Sansür karşıtı cephe büyüyor | ANF: “Sansür karşıtı cephe büyüyor
DELİL FIRAT-ANF
12:10 / 01 Temmuz 2010
HABER MERKEZİ – Türk hükümeti ve baskıcı politikalarına karşı internet üzerinde ifade özgürlüğünü savunan çok sayıda organizasyon harekete geçti. 37 organizasyon yayınladıkları ortak bir deklarasyonla İnternette Sansüre Karşı Ortak Platform’un kuruluşunu ilan etti. Sınır Tanımayan Gazeteciler Örgütü (RSF) de bu girişime destek verdi.
AKP hükümetinin medya ve internete yönelik artan baskı ve sansürüne karşı tepkiler giderek büyüyor. Türkiye’de ve uluslar arası alanda birçok organizasyon, sansür karşıtı girişimlere katıldı. YouTube video paylaşım sitesini etkileyen kısıtlamaları ‘illegal’ olarak değerlendiren İnternet Teknolojileri Derneği (INETD), 28 Haziran günü Türk Devleti’ne karşı Ankara’da dava açtı.
Aynı dernek 8 Haziran günü de Google şirketi tarafından sunulan 30’u aşkın servisin etkilendiği kısıtlamalara karşı benzer girişimde bulunmuştu. 4 Haziran’dan beri bu servislere zorlukla ya da hiç girilemiyor. INEDT, 2008’de Youtube paylaşım sitesinin bloke edilmesine karşı Türkiye’yi 2009 yılında Avrupa İnsan Hakları Komisyonu’na da şikayet etmişti.
ANTİ-SANSÜR PLATFORMU KURULDU
23 Haziran günü de 37 organizasyon yayınladıkları ortak bir deklarasyonla özgürlük karşıtı politikaları protesto ederek, İnternette Sansüre Karşı Ortak Platform’un kuruluşunu ilan etti. Deklarasyonda imzası olanlar arasında, INEDT, Bianet, SansüreSansür, Türkiye İnsan Hakları Vakfı, Korsan Partisi Oluşumu, Yeşiller Partisi Korsan Cephesi, Antikapitalist Öğrenciler ve Genç Siviller de yer alıyor. Deklarasyonda temel hak ve özgürlüklerin engellenemeyeceği 10 madde halinde sıralanırken, internet suçlarına ilişkin 5651 Sayılı Kanunun kaldırılmasını talep ediyor.
SORUMLULAR İSTİFA ETMELİ
‘Vatandaşların Anayasa’da güvence altına alınan temel hak ve özgürlüklerini korumak hükümetin ve idarenin asli görevidir’ denilen deklarasyonda, bu güvencenin sağlanmaması halinde sorumluların istifa etmesinin demokratik bir toplumun zorunlu sonucu olduğu kaydediliyor. Deklarasyonda ‘Bu nedenle, yukarıda sayılan önlemleri en kısa sürede almamaları halinde gelişmelerden sorumlu Telekomünikasyon İletişim Başkanlığı İnternet Daire Başkanlığı Başkanı Sayın Osman Nihat Şen, Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu Başkanı Sayın Tayfun Acarer ve Ulaştırma Bakanı Sayın Binali Yıldırım’ın istifa etmesi acil bir zorunluluk haline gelecektir’ diye belirtiliyor.
RSF: TÜRKİYE WEB SANSÜRÜNDE KENDİSİNDEN EN FAZLA BAHSETTİREN ÜLKE
Hükümetin internet üzeri ifade özgürlüğüne karşı baskı ve kısıtlamalarına karşı tepkilere bir destek de merkezi Paris’te bulunan Sınır Tanımayan Gazeteciler Örgütü (RSF)’den geldi. RSF bu girişimleri desteklediklerini belirterek, ‘Bloke edilen siteler artıyor ve internet üzeri gazetecilerin duruşmaları birbiri ardına geliyor. Türkiye hiç kuşkusuz mevcut durumda Web sansürü alanında kendisinden en fazla bahsettiren ülkedir. Özellikle de binlerce sitenin kapatılması ve ülkenin imajının bozulması için kullanılan 5651 sayılı yasa nedeniyle’ dedi.
AGİT: 2 YILDA 5 BİNDEN FAZLA SİTE BLOKE EDİLDİ
Avrupa Güvenlik ve İşbirliği Teşkilatı (AGİT) de geçtiğimiz günlerde yayınladığı bir raporda, Türkiye’yi YouTube ve Google’a getirdiği erişim engelinden dolayı eleştirerek, Türkiye’den internet yasasını uluslararası özgür ifade standartlarına uygun hale getirmeye çağırdı. AGİT, Türkiye’de son iki yılda 5 binden fazla web sitesinin bloke edildiğini belirtti.
AGİT Medya Özgürlüğü Temsilcisi Dunja Mijatovic, Türk Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu’na bir mektup göndererek, Türkiye’nin internet üzerinde artan erişim engellerine yönelik kaygılarını aktardı. Mijatovic, Haziran’da gönderdiği mektubunda ‘Türk yetkililerine, vatandaşlarının günümüzdeki küresel bilgi toplumunun bir parçası olmasını engelleyen engelleme hükümlerini geri çekmeye çağırıyorum. Bununla beraber çok ihtiyaç duyulan 5651 sayılı kanunda reform yapmaya çağırıyorum’ dedi. AGİT Medya Özgürlüğü verilerine göre Türkiye’de erişimi en çok engellenen web sitelerinin başında Kürt haber siteleri ile sol kesimlere ait siteler geliyor.
ANF NEWS AGENCY”
‘Youtube’u savunanlara soruyorum…’
AA – 28.06.2010 22:39:20
Ulaştırma Bakanı Binali Yıldırım, Youtube internet sitesine erişimin engellenmesi konusundaki tartışmalara değinerek, ”Herkes bu ülkenin hukukuna uymak mecburiyetinde. Kimsenin özgürlüğüyle internetiyle alışverişiyle işimiz yok. Türkiye bir hukuk devletidir. Hukukun gücü herkesi bağlamalıdır” dedi.
Yıldırım, İnterpromedya Araştırma Hizmetleri’nin yaptığı ”Bilişim 500” araştırmasının ödül töreninde yaptığı konuşmada, Youtube internet sitesine erişimin engellenmesine yönelik eleştirilere yanıt verdi.
Türkiye’de kolaycılığın artık gelenek haline geldiğini belirten Yıldırım, şöyle konuştu:
”Bu dünya markası falan filan… ‘Efendim, sen bu koskocaman firmaya nasıl kafa tutarsın’. Kim olursanız olun, evrensel hukuka inanıyorsanız, ülkelerin hükümranlığına saygınız varsa o ülkenin kurallarına uyacaksınız. ‘X’ ülkesinin vatandaşının, ‘Y’ ülkesinde geçiş üstünlüğü olmaz. Bu anlayış demokrasiyle de çağdaşlıkla da bağdaşmaz. Ne yazık ki ülkemizde bunu çağdaşlık adına savunanlar var. Acı olan budur. Herkes bu ülkenin hukukuna uymak mecburiyetinde. Kim olursa olsun kimsenin geçiş üstünlüğü yok. Onun burada gönüllü mümessilleri olabilir, ateşli savunucuları olabilir, bu bizi ilgilendirmez. Diyoruz ki ‘buyurun, burada iş yapıyorsanız, buranın hukuku neyse, Fatma, Ayşe Türkiye Cumhuriyeti’nde nasıl muamele görüyorsa siz de aynı muameleyi göreceksiniz’. Kimsenin özgürlüğüyle internetiyle alışverişiyle işimiz yok. Türkiye bir hukuk devletidir. Hukukun gücü herkesi bağlamalıdır.”
Ulaştırma Bakanı Yıldırım, hükümetin son günlerde aldığı bir kararla Avrupa Siber Suçlar Sözleşmesi’ne üye olma sürecini başlattığını anımsatarak, bu anlaşmaya taraf olan ülkelerin herhangi bir olay karşısında hukuki alışverişi olsun olması diğerine hemen haber vereceğini anlattı.
Bu konuyu Youtube tartışmaları ile örneklendiren Yıldırım, ”Diyelim ki bir suç teşkil eden, hakaret içeren bir veri var. Youtube’u savunanlara soruyorum. 47 siteye Genel Başkan ile ilgili video koyuldu, girişimleri yaptık, bunların hepsini çıkardılar. Tek çıkarmayan Youtube’du. Hala çıkarmamışlar. Atatürk için aynı şeyi yapmıştır. Buradaki sorunumuz, biz firmalarla falan uğraşamayız. Buradaki sorun, Türkiye’yi muhatap alıp almama sorunudur. Ben bunu tenkit ediyorum. Bu ülkeyi bu kadar hafife almak, küçümsemek kimsenin hakkı değil” diye konuştu.
-”BİLİŞİMLE MEVZUAT İYİ ARKADAŞ OLAMAZ”-
Binali Yıldırım, bilişimle mevzuatın çok iyi arkadaş olamayacağını dile getirerek, bilişimin ezberleri bozan, tutuculuğu ortadan kaldıran ve zihniyet dönüşümü yaratan bir alan olduğunu, mevzuatın ise her şeyi kontrol etmeye çalıştığını ifade etti.
”(Ben akıl için para vermem) anlayışı sona ermediği için biz burada yavaş büyüyoruz” diyen Yıldırım, bilişimin ilerlemesi gerektiğini kaydetti.
Türkiye’nin kağıt devletten elektronik devlete dönüştüğünü anlatan Yıldırım, milyonlarca kağıt belgenin sanal arşiv kentlere dönüşeceğini, sadece bir kurumun 100 milyondan fazla dokümanı olduğunu ve bunlar dikkate alındığında ”işsizlik” diye bir şeyin kalmayacağını söyledi.
Yıldırım, bazen bürokrasi ve mevzuatın işleri yavaşlattığını ifade ederek, ”Bakanlığımın çağrı merkezi için dışarıdan hizmet alımı için 1,5 sene mücadele ettim. Güya bende bakanım yani… O Bakanlığın patronuyum ama mevzuat diye gizli bir güç var. Ne olursanız olun, her yerde karşınıza çıkıyor. Mevzuatla tuş birbirini sevmiyor” şeklinde konuştu.
Türkiye’de 17 milyon numara taşınması işlemi yapıldığını hatırlatan Yıldırım, ”Bu numara taşınmasının bir kısmı da numara ama bu da bir kolaylık” dedi.
Yıldırım, IP6 teknolojisinin çalışmalarını da sürdürdüklerini ifade ederek, 11 haneli telefon numaralarının 16-17 haneye çıkacağını ve bununla ilgili çalışmaların da devam ettiğini söyledi.
Ulaştırma Bakanı Yıldırım, ödül gecesine katılan Türkiye Bankalar Birliği Başkanı Ersin Özince’den bilişim konusunda destek isterken Sermaye Piyasası Kurumu Başkanı Vedat Akgiray’a ”Sermaye Piyasası olarak vatandaşın parasını topluyorsunuz. Biraz da onlara hayrınız olsun” diye seslendi.
Konuşmaların ardından İnterpro Holding Yürütme Kurulu Başkanı Ruşen Yaygın, Bakan Yıldırım’a bilişim sektörüne katkılarından dolayı plaket sundu.
Yıldırım bunun üzerine ”Bu plakete layık olup olmadığımı aziz milletim bilir. Ben amele bir bakanım…” dedi.
English: Minister Yıldırım: YouTube or any Other Ordinary Person… – Bianet
In the context of the access ban for the YouTube website, Transport Minister Yıldırım addressed YouTube officials, ‘You will be treated just the same way as the ordinary people are treated in the Turkish Republic.
Erol ÖNDEROĞLU
hukuk@bianet.org
Ankara – BİA News Center
30 June 2010, Wednesday
Transport Minister Binali Yıldırım joint the discussion on the access ban imposed to the video sharing site YouTube two years ago. ‘Everybody in this country is obliged to abide by the laws. We do not meddle with anybody’s freedom to do internet commerce. Turkey is a state of law. Everybody should be tied to the force of law’, the minister said.
Yıldırım had a message for the people protesting the internet censorship as well, ‘They might be willing representatives and passionate advocators; that is not of our concern’.
Yıldırım reminded the fact that the Turkish government initiated the process to become a member of the European Convention on Cyber Crimes. Member states of the convention correspond with each other whether legal exchange should be carried out regarding any incident, he argued.
YouTube treated like any ordinary person…
During a speech delivered at the award ceremony of the ‘IT 500′ survey carried out by the Interpromedia Research Service, Yıldırım said, ‘YouTube is treated just like any other ordinary person’.
As reported by the news channel CNN Türk, Yıldırm stated that ’shortcuts have already become a tradition’ in Turkey. He continued, ‘This is a global brand, blah blah blah… ‘Sir, how can you stick up to this huge company’. If you believe in universal law and if you respect the sovereignty of the countries, you have to stick to the country’s rules regardless of who you are dealing with. A citizen from the country ‘X’ does not have priority in country ‘Y’. This conception is incompatible with democracy and modernity’.
‘Unfortunately, there are people in our country defending this issue on behalf of modernity. That hurts. Everybody is obliged to abide by the law of this country. Nobody has priority. This can be a willing representative or a passionate advocator, it does not concern us’.
‘We say, ‘go ahead, if you do business in this country, you will be treated before the law just as any other ordinary person in the Turkish Republic. We are not concerned with anybody’s freedom regarding internet commerce. Turkey is a state of law. Everybody should be tied to the force of law’.
‘Informatics does not get on well with the legislation’
Minister Yıldırım indicated that informatics and legislation do not get on well with each other. He argued that informatics is an area that ruins memorization, abolishes conservatism and creates a change of attitude. Legislation on the other hand pursued to keep everything under control, he said.
Assoc. Prof. Dr Mustafa Akgül, president of the Internet Technologies Association İNETD, filed a criminal complaint against restrictions of certain Google services. He also applied to the administrative court in respect to the ‘temporary access ban’ imposed on YouTube on 5 May 2008 which is still in effect today.
The file concerned with the access ban to the YouTube side has also been forwarded to the European Court of Human Rights. (EÖ/VK)