ilgili soruşturmada adı geçen muvazzaf askerlere de sorgu yolu gözüktü. Çiçek’in 3. Bilgi Destek şube müdürüyken amiri olan Tümgeneral Mustafa Bakıcı ve Genelkurmay karargâhında birlikte faaliyet yürüttüğü diğer şube müdürleri de sorgulanacak. Soruşturma kapsamında emekli Deniz Albay Recai Alkan ve Deniz Yarbay Altunay Şahin’in Gölcük Değirmendere’deki, Deniz Binbaşı Cem Şimşek’in Gölcük’teki, Deniz Binbaşı Fatih Koca’nın İskenderun’daki ve sivil memur Mehmet Bülent Sarıkahya’nın Ankara Çankaya’daki ev ve işyerlerinde dün arama yapıldı. Sivil memur Sarıkahya, 42 internet sitesinin ‘domain’lerinin üzerine kayıtlı olduğu kişi. Sarıkahya ayrıca karargâhta yapılan belge temizleme işlemlerine de katılmıştı. Sarıkahya’nın Albay Çiçek’in yanında çalıştığı belirlenmişti. İfadeye çağırılan isimler şöyle: Orgeneral Hasan Iğsız,<br />
korgeneraller İsmail Hakkı Pekin, Tuğgeneral Hıfzı Çubuklu, Tümgeneral albaylar Orhan Güçlü, Ziya İlker Göktaş,</p>
<p>Hulusi Gülbahar, Altunay Şahin, Yarbay Cem Şimşek, Yüzbaşı albaylar Recai A., memur Mehmet Bülent Sarıkahya. Binbaşı emekli ve sivil</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://privacy.cyber-rights.org.tr/?feed=rss2&amp;p=1189</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Today&#8217;s Zaman: Gen. Iğsiz given three days to testifyiın propaganda website probe</title>
		<link>http://privacy.cyber-rights.org.tr/?p=1187</link>
		<comments>http://privacy.cyber-rights.org.tr/?p=1187#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 04 Aug 2010 11:29:42 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Propaganda]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://privacy.cyber-rights.org.tr/?p=1187</guid>
		<description><![CDATA[Today&#8217;s Zaman: Gen. Iğsiz given three days to testifyiın propaganda website probe (04 August, 10&#8243;0)
A prosecutor who has been investigating several websites set up by the General Staff to back the Turkish Armed Forces&#8217; (TSK) alleged propaganda campaigns against civilian groups on Monday summoned 19 active duty and retired military officers, including 1st Army Corps [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Today&#8217;s Zaman: Gen. Iğsiz given three days to testifyiın propaganda website probe (04 August, 10&#8243;0)</p>
<p>A prosecutor who has been investigating several websites set up by the General Staff to back the Turkish Armed Forces&#8217; (TSK) alleged propaganda campaigns against civilian groups on Monday summoned 19 active duty and retired military officers, including 1st Army Corps Commander Gen. Hasan Iğsız, to give testimony as suspects in the Ergenekon probe by Friday.<br />
Ergenekon is a clandestine organization nested within the state and bureaucracy aiming to foment chaos in society, leading to a military takeover.<br />
Prosecutor Zekeriya Öz said in the call, which was marked “urgent,” that suspects, including six retired and 13 active duty officers, should come to testify within three days. If they fail to appear at the courthouse by Friday without any excuse, the prosecutors may obtain a court warrant ordering their apprehension by police force.<br />
The General Staff&#8217;s legal counsel, Brig. Gen. Hıfzı Çubuklu, is also among the officers who have been summoned to testify as part of the probe.<br />
Öz&#8217;s call comes at a time when a critical Supreme Military Council (YAŞ) meeting has been discussing promotions for dozens of military officers. Gen. Iğsız is hoping to be promoted and replace current Land Forces Commander Gen. Işık Koşaner, who is expected to step in as the new chief of General Staff. Gen. Iğsız&#8217;s promotion was expected according to prior military practice, but his connection with “black propaganda websites” may prevent his promotion. This year&#8217;s YAŞ, which convened on Sunday to discuss the promotion and dismissal of dozens of military officers, is expected to announce its decisions today. Among the active duty officers summoned to testify were: Gen. Iğsız, Vice Adm. Mehmet Otuzbiroğlu, Lieut. Gen. İsmail Hakkı Pekin, Brig. Gen. Çubuklu, Brig. Gen. Mustafa Bakıcı, Col. Orhan Güçlü, Col. Sedat Özüer, Col. Ziya Ülker Göktaş, Col. Dursun Çiçek, Col. Hulusi Gülbahar, Col. Cemal Gökçeoğlu and Capt. Murat Uslukılıç.<br />
The existence of the TSK’s websites was revealed in an e-mail sent by a military officer to a number of newspapers and journalists last year. The officer, who asked to remain anonymous, claimed that the armed forces had established 42 separate websites to back its psychological warfare against civilian groups it deemed “reactionary,” “separatist,” “pro-AK Party” and “anti-TSK.” The TSK also monitored the activities of more than 400 Turkish and foreign language websites. According to a document the officer attached to his letter, the plan against the websites was made at the “Third Information Support Unit” by Col. Gökçeoğlu, Col. Özüer, Col. Göktaş, Col. Çiçek, Col. Gülbahar, Col. Güçlü, Brig. Gen. Bakıcı and Lt. Gen. Mehmet Eröz. The plan was coordinated by Lt. Gen. Pekin, Vice Adm. Otuzbiroğlu, Brig. Gen. Çubuklu and Gen. Hasan Iğsız. The document bore the initials of all those army officers and a note next to the initials of Gen. Iğsız that read: “Submitted to Esteemed Commander.” Chief of General Staff Gen. İlker Başbuğ was also reportedly informed about the plan.<br />
The source who revealed the existence of the websites also indicated in his letter that the TSK’s 42 websites were shut down after they made their way into news stories. “After news reports found their way into the media, these websites were shut down and restructured. They were later re-activated after approval from the junta and the commanding unit of the TSK,” the letter said.<br />
As part of the probe into the websites, five locations have been searched by the police in accordance with a court order. Among the addresses raided late on Monday was Lt. Col. Fatih Koca’s villa in the Başiskele district of the northwestern province of Kocaeli. The comprehensive search lasted six hours under tight security. Koca is on duty at the Naval Supply Support Command in İskenderun, where six soldiers were killed by terrorists in May. Koca was also brought to Kocaeli from İskenderun by plane. There were other raids in Ankara, İzmir and the Gölcük district of Kocaeli. The searches were launched in accordance with a document titled “Hayhay,” which was seized at the house of retired Capt. Hasan Ataman Yıldırım, an Ergenekon suspect. Two other addresses searched in Kocaeli were military lodges, sources said.<br />
Two websites overlap with action plan<br />
According to Ergenekon prosecutors, two of the websites in question have similarities to the Action Plan to Fight Reactionaryism, a notorious document aimed at undermining the ruling Justice and Development Party (AK Party) and the faith-based Gülen movement. The plot in question was reportedly drafted by Col. Çiçek and suggests that the TSK made systematic preparations to damage the image of the ruling AK Party government and the Gülen movement in the eyes of the public, to play down the Ergenekon investigation and to garner support for members of the military arrested as part of the investigation.<br />
According to an indictment over the action plan which was accepted by the İstanbul 13th High Criminal Court in April, two websites &#8211;www.irtica.org and www.irtica.net&#8211;overlap with the plans and activities mentioned in the action plan and intensively focus on topics that are frequently mentioned in the action plan. The indictment also states that the purpose behind the Internet sites was to win over public opinion by disseminating fabricated information. The websites include news and stories intended to alarm the public about the supposed threat of religious fundamentalism &#8211;or reactionaryism &#8211;taking hold. The action plan included a plot to have individuals such as Nurettin Veren, a former member of the Gülen community, make statements against the community saying their real purpose was to establish Shariah law in Turkey.<br />
In a press conference in Nov. 2009, Gen. Çubuklu admitted that the General Staff had established such websites. “The TSK has websites established to monitor threatening reactionary and separatist factors within the plans and directives of the Prime Ministry,” he said, adding that a normal “process” had been reported by the media to the public in a “different” language.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://privacy.cyber-rights.org.tr/?feed=rss2&amp;p=1187</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Bianet: Fatih Altaylı Ekşi Sözlük&#8217;te 97 Metni Kaldırttı</title>
		<link>http://privacy.cyber-rights.org.tr/?p=1185</link>
		<comments>http://privacy.cyber-rights.org.tr/?p=1185#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 03 Aug 2010 13:16:02 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[5651 No.lu Kanun]]></category>
		<category><![CDATA[9. Madde]]></category>
		<category><![CDATA[Ekşi Sözlük]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://privacy.cyber-rights.org.tr/?p=1185</guid>
		<description><![CDATA[Bianet: Fatih Altaylı Ekşi Sözlük&#8217;te 97 Metni Kaldırttı
Beyoğlu 4. Sulh Ceza Mahkemesi, HaberTürk gazetesi yetkilisi Fatih Altaylı ile ilgili Ekşi Sözlük&#8217;te girilen 97 metne yasak getirdi. Sözlük kullanıcıları karara tepkili&#8230;
İstanbul &#8211; BİA Haber Merkezi
03 Ağustos 2010, Salı
Gazeteci Fatih Altaylı, Ekşi Sözlük&#8217;te kendi adı altında kaleme alınmış 97 yazıya kişilik haklarının hedef alındığı iddiasıyla avukatı aracılığıyla [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://www.bianet.org/bianet/ifade-ozgurlugu/123882-fatih-altayli-eksi-sozlukte-97-metni-kaldirtti">Bianet: Fatih Altaylı Ekşi Sözlük&#8217;te 97 Metni Kaldırttı</a></p>
<p>Beyoğlu 4. Sulh Ceza Mahkemesi, HaberTürk gazetesi yetkilisi Fatih Altaylı ile ilgili Ekşi Sözlük&#8217;te girilen 97 metne yasak getirdi. Sözlük kullanıcıları karara tepkili&#8230;<br />
İstanbul &#8211; BİA Haber Merkezi<br />
03 Ağustos 2010, Salı</p>
<p>Gazeteci Fatih Altaylı, Ekşi Sözlük&#8217;te kendi adı altında kaleme alınmış 97 yazıya kişilik haklarının hedef alındığı iddiasıyla avukatı aracılığıyla yasak getirilmesini istedi.</p>
<p>Habertürk gazetesi Yayın Yönetmeni Altaylı, avukatı Emine Rezzan Aydınoğlu aracılığıyla Beyoğlu 4. Sulh Ceza Mahkemesi&#8217;nden söz konusu içeriklerin yayından kaldırılmasını talep etti.</p>
<p>9 Temmuz&#8217;da mahkeme, 5651 sayılı İnternet Suçlarına İlişkin Yasa uyarınca Ekşi Sözlük&#8217;teki 97 metni yayından kaldırdı. Yasak, Ekşi Sözlük&#8217;te İnternet kullanıcılarının tepkilerine neden oluyor. Ekşi Sözlük&#8217;te yayından kaldırma kararı, 1221. yazı girişinde duyuruluyor.<br />
Ekşi Sözlükçülerden tepkiler</p>
<p>Bir Ekşi Sözlük yazarı, &#8216;hakkında yazdığım birkaç entry&#8217;m (girdi) mahkeme kararınca silinmiş bulunmakta. o değil de, yüz kişiye sorsalar yüzü de legal derdi, hatta birinde kendi söylediklerini alıntı yapmıştım. eh hakim gg demiş, yapacak bir şey yok. tarihçemde kara leke oldu&#8217; diyor.</p>
<p>Diğeriyse, &#8216;Yine de özgürlüğümüzü haber kanallarında savunduğu için, daha özgür bir türkiye&#8217;nin hayalini kurabildiğimiz için teşekkürler. İyi ki var kendisi&#8217; sözleriyle Altaylı&#8217;ya sahip çıkıyor.</p>
<p>Bu görüşe bir  diğeri yanıt veriyor: &#8216;ekşici kokuşmuşlar adlı yazısından sonra kendisi hakkında ne yazılmışsa sildiren türkiye&#8217;nin gelmiş geçmiş en iyi gazetecisi!&#8217; (EÖ)</p>
<p><a href="http://www.medyaradar.com/haber/-47668/fatih-altaylinin-eksi-sozluk-zaferi-altayli-siteyi-nasil-altetti-medyaradar---ozel.html">Ek Not:</a><br />
Ekşi Sözlük’ü bu sabah açanlar şöyle bir yazıyla karşılaştı:<br />
&#8220;fatih altaylı başlığında yer alan yazılardan 97 adedi &#8220;av. emine rezzan aydınoğlu’nun talebi ile 5651 sayılı yasa gereğince beyoğlu 4. sulh ceza mahkemesi’nin 09/07/2010 tarih ve 2010/64müt. kararı ile yayından sürekli olarak çıkartılmıştır.&#8221;</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://privacy.cyber-rights.org.tr/?feed=rss2&amp;p=1185</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Hurriyet Daily News: Turkish protesters search for unrestricted Internet, blocked by judiciary</title>
		<link>http://privacy.cyber-rights.org.tr/?p=1183</link>
		<comments>http://privacy.cyber-rights.org.tr/?p=1183#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 21 Jul 2010 11:06:30 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[5651 No.lu Kanun]]></category>
		<category><![CDATA[Censorship]]></category>
		<category><![CDATA[Protesto]]></category>
		<category><![CDATA[Turkey]]></category>
		<category><![CDATA[YouTube]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://privacy.cyber-rights.org.tr/?p=1183</guid>
		<description><![CDATA[Turkish protesters search for unrestricted Internet, blocked by judiciary &#8211; Hurriyet Daily News and Economic Review
Sunday, July 18, 2010
ISTANBUL &#8211; Daily News with Radikal
Marching for freedom of speech and the right to access information and share opinions, hundreds of protesters gather at central Istanbul’s Taksim Square to voice their opposition to recent judicial decisions that [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://www.hurriyetdailynews.com/n.php?n=judiciary-in-conflict-with-free-internet-demand-2010-07-18">Turkish protesters search for unrestricted Internet, blocked by judiciary &#8211; Hurriyet Daily News and Economic Review</a></p>
<p>Sunday, July 18, 2010<br />
ISTANBUL &#8211; Daily News with Radikal</p>
<p>Marching for freedom of speech and the right to access information and share opinions, hundreds of protesters gather at central Istanbul’s Taksim Square to voice their opposition to recent judicial decisions that have cemented the Turkish government’s ban on YouTube and thousands of other websites. ‘We claim Turkey is an information highway. How can an information highway exist when 7,000 exits are blocked?’ says one protester</p>
<p>Despite the hot weather, more than a thousand people marched Saturday in Istanbul demanding a free Internet in response to a recent court order that cemented the ban of YouTube.</p>
<div style="text-align:center;"><img src="http://cyberlaw.org.uk/wp-content/uploads/2010/07/38497_417357098515_705278515_4468188_2584385_n.jpg" alt="38497_417357098515_705278515_4468188_2584385_n.jpg" border="0" width="500" height="350" /></div>
<p>YouTube, the popular video-sharing portal and symbolic website representing protests for Internet freedom in Turkey, has been banned by a series of court decisions, the earliest of which dates back to May 5, 2008 apparently for insulting the memory of legendary Turkish figure Mustafa Kemal Atatürk.</p>
<p>The actual problem, according to the courts, is YouTube’s parent, Google. The search engine giant is in a dispute with the Turkish government over taxes.</p>
<p>Another part of the ongoing dispute regards proxy websites that bypass government restrictions on access to blocked websites. In response to a question submitted by Prosecutor Kürşat Kural from Ankara Chief Public Prosecutor’s Office’s Press Crimes Investigation Bureau, the Telecommunication Transmission Directorate, or TİB, said 44 new IP addressed were identified as able to provide access to YouTube.</p>
<p>Kural demanded an additional decision from an Ankara criminal court to block the 44 new sites. When the court applied for bans on the IPs, an objection to the decision carried the case to a higher court, where the case about the new IP addresses continues.</p>
<p>Nihad Karslı, a lawyer for the Internet Technologies Association, or İNTED, said they plan to object if the lower court’s decision is not overturned and will likely take the matter to the European Court of Human Rights if necessary.</p>
<p>Street disagrees with courtroom</p>
<p>The march on İstiklal Avenue in Istanbul on Saturday attracted several hundreds of people from various Internet groups, nongovernmental organizations and Internet platforms such as many popular Turkish websites, including sourtimes.org, zaytung.com and bobiler.org, the Young Civilians, Penguen magazine, ‘Sansüre Sansür’ (Censor Censorship) and ‘Sansüre Karşı Ortak Platform’ (Joint Platform against Censorship). The group gathered at Taksim Square at 5 p.m. and marched to Galatasaray Square holding large banners reading ‘Censorship-free Internet,’ ‘Do not click on our freedom,’ and ‘Censorship protects you from the truth.’ Demonstrators also had whistles, portable music systems and tambourines.</p>
<div style="text-align:center;"><img src="http://cyberlaw.org.uk/wp-content/uploads/2010/07/4808102427_51da932fed_b.jpg" alt="4808102427_51da932fed_b.jpg" border="0" width="500" height="340" /></div>
<p>The joint press declaration read at Galatasaray Square protested Law No. 5651, which has resulted in access to more than 5,000 Internet sites being blocked in Turkey. The protesters demanded that the law be repealed and access to the sites affected by the law be re-established. An additional 500 websites are banned by various other laws and the protesters demanded that Turkish Internet users be allowed to access them as well.</p>
<p>‘The Internet is the good news of a full attentive utopia of democracy being possible without a hierarchy,’ the statement read. ‘We, as Internet users, do not accept laws that do not fit the Information Age. We know that the recent Internet policies followed by government institutions is censorship.’</p>
<p>The demonstrators demanded an unrestricted Internet from the government in the name of the freedom of speech and the right to obtain information.</p>
<p>Dylan Ware, a musician who promotes his work on YouTube, said: ‘I think it is very important to protect our right to access documentation and other people’s opinions and to be able to express our own and have people hear them. It is one of the most important things for democracy and it is the key to development for a country. We have to protect that. Because people try to take that right away from us regularly, that is what happening now. Blocking YouTube because somebody said something bad about Atatürk is like blocking books. It is too wide reaching. It interferes with our basic human rights. Turkey signed the European Convention of Human Rights in 1950 and article 10 guarantees our right to be able to express ourselves. This law breaks this agreement and human rights.’</p>
<p>Faik Polat, a member of the Censorship-free Internet platform, said: ‘Today 7,000 sites are blocked in Turkey. If we want to be an information society, why are 7,000 sites blocked? We claim Turkey is an information highway. How can an information highway exist when 7,000 exits are blocked?’</p>
<p>Merve Alıcı, a member of the Young Civilians, said: ‘The legal basis for this ban was in fact related to child porn. But this decision was exploited and now 7,000 sites are blocked. With this protest, we have reached many people because there has been broad participation. We not only protest, but also we convey our declaration to Parliament. I believe this will be taken seriously.’</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://privacy.cyber-rights.org.tr/?feed=rss2&amp;p=1183</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Today&#8217;s Zaman: Hundreds gather in Taksim to protest YouTube ban</title>
		<link>http://privacy.cyber-rights.org.tr/?p=1181</link>
		<comments>http://privacy.cyber-rights.org.tr/?p=1181#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 21 Jul 2010 10:04:00 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[5651 No.lu Kanun]]></category>
		<category><![CDATA[Censorship]]></category>
		<category><![CDATA[Protesto]]></category>
		<category><![CDATA[Turkey]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://privacy.cyber-rights.org.tr/?p=1181</guid>
		<description><![CDATA[Hundreds gather in Taksim to protest YouTube ban: &#8220;Hundreds gather in Taksim to protest YouTube ban
Hundreds of people gathered in İstanbul’s Taksim neighborhood on Saturday to protest a YouTube ban in Turkey because of video clips that allegedly insulted the founder of the Turkish Republic, Mustafa Kemal Atatürk.
A person named Deniz Kaynak, who issued a [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://www.todayszaman.com/tz-web/news-216478-100-hundreds-gather-in-taksim-to-protest-youtube-ban.html">Hundreds gather in Taksim to protest YouTube ban</a>: &#8220;Hundreds gather in Taksim to protest YouTube ban<br />
Hundreds of people gathered in İstanbul’s Taksim neighborhood on Saturday to protest a YouTube ban in Turkey because of video clips that allegedly insulted the founder of the Turkish Republic, Mustafa Kemal Atatürk.</p>
<p>A person named Deniz Kaynak, who issued a press statement on behalf of the protestors in front of Galatasaray High School in Taksim, said that they, as Internet users, do not want a ban that is not compatible with the information age. Stating that they know what is really behind the YouTube ban, Kaynak underlined that YouTube is banned because of censorship. ‘We all came together to emphasize that people’s freedom of expression and right to access information cannot be hampered. We are searching for a solution on the streets. We protest the ban and want the right to Internet access without censorship,’ Kaynak stated.</p>
<p>The hundreds of protesters held signs that read ‘Say no to censorship, the government’s censorship protects you from reality, do not click away our freedom.’</p>
<p>YouTube has been banned several times, mostly for the same reason: insulting Atatürk. Turkey began blocking access to websites in 2007, after Parliament adopted a law against cybercrime in an effort to curb child pornography, prevent the dissemination of terrorist propaganda and stamp out illegal gambling. Websites deemed to be disrespectful of Turkey’s founder Atatürk and of religious beliefs were also outlawed. İstanbul Today’s Zaman</p>
<p>19 July 2010, Monday</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://privacy.cyber-rights.org.tr/?feed=rss2&amp;p=1181</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>BBC Türkçe: Türkiye&#8217;de internet kısıtlamasına karşı ilk eylem</title>
		<link>http://privacy.cyber-rights.org.tr/?p=1179</link>
		<comments>http://privacy.cyber-rights.org.tr/?p=1179#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 21 Jul 2010 10:01:12 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[5651 No.lu Kanun]]></category>
		<category><![CDATA[Erişim Engelleme]]></category>
		<category><![CDATA[Protesto]]></category>
		<category><![CDATA[Türkiye]]></category>
		<category><![CDATA[Yaman Akdeniz]]></category>
		<category><![CDATA[YouTube]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://privacy.cyber-rights.org.tr/?p=1179</guid>
		<description><![CDATA[BBC Turkce &#8211; Multimedya &#8211; Türkiye&#8217;de internet kısıtlamasına karşı ilk eylem
20.07.2010
Türkiye&#8217;de haftalardır tartışılan internet kısıtlamaları hafta sonunda ilk kez, İstanbul&#8217;da bir protesto eylemine hedef oldu.
Türkiye&#8217;deki kullanıcılar Google ve Youtube&#8217;un da aralarında olduğu binlerce siteye erişimde kısıtlamalarla karşılaşıyor.
sansürsüzinternet.org.tr adlı bir platform altında bir araya gelen yüzlerce gösterici, Taksim Meydanı&#8217;nda buluşarak, Galatasaray Lisesi önüne kadar yürüdü.
Talepleri, bazı [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://www.bbc.co.uk/turkce/multimedya/2010/07/100720_aud_turkey_internet.shtml">BBC Turkce &#8211; Multimedya &#8211; Türkiye&#8217;de internet kısıtlamasına karşı ilk eylem</a></p>
<p>20.07.2010</p>
<p>Türkiye&#8217;de haftalardır tartışılan internet kısıtlamaları hafta sonunda ilk kez, İstanbul&#8217;da bir protesto eylemine hedef oldu.</p>
<p>Türkiye&#8217;deki kullanıcılar Google ve Youtube&#8217;un da aralarında olduğu binlerce siteye erişimde kısıtlamalarla karşılaşıyor.</p>
<p>sansürsüzinternet.org.tr adlı bir platform altında bir araya gelen yüzlerce gösterici, Taksim Meydanı&#8217;nda buluşarak, Galatasaray Lisesi önüne kadar yürüdü.</p>
<p>Talepleri, bazı sitelere erişimin engellemesine karşı çıkmaktı.</p>
<p>İstanbul&#8217;dan Kürşat Akyol, bu gösteriyi izledi ve eyleme katılanlarla konuştu.</p>
<p>Göstericiler özellikle erişim engellemelerine gerekçe gösterilen 5651 sayılı yasanın kaldırılmasını istiyor.</p>
<p>Eylemciler bu gibi gösterileri Ankara ve İzmir&#8217;de de düzenlemeyi planlıyor.</p>
<p>sansürsüzinternet.org.tr platformu eylemlerine özellikle Eylül&#8217;den sonra hız vermeyi öngörüyor.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://privacy.cyber-rights.org.tr/?feed=rss2&amp;p=1179</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>CNet Türkiye: Sansüre karşı ilk kurşun</title>
		<link>http://privacy.cyber-rights.org.tr/?p=1175</link>
		<comments>http://privacy.cyber-rights.org.tr/?p=1175#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 21 Jul 2010 09:52:16 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[5651 No.lu Kanun]]></category>
		<category><![CDATA[Düşünce Özgürlüğü]]></category>
		<category><![CDATA[Erişim Engelleme]]></category>
		<category><![CDATA[Protesto]]></category>
		<category><![CDATA[Sansür]]></category>
		<category><![CDATA[Sansürsüz Internet]]></category>
		<category><![CDATA[Sivil Toplum]]></category>
		<category><![CDATA[Türkiye]]></category>
		<category><![CDATA[Yaman Akdeniz]]></category>
		<category><![CDATA[YouTube]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://privacy.cyber-rights.org.tr/?p=1175</guid>
		<description><![CDATA[Sansüre karşı ilk kurşun
Yazan:Hakan Kilyusufoğlu Salı, 20 Temmuz 2010 13:57
İnternet sansürüne karşı ilk fiziksel eylem İstanbul Taksim Meydanı&#8217;nda gerçekleştirildi. 
Youtube yasağı ile özdeşleşen sansür uygulamalarına karşı şimdiye kadar pek çok sanal eylem düzenlendi. Geçtiğimiz cumartesi günü ise bambaşka bir olay oldu ve günün çoğunu bilgisayar başında geçiren pek çok kişi klavye başından kalkarak Taksim meydanına [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://cnetturkiye.com/editor-yorumlari/4587-sansure-karsi-ilk-kursun">Sansüre karşı ilk kurşun</a></p>
<p>Yazan:Hakan Kilyusufoğlu Salı, 20 Temmuz 2010 13:57</p>
<p>İnternet sansürüne karşı ilk fiziksel eylem İstanbul Taksim Meydanı&#8217;nda gerçekleştirildi. </p>
<p>Youtube yasağı ile özdeşleşen sansür uygulamalarına karşı şimdiye kadar pek çok sanal eylem düzenlendi. Geçtiğimiz cumartesi günü ise bambaşka bir olay oldu ve günün çoğunu bilgisayar başında geçiren pek çok kişi klavye başından kalkarak Taksim meydanına indi!</p>
<p>Meydandan Galatasaray Lisesi&#8217;ne kadar ellerinde pankartlarla yürüyen yaklaşık 1000 kişilik grup oldukça renkli bir şekilde seslerini yükseltti. Yapılan basın açıklaması ile 6 binden fazla sitenin şu an çeşitli sebeplere erişime kapatılmış olmasının altı çizilerek vatandaşların ifade özgürlüğü ve bilgi edinme hakkının engellenemeyeceğine vurgu yapıldı.</p>
<p>Radikal Gazetesi yazarlarından Serdar Kuzuloğlu&#8217;nun önemli katkılarıyla gerçekleştirilen bu eylem, hayatında daha önce hiçbir protesto yürüyüşüne katılmamış olması pek muhtemel yüzlerce kişinin ilk kurşunu beraber sıkması açısından ayrı bir önem taşıyor.</p>
<div style="text-align:center;"><img src="http://cyberlaw.org.uk/wp-content/uploads/2010/07/34571_417356713515_705278515_4468180_4637070_n.jpg" alt="34571_417356713515_705278515_4468180_4637070_n.jpg" border="0" width="500" height="350" /></div>
<p>Sanal alemde çok sayıda eylemle protesto edilen, hukuki ortamda da Doç. Dr. Yaman Akdeniz gibi akademisyenlerimizin öncülüğünde mücadele edilen internet sansürleri için sanal alemden fiziksel aleme doğru yaşadığımız bu eksen kaymasına galiba ihtiyacımız vardı. Sosyal ağlarda birbirlerini takma isimleriyle ve profil fotoğraflarıyla tanıyan insanlar belki de ilk defa birbirlerinin gözünde sanallıktan çıkarak gerçekliğe büründüler.</p>
<p>&#8216;Türkiye&#8217;yi Youtube mu yönetiyor&#8217; ve benzeri sert açıklamalarla sürekli sansürü savunan Ulaştırma Bakanı Binali Yıldırım&#8217;a göre yapılan uygulamanın yanlış olduğunu söyleyen biz bilişim yazarları da Google&#8217;ın sponsorlarıyız. Vatan haini olmamıza da ramak kaldı&#8230;</p>
<p>Artık çok iyi biliniyor ki yasağın gerçek sebebi vergi meselesi. Nitekim &#8216;Vergilerini ödesinler, istedikleri yayını yapsınlar&#8217; açıklamasının da sahibi olan Binali Yıldırım, milyonlarca internet kullanıcısının mağdur edilmesini de çok fazla önemsemiyor. Hatta vatandaşların bu yasaklamayı desteklediğini söylemekte bir sakınca görmüyor.</p>
<p>Youtube sansüründen kafamızı kaldırdığımızda bir iddiaya göre 6000 bir diğerine göre 8000 internet sitesinin erişime kapalı olduğu gerçeğini görüyoruz. Tam rakamı bilmiyoruz çünkü ilgili devlet kurumları açıklama yapmıyor. Bu noktada gittikçe keyfiyete dönen ve Türkiye&#8217;yi dünyaya kapatan bir karanlığın içine sürüklenmek endişesiyle sesimizi yükseltiyoruz. &#8216;Yavaş yavaş uygulamaya sokulan gizli bir plan mı var?&#8217; düşüncesi kafalarda yer etmeye başlıyor&#8230;  </p>
<p>Ulaştırma Bakanlığı ile arka bahçesi olan Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu&#8217;nun en yetkili makamlarında oturanlar bizim vatan sevgimizi sorgulamaya devam etsinler, biz de bildiklerimizi herkese anlatmaya devam edelim&#8230;   </p>
<p>Uluslararası bir kurumun ülkemizde vergi kaçırdığını iddia ediyorsanız yapılması gereken şey uluslararası ticaret mahkemelerine başvurmak ve devletlerarası ilgili kurumları iletişime geçirmek değil midir? Hukuk ve diyalog yerine inatlaşma ve sansür ile geldiğimiz nokta ortada&#8230;</p>
<p>Çocuk pornografisi, uyuşturucu kullanımı özendirme, terör örgütlerinin propagandası gibi konuları işleyen sitelerin yasaklanması hatta dijital iz takibi ile sorumlularının bulunması konusunda kimsenin itirazı yok. &#8216;Google dünya devi uluslararası bir şirkettir, vergi isteyemezsiniz&#8217; diyen de yok! Biz soruna kavgacı değil yapıcı yaklaşan, düğümlemeye değil çözmeye çalışan ve tüm bunları hukuki açıkları silah olarak kullanmadan yapan yöneticiler görmek istiyoruz.</p>
<p>Gösterilen tepkilerin sokağa dökülmesi aslında sorunun çözülmek istenmediği, sansürlerin genişleyerek devam edeceği yöünündeki kaygıların artmasının bir yansıması olarak görülmeli ve o şekilde algılanmalıdır. </p>
<p>Sansürsüz internete kavuşmak dileğiyle&#8230;</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://privacy.cyber-rights.org.tr/?feed=rss2&amp;p=1175</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Radikal: İnternet sitelerini yasaklamak (1)</title>
		<link>http://privacy.cyber-rights.org.tr/?p=1173</link>
		<comments>http://privacy.cyber-rights.org.tr/?p=1173#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 21 Jul 2010 09:48:19 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[5651 No.lu Kanun]]></category>
		<category><![CDATA[AGIT]]></category>
		<category><![CDATA[Düşünce Özgürlüğü]]></category>
		<category><![CDATA[Erişim Engelleme]]></category>
		<category><![CDATA[Sansür]]></category>
		<category><![CDATA[Türkiye]]></category>
		<category><![CDATA[Yaman Akdeniz]]></category>
		<category><![CDATA[YouTube]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://privacy.cyber-rights.org.tr/?p=1173</guid>
		<description><![CDATA[Radikal / İnternet sitelerini yasaklamak (1) / Türkiye / JOOST LAGENDIJK
JOOST LAGENDIJK
Türkiye &#8211; 21/07/2010
joost.lagendijk@radikal.com.tr
Geçen cumartesi büyük bir başarıydı. 2 bine yakın insan, internete yönelik kısıtlamaları protesto etmek için Taksim Meydanı’nda toplandı. Göstericiler arasında, internete özgürlük çağrısı yapan sivil toplum kuruluşları, internet sitelerinin temsilcileri ve okurları, yanı sıra internet sansüründen olumsuz etkilenen özel şirketlerin çalışanları vardı. [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://www.radikal.com.tr/Default.aspx?aType=RadikalYazarYazisi&#038;ArticleID=1009170&#038;Yazar=JOOST%20LAGENDIJK&#038;Date=21.07.2010&#038;CategoryID=97">Radikal / İnternet sitelerini yasaklamak (1) / Türkiye / JOOST LAGENDIJK</a></p>
<p>JOOST LAGENDIJK<br />
Türkiye &#8211; 21/07/2010<br />
joost.lagendijk@radikal.com.tr</p>
<p>Geçen cumartesi büyük bir başarıydı. 2 bine yakın insan, internete yönelik kısıtlamaları protesto etmek için Taksim Meydanı’nda toplandı. Göstericiler arasında, internete özgürlük çağrısı yapan sivil toplum kuruluşları, internet sitelerinin temsilcileri ve okurları, yanı sıra internet sansüründen olumsuz etkilenen özel şirketlerin çalışanları vardı. İlk kez 50’den fazla sivil toplum kuruluşu, sivil girişim, insan hakları örgütü ve online topluluklar, ‘İnternet Sansürüne Karşı Ortak Platform’ oluşturmayı başardı. Sitesine www.sansursuzinternet.org.tr adresinden ulaşılabilen platform, ‘interneti kontrol etmek yönünde yasadışı ve keyfi çabalar’ diye tanımladığı uygulamaları protesto etmeyi sürdürecek.</p>
<p>Üç yıl önce işlerin bu kadar tatsız bir hal alacağını pek kimse beklemiyordu. Mayıs 2007’de Türkiye hükümeti internetteki yayınları düzenlemek ve bu yayınlar yoluyla işlenen suçları önlemek için 5651 sayılı yasayı çıkardı. Bu, popüler görüntü paylaşım sitesi YouTube üzerinden ulaşılabilen ve Türkiye Cumhuriyeti’nin kurucusu Mustafa Kemal Atatürk’ü de içeren hakaret edici videolarla ilgili kaygılara bir cevaptı. Fakat yasa, çocuk pornografisi ve diğer müstehcen içerik barındıran, yanı sıra intihar ve uyuşturucular hakkında<br />
bilgi veren, üstelik sayıları giderek artan sitelerle de başa çıkma amacı taşıyordu.</p>
<p>Kabul edilmesinin ilk yılında 5651 sayılı yasanın en bilinen tatbiki YouTube’la ilgili oldu. Çeşitli Türk mahkemelerinin, Atatürk’e hakaret eden bazı amatörce Yunan videolarını gösterdiği için YouTube aleyhinde kararlar vermesinin ardından, Ankara 1. Sulh Ceza Mahkemesi Mayıs 2008’de nihai engelleme talimatını verdi.</p>
<p>O dönemde pek az insan yasağı ciddiye alıyordu. Birçokları, ben de dahil, bunun bazı eski kafalı yargı üyesinin son çırpınışları olduğunu düşünüyordu; bu kararlar hiçbir yere varmayacaktı, çünkü herkes, hükümet de dahil, bu çağda internet sitelerini yasaklamanın hiçbir manası olmadığını çok geçmeden anlayacaktı. AB başmüzakerecisi Egemen Bağış’ın 2008’de Avrupa Parlamentosu’nda YouTube yasağıyla ilgili soru soran parlamenterlere, geniş bir gülümsemeyle bunun geçici bir sıkıntı olduğunu ve oğlunun kendisine mevcut koşullarda yasağın etrafından dolanmanın yolunu gösterdiğini anlattığını hatırlarım. Başbakan Erdoğan da, gazetecilerin YouTube’a erişimin engellendiğini hatırlatması üzerine benzer açıklamalarda bulunmuş, ‘Ben girebiliyorum, siz de girebilirsiniz,’ diye yanıt vermişti. Yasak tepeden tırnağa gülünç görünüyordu; kısa süre sonra gerçeklik ve sağduyu<br />
galebe çalacak gibiydi. Birçok insanın ruh halini, internet üzerinden yayılan şu tepki gayet iyi özetliyordu: ‘Atatürk resmi üzerine biraz ruj sürüp aptalca bir video yapan Yunanistan’daki sivilceli yeniyetme, şu an inanılmaz bir güç hissediyor olmalı. Olsa olsa bir olgunlaşmamışlık göstergesi şeklinde yorumlanması gereken bir eylemle, Türkiye’de yaşayan 75 milyon insanın Türkiye’nin kültürünün, güzelliğinin ve müziğinin dünyadaki milyonlarca insanla paylaşılabileceği bir siteye ulaşmasını engellemeyi başardı. Süregiden bu yasağın sorumlusu olanlar, Atatürk’ün çocukça bir videodan etkilenmeyecek olan gücüne ve vatandaşlarının neyi izleyip izlemeyeceğine kendilerinin karar verme yeteneğine ne kadar da güvensizler.’ Fakat bu sadece başlangıçtı.</p>
<p>Bu yılın ocak ayında, Türkiye’nin de üyesi olduğu Avrupa Güvenlik ve İşbirliği Teşkilatı (AGİT), Türkiye’deki internet sansürünü sertçe eleştiren bir rapor yayımladı. Rapor, 5651 sayılı yasanın tehlikelerini başından beri gören insanlardan biri olan, İstanbul Bilgi Üniversitesi doçentlerinden Dr. Yaman Akdeniz tarafından hazırlandı. Rapora göre, Aralık 2009’a gelindiğinde, yaklaşık 3 bin 700 siteye erişim, 5651 sayılı yasa uyarınca engellenmişti. Raporda varılan sonuçlara ve yasağın Türkiye’nin dış dünyadaki imajına verdiği zarara dair daha fazlası bir sonraki yazımda.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://privacy.cyber-rights.org.tr/?feed=rss2&amp;p=1173</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Hurriyet Daily News: Banning websites (I)</title>
		<link>http://privacy.cyber-rights.org.tr/?p=1171</link>
		<comments>http://privacy.cyber-rights.org.tr/?p=1171#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 21 Jul 2010 09:43:02 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[5651 No.lu Kanun]]></category>
		<category><![CDATA[Censorship]]></category>
		<category><![CDATA[Düşünce Özgürlüğü]]></category>
		<category><![CDATA[Erişim Engelleme]]></category>
		<category><![CDATA[OCSE]]></category>
		<category><![CDATA[Sansür]]></category>
		<category><![CDATA[Turkey]]></category>
		<category><![CDATA[Yaman Akdeniz]]></category>
		<category><![CDATA[YouTube]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://privacy.cyber-rights.org.tr/?p=1171</guid>
		<description><![CDATA[Hurriyet Daily News: Banning websites (I)
Tuesday, July 20, 2010
JOOST LAGENDIJK
It was a big success, last Saturday. More than a thousand people gathered in Taksim Square to protest against restrictions on the Internet. Among the demonstrators were nongovernmental organizations calling for freedom of the Internet, representatives of Internet sites and their readers and employees of private [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://www.hurriyetdailynews.com/n.php?n=banning-websites-i--2010-07-20">Hurriyet Daily News: Banning websites (I)</a></p>
<p>Tuesday, July 20, 2010<br />
JOOST LAGENDIJK</p>
<p>It was a big success, last Saturday. More than a thousand people gathered in Taksim Square to protest against restrictions on the Internet. Among the demonstrators were nongovernmental organizations calling for freedom of the Internet, representatives of Internet sites and their readers and employees of private enterprises who are negatively affected by Internet censorship. For the first time, more than fifty NGOs, civil initiatives, human rights organizations and online communities managed to form a ‘Common Platform Against Internet Censorship’ (www.sansursuzinternet.org.tr) that will continue to protest against what was called ‘unlawful and arbitrary efforts to control the Internet.’</p>
<p>Three years ago, few people expected things to turn so nasty. In May 2007, the Turkish government enacted Law no. 5651 to regulate publications on the Internet and to suppress crimes committed by these publications. It was a reaction to concerns about defamatory videos available on the popular video sharing website YouTube involving the founder of the Turkish Republic, Mustafa Kemal Atatürk. But the law was also meant to deal with the growing number of websites showing child pornography and other obscene content and sites providing information about suicide and drugs.</p>
<p>In the first year after its adoption, the most well-known application of Law no. 5651 concerned YouTube. After several Turkish courts ruled against the site because it showed some amateurish Greek videos bashing Atatürk, the Ankara 1st Criminal Court of Peace issued the final blocking order in May 2008.</p>
<p>At that time, few people took the ban particularly seriously. Many, including myself, thought this was a rearguard action by some old fashioned members of the judiciary that would lead nowhere because everybody, including the government, would soon recognize that in this day and age, the banning of websites does not make sense. I remember Egemen Bağış, the chief EU negotiator, when questioned in the European Parliament on the YouTube ban in 2008, telling the parliamentarians with a big smile that this was a temporary nuisance and that his son had shown him how to circumvent the ban for the time being. Prime Minister Recep Tayyip Erdoğan made similar remarks when journalists reminded him that access to YouTube was blocked. ‘I can get in,’ he replied, ‘and you can get in as well.’</p>
<p>The whole ban seemed ridiculous, soon to be overhauled by reality and common sense. The mood of many was captured well by a reaction on Internet, saying: ‘Some pimply teenager in Greece who slapped some rouge on an Atatürk picture and made a silly video must be feeling an incredible sense of power now. Through an act that should have been interpreted as nothing more than a demonstration of immaturity, he’s managed to prevent the 75 million inhabitants of Turkey from accessing a site in which Turkey’s culture, beauty and music can be shared with millions around the world. How little trust the people behind this continuing ban must have in Atatürk’s ability to survive a childish video, and their citizens’ ability to decide for themselves what to watch or not.’ But this was only the beginning.</p>
<p>In January of this year, the Organization for Security and Co-operation in Europe, or OSCE, of which Turkey is a member, published a damning report on Internet censorship in Turkey. It was prepared by one of the people who saw the dangers of Law no. 5651 from the beginning, Dr. Yaman Akdeniz, associate professor at Istanbul Bilgi University. According to the report, up until December 2009, access to approximately 3,700 websites had been blocked under Law no. 5651. More about the conclusions of the report and the damage done to the perception of Turkey abroad in my next column.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://privacy.cyber-rights.org.tr/?feed=rss2&amp;p=1171</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>
