Bianet: Vali Yardımcısı sanliurfa.com Sitesini Erişime Kapattırdı
Şanlıurfa 1. Asliye Hukuk Mahkemesi, Vali yardımcısı Yıldıray Malğaç ile ilgili eleştirel haber ve yorumlar nedeniyle Sanliurfa.com İnternet sitesi ile ilgili ihtiyati tedbir kararı aldı. Doç. Dr. Akdeniz, ‘Bu tamamen hukuka aykırı’ dedi.
Erol ÖNDEROĞLU, hukuk@bianet.org
şanlııurfa – BİA Haber Merkezi
14 Temmuz 2010, Çarşamba
Sanliurfa.com İnternet sitesi, Şanlıurfa Vali yardımcısı Yıldıray Malğaç ile ilgili çıkan haber ve okur yorumları nedeniyle erişime kapatıldı. 2 Temmuz’da siteye ihtiyati tedbir kararı alan Şanlıurfa 1. Asliye Hukuk Mahkemesi, 10 gün sonra da yapılan itirazı reddetti.
Karar, 4721 Sayılı Medeni Yasa’nın kişilik haklarına saldırıyı düzenleyen 24. maddesine dayandırıldı. Mahkeme başkanı Hakim İbrahim Balkan, Muhammet Taşçılar’ın yaptığı itirazı bu kişinin sitenin sahibi veya yetkilisi olmadığı gerekçesiyle geri çevirdi.
Akdeniz: Tamamen hukuka aykırı
Kararı bianet’e değerlendiren İstanbul Bilgi Üniversitesi Hukuk Fakültesi öğretim üyesi Doç. Dr. Yaman Akdeniz, ‘Mahkemenin verdiği erişime engeli kararı tamamen hukuka aykırıdır. Politik söylemler içeren bu sitenin hukuka aykırı bir şekilde sansürlenmesi kabul edilemez. Basın ve medya özgürlüğü engellenemez, mahkemelerce engellenmemeli’ dedi.
Akdeniz, 5651 Sayılı İnternet Suçlarına İlişkin Yasanın 9. maddesinden ‘kişilik hakları’ ile ilgili itilafın ne şekilde çözülmesi gerektiği konusunda yol gösterdiğini, ‘hakaret’ gerekçesiyle sitelerin kapatılmaması gerektiğini açıkladı.
Malğaç’a karşı eleştiri ve yoruma yasak
Sitede 25 Mart 2010′da yayınalanan ‘Malğaç sus pus’ başlıklı haberde, Geçtiğimiz hafta Vali yardımcısı Yıldıray Malğaç tyarafından yapılan açıklamada harcanan geçtiğimiz yıl ödenen 1,5 trilyonun değişik kaynaklarca karşılandığı açıklaması kamuoyunda şaşkınlık yarattı’ ifadesi ve bu habere site yetkililerinden Metin Çınar’ın ‘Yıldıray Beyin çıkmazı, bu harcamaların sakın Sosyal Yardımlaşma Vakfı tarafından karşılanmış olmasın?’ şeklindeki yorumu, 9 Şubat 2010′deki habere yayımlanan, ‘…Malğaç ayıp, sayın Yıldıray bey elini iyice altına attı, yakında patlar, sayın valimizden rica ediyoruz. Bazı ihalelerin altına attığı imzaları kontrol edin, hep yandaşlarına veriyor’ şeklinde yorum kapatmaya gerekçe gösterildi.
Ayrıca, Ali Kıran isimli yorumcunun 23 Mayıs 2010 tarihinde gönderdiği ‘Herkesle uğraştı, çaycıyla uğraştı, müdürle uğraştı, valiyle uğraştı, basınla uğraştı. ali kıran başkesen gibiydi neyse gidiyor urfada hoş seda ile anılmak dururken böyle raatsızlık vermek herkesin harcı değil bu sitede yazılanlar çok normal değil kedininde kuyruğuna basarsan onlarda böyle yapar’ şeklindeki yorum da buna dayanak oluşturdu.
24 Mayıs 2010 tarihinde yapılan yorumda, ‘Sayın Valim sizin bu sitedeki halinizi ibretle iziyorum sen herkese yukarıdan baktın bak şimdi giderayak herkes seni konuşuyor ne olurdu halk adamı olsaydın tamam vali oldun sonuçta insansın mezarımızda aynı olacak öbür dünyamızda sana gideceğin yerde başarılar diliyorum. İnşallah gittiğin yerde insanlara tepeden bakmazsın, insanlar senin kölen değil’ deniyordu.
23 Mayıs’ta da, ‘Yıldıray Efendi Yeter!!! başlığı ile yazılan yorumda Bu yıldıray varya urfayı bitirdi valiliğin anasını ağlattı’ diye yazılmıştı. (EÖ)
Bianet: İnternet Sansüründe Kur’an-ı Kerim’e de El Attık! – Bianet
Hatalı ve noksan Kur’an-ı Kerim metinleri de sitelerden kaldırılabilecek. Öğretim üyeleri Yaman Akdeniz ve Kerem Altıparmak endişeli: ‘Laik bir hukuk düzeninde bir idari birim sitelerin dini içeriğine müdahale edemez’…
Ankara – BİA Haber Merkezi
14 Temmuz 2010, Çarşamba
İnternette sansürlenecek içeriklere ‘hatalı ve noksan olarak basıldığı veya yayımlandığı’ tespit edilen sesli ve görüntülü Kur’an-ı Kerim yayınları da eklendi.
İstanbul Bilgi Üniversitesi Hukuk Fakültesi öğretim üyesi Doç. Dr. Yaman Akdeniz ve Ankara Üniversitesi, Siyasal Bilgiler Fakültesi öğretim üyesi Yrd. Doç. Dr. Kerem Altıparmak dün (13 Temmuz) yaptıkları açıklamayla, yayından kaldırılacak içeriklere Diyanet İşleri Başkanlığı kapsamında oluşturulacak olan yeni bir Kurulun karar vereceğini bildirdiler.
Kararı mahkeme verecek, TİB kapatacak
Yeni kurulan söz konusu Mushafları İnceleme ve Kıraat Kurulu, ‘Hatalı ve noksan olarak basıldığı veya yayımlandığı’na kanaat getirirse ‘mushaf ve cüzler ile sesli ve görüntülü Kur’an-ı Kerim yayınları’, Başkanlığın müracaatıyla yayımın yapıldığı yer sulh hukuk mahkemesi kararıyla toplatılacak ve imha edilecek.
Diyanet İşleri Başkanlığı Kuruluş ve Görevleri Hakkında Kanun ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’da yapılan değişiklik uyarınca, yayının İnternet ortamında yapılması halinde, Başkanlığın müracaatı üzerine, sulh hukuk mahkemesi bu yayınla ilgili olarak erişimin engellenmesi kararı verilecek. Kanun dün Resmî Gazete’de (Sayı : 27640) yayımlandı.
İnternette sansürlenecek içerikler kapsamına hatalı ve noksan olarak basıldığı düşünülen sesli ve görüntülü Kur’an-ı Kerim yayınlarının da eklendiğini belirten Akdeniz ve Altıparmak, erişimin engellenmesi kararının Diyanet İşleri Başkanlığı talebi üzerine hukuk mahkemelerince verileceğini ve bunda Telekomünikasyon İletişim Başkanlığı’nın (TİB) res’en erişim engelleme yetkisi olmayacağını açıkladı.
‘Din ve vicdan özgürlüğü ne olacak?’
Öğretim üyeleri, bu açıdan düzenlemenin 5651 sayılı İnternet Ortamında İşlenen Suçlara İlişkin Yasanın öngördüğü usule göre farklılık gösterdiğini söylediler.
Akdeniz ve Altıparmak yeni düzenlemenin hem esas hem de usul açısından endişe verici olduğunu vurguladılar.
‘Laik bir hukuk düzeninde bir idari birimin İnternet sitelerinin dini içeriğine müdahale etmesinin kabul edilemez olması bir yana, düzenleme Anayasa’da öngörülen temel haklar rejimine de her yönüyle aykırıdır.
‘Anayasa’nın 13. maddesine göre temel haklar ve özgürlükler ancak Anayasanın ilgili maddelerinde belirtilen sebeplere göre sınırlandırılabilirler. Ne var ki ne Anayasanın din ve vicdan özgürlüğünü düzenleyen 24. maddesi ne de 26. maddesinde düzenlenen düşünceyi açıklama ve yayma hürriyeti yasada gösterilen türden bir gerekçeyle hakların sınırlandırılmasını mümkün kılıyor.
‘13. madde düzenlemelerin demokratik toplum düzeninin ve laik Cumhuriyetin gereklerine aykırı olamayacağını düzenliyor. Oysa düzenleme, dini farklı yorumlayanlar kadar eleştirel yaklaşanların da inanç özgürlüğünü tehdit ettiği için hem demokratik toplum düzenine hem de laik Cumhuriyet gereklerine aykırı bulunuyor.’
Akdeniz ve Altıparmak, Türkiye’de sansür mekanizmasının giderek dağınık ve takibi imkansız bir hale büründüğünü belirttiler. (EÖ)
Diyanet’e de internete sansür hakkı verildi / Türkiye / Radikal İnternet
Diyanet’e de internete sansür hakkı verildi
14/07/2010 7:30
Diyanet’in bundan sonra ‘hatalı ve noksan basılan mushaf ve cüzlerle, sesli – görüntülü Kur’an-ı Kerim yayınları’nı mahkeme kararıyla engelleyebileceğini belirten akademisyenler, ‘Bu düzenleme, dini farklı yorumlayanlar kadar eleştirel yaklaşanların da inanç özgürlüğünü tehdit ediyor.
İSTANBUL – Bilgi Üniversitesi Hukuk Fakültesi öğretim üyesi Doç. Dr. Yaman Akdeniz ve Ankara Üniversitesi, Siyasal Bilgiler Fakültesi öğretim üyesi Yrd. Doç. Dr. Kerem Altıparmak, Diyanet İşleri Başkanlığı’yla ilgili kanunda yapılan bir değişiklikle, Diyanet’e internetteki yayınlara müdahale hakkı tanındığını belirtti.
Diyanet’in bundan sonra ‘hatalı ve noksan basılan mushaf ve cüzlerle, sesli – görüntülü Kur’an-ı Kerim yayınları’nı mahkeme kararıyla engelleyebileceğini belirten akademisyenler, ‘Bu düzenleme, dini farklı yorumlayanlar kadar eleştirel yaklaşanların da inanç özgürlüğünü tehdit ediyor. Ayrıca Diyanet İşleri Başkanlığı’na verilen yetkiyle farklı kamu idare ve kurumlarına sansür yapma yolu da açılmış olur’ dedi.
Akdeniz ve Altıparmak’ın yaptığı açıklamaya göre, Diyanet İşleri Başkanlığı Kuruluş ve Görevleri Hakkında Kanun’da yapılan bir düzenleme kurumun ‘internete müdahalesi’nin önünü açtı. Bu kanuna göre Mushafları İnceleme ve Kıraat Kurulu’nun saptadığı ‘hatalı ve noksan basılan mushaf ve cüzlerle, sesli – görüntülü Kur’an-ı Kerim yayınları’ mahkeme kararıyla toplatılacak ve imha edilecek.
Bu kanun uyarınca bu yayın internet ortamında yapılırsa yine başkanlığın müracaatıyla sulh hukuk mahkemesi erişimin engellenmesi kararı verebilecek. İki akademisyen söz konusu kanun değişikliğinin ‘internete yeni bir sansür’ getireceğini belirterek, şu görüşleri dile getirdi:
Laik hukuk düzenine aykırı
‘Düzenleme hem esas hem de usul açısından endişe verici. Laik bir hukuk düzeninde bir idari birimin internet sitelerinin dini içeriğine müdahale etmesi kabul edilemez. Düzenleme Anayasa’da öngörülen temel haklar rejimine de her yönüyle aykırı. Bu düzenleme, dini farklı yorumlayanlar kadar eleştirel yaklaşanların da inanç özgürlüğünü tehdit ediyor.
Ayrıca usul açısından da endişe verici. Türkiye’de sansür mekanizması giderek dağınık ve takibi imkansız bir hale bürünüyor. Diyanet İşleri Başkanlığı’na verilen yetkiyle farklı kamu idare ve kurumlarına sansür yapma yolu da açılmış olur.’ (Radikal)