BBC Turkce – Haberler – Google: Türkiye’deki yasalara uyuyoruz
Gündem programında bu hafta Türkiye’deki internet yasaklarını ele alıyoruz.
GOOGLE’IN BBC TÜRKÇE’YE AÇIKLAMASI
* Vergi konusunda Google’ın Türkiye’deki faaliyetleri, diğer ülkelerdeki faaliyetleriyle gayet tutarlıdır.
* Türkiye’de elde ettiğimiz karı, Türkiye’de gerçekleştirilen satış ve pazarlama destek faaliyetlerimizle orantılı açıklıyoruz.
* Youtube San Bruno, Kaliforniya’da kayıtlı bir şirkettir. Türkiye’de dahil, ABD dışındaki hiçbir ülkede tüzel kişiliği yoktur.
* Bazı Google hizmetlerine ulaşımla ilgili zorluklara gelince; bu doğrudan Telekominikasyon Kurumu’nun Youtube’a getirilen erişim yasağını güncellemesiyle ilgilidir.
* Bildiğiniz gibi erişim yasağı Mayıs 2008′den beri yürürlükte. Bu güncellemeyle kesintiye uğrayan çoğu Google hizmetine erişim yeniden sağlanmıştır.
* Google, Türkiye’de tamamı Google’ın mülkiyetindeki bir alt kuruluş aracılığıyla faaliyet gösteriyor. Şirketin çoğu bölge ülkesindeki faaliyet yöntemi de böyledir. Google Türkiye’de elde ettiği karı, Türkiye’deki faaliyetleriyle uyumlu bir şekilde açıklar ve Türkiye’deki vergi yasalarına tam olarak uyar.
* You Tube’un Türkiye’de yasaklanmasının üzerinden iki yıl geçti ve dünyanın dört bir yanında milyonlarca kişinin aldığı, bu güvenli ve yasal hizmete getirilen yasağın hala yürürlükte olmasından üzüntü duyuyoruz.
Google’a bağlı bazı hizmetlerdeki yavaşlama ve Youtube yasağı konusunda, Atatürk’e hakaretten, Türkiye’de ofis açma ve vergi ödeme tartışmasına kadar pek çok alt başlık yer alıyor.
Türkiye’de Youtube’a erişim, Mayıs 2007′de çıkan ve İnternet yasası olarak da bilinen 5651 sayılı yasanın kapsadığı Atatürk’e hakaret suçundan engellenmişti.
Türkiye ulaştırma bakanı Binali Yıldırım, Google yetkililerinin kendileri ile temasa geçmesi gerektiğini söylüyor.
Program için görüştüğümüz Google’ın İngiltere’deki ofisi, BBC Türkçe’ye yaptığı açıklamada, Türkiye’deki vergi yasalarına tam olarak uyduklarını söyledi.
Bilişim hukuku uzmanı Yaman Akdeniz ve teknoloji yazarı Serdar Kuzuloğlu da BBC Türkçe’den Faik Uyanık’ın konuyla ilgili sorularını yanıtladı.
Tepkiler
Bu yıl içinde AGİT ve Sınır Tanımayan gazeteciler örgütü, Türkiye’deki internet sitesi engelleme girişimlerini kınayan birtakım açıklamalarda bulunmuştu.
AB de 2009 İlerleme Raporu’nda konuya yer vermişti.
Pek çok gözlemciye göre, Türkiye’deki internet yasaklarının AB Komisyonunun hazırladığı 2010 İlerleme Raporunda da yer alması muhtemel.
Türkiye’deki çeşitli sivil toplum kuruluşları ve bazı internet sitelerinin oluşturduğu Sansürsüz İnternet Platformu yarın (17 Temmuz Cumartesi günü) İstanbul’da internet sitelerine yönelik engellemeleri protesto amaçlı bir yürüyüş yapacak.
17 Temmuz 2010 Cumartesi saat: 17.00′de Taksim Meydanı’nda buluşup İstiklal Caddesi Üzerinden Galatasaray Meydanı’na kadar yürüyeceğiz! Sansürsüz internet isteyeceğiz.
Sansüre Karşı Ortak Platform – http://www.sansursuzinternet.org.tr/
“Bizler, internet kullanıcıları olarak; Bilgi Çağına uymayan hukuk kurallarını kabul etmiyoruz. Devlet kurumları tarafından son zamanlarda izlenen Internet politikasının aleni sansür olduğunu biliyoruz. 5651 sayılı kanun ile baskılayamadıkları internet kullanımını hukuk dışı keyfi uygulamalarla kontrol etmeye çalışan zihniyeti artık dinlemek istemiyoruz!
Bizler, 6.000’den fazla web sitesi erişime engellenmişken, ve bu sayı günden güne artarken artık susmayacağız. Temel hak ve özgürlüklerimize müdahale niteliğindeki uygulamalar karşısında sessiz kalmayacağız.
Bizler, vatandaşların ifade özgürlüğü ve bilgi edinme hakkı engellenemez mantrasıyla internette biraraya geldik ve çözümü sokakta arıyoruz. Ulaştırma Bakanı’nın, BTK, ve TİB’in geçtiğimiz ay içinde keyfi sansür uygulamaları ile kamuoyunu yanlış bilgilendirmesini ve Türk Internet Sansür Sistemi’nin altyapısını oluşturan 5651 Sayılı Kanunu protesto etmek, vatandaşlara hukuka aykırı uygulamaları anlatmak ve gerçeklerle buluşmak için 17 Temmuz günü saat 17.00’da Taksim Meydanı’ndan Galatasaray Meydanı’na yürüyoruz. Biz yürürken, minik kelebekler bizimle beraber uçacak.”
SANSÜRSÜZ İNTERNET İSTİYORUZ!

Bianet: Deputy Governor Had Website Banned
A Şanlıurfa court decided to ban access to the Sanlıurfa.com website due to articles and reader comments criticizing Deputy Governor Yıdıray Malğaç. Assoc. Prof. Dr Akdeniz said the decision was a breach of the law.
Erol ÖNDEROĞLU – hukuk@bianet.org
şanlıurfa – BİA News Center
15 July 2010, Thursday
Access to the Şanlıurfa.com internet site has been banned because of news related to the Deputy Governor of Şanlıurfa, Yıldıray Malğaç, and referring reader comments. The 1st Civil Court of First Instance of Şanlırurfa in south-eastern Turkey decided to take precautionary measures on 2 July. An appeal against the access ban filed ten days later was dismissed.
The decision was based on Article 24 of the Civil Law (No. 4721) on attacks on personal rights. Court President Judge İbrahim Balkan dismissed the appeal filed by Muhammet Taşçılar reasoning that he was not the owner of the site and did not any authority for the website.
Akdeniz: A clear breach of the law
Assoc. Prof. Dr Yaman Akdeniz from the Law School of Bilgi University in Istanbul evaluated the situation for bianet: ‘The court’s decision of the access ban is entirely contrary to the law. It cannot be accepted that this site, which contains political statements, is censored in an unlawful manner. Freedom of the press and the media cannot be restricted. It must not be restricted by courts’.
Akdeniz indicated that Article 9 of Law No. 5651 on Internet Crimes provides a guideline how to resolve problems related to ‘personal rights’. He criticized that the web site should not have been closed.
Criticism of Deputy Governor forbidden
The censorship was caused by an article entitled ‘Malğaç silent and cowering’ published on the website on 25 March 2010. The article read, ‘Deputy Governor Yıldıray Malğaç made a statement last week. He created confusion in the public when he said that the TL 1.5 billion spent in the last year were met by various sources’. Subject to the decision were furthermore two reader comments, one of them written by the news site official, Metin Çinar, who said, ‘This is Mr Malğaç’s dilemma; those expenditures were not met by the Social Aid Foundation, were they?’ The other comment referred to an article published on 9 February, saying, ‘Shame on Malğaç; Mr Malğaç meddled around a lot, it will explode soon. We beg the Governor. You should check the signatures under some of the tenders, they are signed by his proponents’.
The decision was also based on a reader comment by Ali Kıran sent on 23 May 2010. He wrote, ‘He struggled with everybody, with the tea vendor, the manager, the governor, the press. He was harsh with people, luckily he is leaving. Anyhow, he created this discomfort against the possibility of being remembered positively. What is written on this site is not very normal. This is what people do if you step on their feet’.
In another comment sent on 24 May 2010, it was said, ‘Mr. Governor, I am following what has been said about you on this site. You looked down to everybody. Now everybody is talking about you at the last moment. You should have been a man of the people. You became the governor. In the end, you are a human being, our graves will be the same. I wish you good luck for the place you will be going to in the other world. I hope you will not look down on people at the place where you are going to. The people are not your slaves’.
On 23 May, another comment was entitled ‘Enough Mr. Mağlaç!!!’ and said ‘This Mağlaç, he finished in Urfa and made the Governor’s mother cry’. (EÖ/VK)