BBC Turkce – Haberler – Google: Türkiye’deki yasalara uyuyoruz
Gündem programında bu hafta Türkiye’deki internet yasaklarını ele alıyoruz.
GOOGLE’IN BBC TÜRKÇE’YE AÇIKLAMASI
* Vergi konusunda Google’ın Türkiye’deki faaliyetleri, diğer ülkelerdeki faaliyetleriyle gayet tutarlıdır.
* Türkiye’de elde ettiğimiz karı, Türkiye’de gerçekleştirilen satış ve pazarlama destek faaliyetlerimizle orantılı açıklıyoruz.
* Youtube San Bruno, Kaliforniya’da kayıtlı bir şirkettir. Türkiye’de dahil, ABD dışındaki hiçbir ülkede tüzel kişiliği yoktur.
* Bazı Google hizmetlerine ulaşımla ilgili zorluklara gelince; bu doğrudan Telekominikasyon Kurumu’nun Youtube’a getirilen erişim yasağını güncellemesiyle ilgilidir.
* Bildiğiniz gibi erişim yasağı Mayıs 2008′den beri yürürlükte. Bu güncellemeyle kesintiye uğrayan çoğu Google hizmetine erişim yeniden sağlanmıştır.
* Google, Türkiye’de tamamı Google’ın mülkiyetindeki bir alt kuruluş aracılığıyla faaliyet gösteriyor. Şirketin çoğu bölge ülkesindeki faaliyet yöntemi de böyledir. Google Türkiye’de elde ettiği karı, Türkiye’deki faaliyetleriyle uyumlu bir şekilde açıklar ve Türkiye’deki vergi yasalarına tam olarak uyar.
* You Tube’un Türkiye’de yasaklanmasının üzerinden iki yıl geçti ve dünyanın dört bir yanında milyonlarca kişinin aldığı, bu güvenli ve yasal hizmete getirilen yasağın hala yürürlükte olmasından üzüntü duyuyoruz.
Google’a bağlı bazı hizmetlerdeki yavaşlama ve Youtube yasağı konusunda, Atatürk’e hakaretten, Türkiye’de ofis açma ve vergi ödeme tartışmasına kadar pek çok alt başlık yer alıyor.
Türkiye’de Youtube’a erişim, Mayıs 2007′de çıkan ve İnternet yasası olarak da bilinen 5651 sayılı yasanın kapsadığı Atatürk’e hakaret suçundan engellenmişti.
Türkiye ulaştırma bakanı Binali Yıldırım, Google yetkililerinin kendileri ile temasa geçmesi gerektiğini söylüyor.
Program için görüştüğümüz Google’ın İngiltere’deki ofisi, BBC Türkçe’ye yaptığı açıklamada, Türkiye’deki vergi yasalarına tam olarak uyduklarını söyledi.
Bilişim hukuku uzmanı Yaman Akdeniz ve teknoloji yazarı Serdar Kuzuloğlu da BBC Türkçe’den Faik Uyanık’ın konuyla ilgili sorularını yanıtladı.
Tepkiler
Bu yıl içinde AGİT ve Sınır Tanımayan gazeteciler örgütü, Türkiye’deki internet sitesi engelleme girişimlerini kınayan birtakım açıklamalarda bulunmuştu.
AB de 2009 İlerleme Raporu’nda konuya yer vermişti.
Pek çok gözlemciye göre, Türkiye’deki internet yasaklarının AB Komisyonunun hazırladığı 2010 İlerleme Raporunda da yer alması muhtemel.
Türkiye’deki çeşitli sivil toplum kuruluşları ve bazı internet sitelerinin oluşturduğu Sansürsüz İnternet Platformu yarın (17 Temmuz Cumartesi günü) İstanbul’da internet sitelerine yönelik engellemeleri protesto amaçlı bir yürüyüş yapacak.
Turkish group opens court case over Google services | Reuters
Mon Jun 28, 2010 10:48am EDT
* Thousands of websites blocked in Turkey
* Turkey asking Google for $20 million in taxes
* Row sparks questions over freedom of speech
By Thomas Grove
ISTANBUL, June 28 (Reuters) – A Turkish Internet rights group opened a court case on Monday to end what it says are illegal restrictions on Google services, the latest step in a debate over Internet freedom in Turkey.
Turkey has clashed with Google before and closed down Google’s (GOOG.O) video sharing platform YouTube in 2008 for videos it said insulted the country’s revered founder Mustafa Kemal Ataturk.
Internet advocates say efforts to limit access to the video website have caused illegal restrictions on other Google services such as Google Maps and Google Analytics.
‘Millions of Internet users and thousands of companies that use Google services have been victimised,’ said the Internet Technologies Association in a statement sent to the court.
The group says access to Google services has slowed down and in some cases became unavailable after Google Internet Protocol (IP) addresses were blocked in an attempt to hinder access to other websites.
The Internet Technology Association opened a court case against Turkey last year at the European Court of Human Rights over the banning of YouTube, one of thousands of Internet sites that are closed in Turkey, a European Union candidate country.
Turkey wants Google to open an office in Turkey and says the Internet giant owes some $20 million in taxes from revenues generated from the video site.
‘(YouTube) has entered a fight with the Turkish Republic,’ said Communications Minister Binali Yildirim last week.
‘No matter how much of a fuss is made, we will not bow our heads,’ he said in parliament.
Google representatives in Turkey did not respond to requests for comment on the issue.
Turkey’s AK Party government says it has broadened the scope of public debate since taking power in 2002. But curbs on websites have raised concerns. Freedom of speech reforms have ground to a halt in recent years, while the number of closed Internet sites has risen.
As of May 2009 nearly 3,000 Internet sites were closed, according to Turkey’s information technology watchdog, though advocacy groups put the number nearer 5,000.
‘There is no one here in Turkey that makes the effort to protect freedom of expression, there are 60,000 different videos about Turkey in YouTube, and ten have been found to be insulting,’ said Mustafa Akgul, head of the advocacy group and an Internet expert at Bilkent University in Ankara.
Analysts have criticised the ease with which citizens can apply to have an Internet site closed down, with a form readily available on the information technology board’s website.
Most sites in Turkey closed by court order are due to allegations that they encourage suicide, contain libel, child pornography, help users access drugs or promote prostitution. (Editing by Janet Lawrence)
Turkey faces legal challenge over YouTube ban | World news | The Guardian
Internet rights group claims restrictions on access to Google-owned sites illegally discriminate against users
* Nichole Sobecki in Istanbul
* guardian.co.uk, Sunday 4 July 2010 18.41 BST
The Turkish president, Abdullah Gul. The Turkish president, Abdullah Gul, has spoken out against the ban. Photograph: Adem Altan/AFP/Getty Images
An internet rights group has launched a legal challenge in Turkey over a ban on access to a host of Google-owned sites.
The case, in which the Internet Technologies Association argues that the restrictions illegally discriminate against millions of users, is the latest front in an ongoing dispute that raises questions about free speech in a country attempting to join the EU.
‘It’s an infringement on our fundamental human rights, the freedom of conversations and our right to information,’ said Yaman Akdeniz, an associate professor of law at Istanbul Bilgi University and founder of the thinktank Cyber-Rights & Cyber-Liberties.
Turkey’s censorship of the internet dates back to 2007, when a law was passed to tackle child pornography and websites that encourage suicide, drug use, gambling or prostitution. The law broadened state powers by creating a government office with the authority to shut down websites without a court order.
YouTube was banned in 2008 after a video was posted on the site showing Greek football fans taunting Turks and making claims about the country’s founder, Mustafa Kemal Atatürk.
But the site still regularly scores among the top 10 most visited in Turkey, largely due to the use of proxy servers to circumvent the ban.
‘Some people call us Atatürk-haters because we want YouTube to be accessible in Turkey,’ said Akdeniz. ‘But things need to change here.’
Ankara has accused Google of ‘waging a battle’ against Turkey and dodging more than £13m in taxes generated from YouTube revenues – a charge that the US internet company has flatly denied.
Binali Yildirim, Turkey’s minister for transport and communications and the most visible figure behind the ban, said: ‘This site has entered a fight with the Turkish Republic, but Turkey will not accept this.’
But there has even been mounting anger over the ban among those in power. This month President Abdullah Gul expressed his opposition in a series of tweets, saying free speech restrictions were preventing Turkey from ‘integrating with the world’. He said he has instructed officials to look into ways to overcome the ban.
Richard Howitt, a British MEP and spokesman for the European parliament’s committee on Turkey, has warned that the ban puts ‘the country alongside Iran, North Korea and Vietnam as one of the world’s worst offenders for cyber censorship’.
Sansür karşıtı cephe büyüyor | ANF: “Sansür karşıtı cephe büyüyor
DELİL FIRAT-ANF
12:10 / 01 Temmuz 2010
HABER MERKEZİ – Türk hükümeti ve baskıcı politikalarına karşı internet üzerinde ifade özgürlüğünü savunan çok sayıda organizasyon harekete geçti. 37 organizasyon yayınladıkları ortak bir deklarasyonla İnternette Sansüre Karşı Ortak Platform’un kuruluşunu ilan etti. Sınır Tanımayan Gazeteciler Örgütü (RSF) de bu girişime destek verdi.
AKP hükümetinin medya ve internete yönelik artan baskı ve sansürüne karşı tepkiler giderek büyüyor. Türkiye’de ve uluslar arası alanda birçok organizasyon, sansür karşıtı girişimlere katıldı. YouTube video paylaşım sitesini etkileyen kısıtlamaları ‘illegal’ olarak değerlendiren İnternet Teknolojileri Derneği (INETD), 28 Haziran günü Türk Devleti’ne karşı Ankara’da dava açtı.
Aynı dernek 8 Haziran günü de Google şirketi tarafından sunulan 30’u aşkın servisin etkilendiği kısıtlamalara karşı benzer girişimde bulunmuştu. 4 Haziran’dan beri bu servislere zorlukla ya da hiç girilemiyor. INEDT, 2008’de Youtube paylaşım sitesinin bloke edilmesine karşı Türkiye’yi 2009 yılında Avrupa İnsan Hakları Komisyonu’na da şikayet etmişti.
ANTİ-SANSÜR PLATFORMU KURULDU
23 Haziran günü de 37 organizasyon yayınladıkları ortak bir deklarasyonla özgürlük karşıtı politikaları protesto ederek, İnternette Sansüre Karşı Ortak Platform’un kuruluşunu ilan etti. Deklarasyonda imzası olanlar arasında, INEDT, Bianet, SansüreSansür, Türkiye İnsan Hakları Vakfı, Korsan Partisi Oluşumu, Yeşiller Partisi Korsan Cephesi, Antikapitalist Öğrenciler ve Genç Siviller de yer alıyor. Deklarasyonda temel hak ve özgürlüklerin engellenemeyeceği 10 madde halinde sıralanırken, internet suçlarına ilişkin 5651 Sayılı Kanunun kaldırılmasını talep ediyor.
SORUMLULAR İSTİFA ETMELİ
‘Vatandaşların Anayasa’da güvence altına alınan temel hak ve özgürlüklerini korumak hükümetin ve idarenin asli görevidir’ denilen deklarasyonda, bu güvencenin sağlanmaması halinde sorumluların istifa etmesinin demokratik bir toplumun zorunlu sonucu olduğu kaydediliyor. Deklarasyonda ‘Bu nedenle, yukarıda sayılan önlemleri en kısa sürede almamaları halinde gelişmelerden sorumlu Telekomünikasyon İletişim Başkanlığı İnternet Daire Başkanlığı Başkanı Sayın Osman Nihat Şen, Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu Başkanı Sayın Tayfun Acarer ve Ulaştırma Bakanı Sayın Binali Yıldırım’ın istifa etmesi acil bir zorunluluk haline gelecektir’ diye belirtiliyor.
RSF: TÜRKİYE WEB SANSÜRÜNDE KENDİSİNDEN EN FAZLA BAHSETTİREN ÜLKE
Hükümetin internet üzeri ifade özgürlüğüne karşı baskı ve kısıtlamalarına karşı tepkilere bir destek de merkezi Paris’te bulunan Sınır Tanımayan Gazeteciler Örgütü (RSF)’den geldi. RSF bu girişimleri desteklediklerini belirterek, ‘Bloke edilen siteler artıyor ve internet üzeri gazetecilerin duruşmaları birbiri ardına geliyor. Türkiye hiç kuşkusuz mevcut durumda Web sansürü alanında kendisinden en fazla bahsettiren ülkedir. Özellikle de binlerce sitenin kapatılması ve ülkenin imajının bozulması için kullanılan 5651 sayılı yasa nedeniyle’ dedi.
AGİT: 2 YILDA 5 BİNDEN FAZLA SİTE BLOKE EDİLDİ
Avrupa Güvenlik ve İşbirliği Teşkilatı (AGİT) de geçtiğimiz günlerde yayınladığı bir raporda, Türkiye’yi YouTube ve Google’a getirdiği erişim engelinden dolayı eleştirerek, Türkiye’den internet yasasını uluslararası özgür ifade standartlarına uygun hale getirmeye çağırdı. AGİT, Türkiye’de son iki yılda 5 binden fazla web sitesinin bloke edildiğini belirtti.
AGİT Medya Özgürlüğü Temsilcisi Dunja Mijatovic, Türk Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu’na bir mektup göndererek, Türkiye’nin internet üzerinde artan erişim engellerine yönelik kaygılarını aktardı. Mijatovic, Haziran’da gönderdiği mektubunda ‘Türk yetkililerine, vatandaşlarının günümüzdeki küresel bilgi toplumunun bir parçası olmasını engelleyen engelleme hükümlerini geri çekmeye çağırıyorum. Bununla beraber çok ihtiyaç duyulan 5651 sayılı kanunda reform yapmaya çağırıyorum’ dedi. AGİT Medya Özgürlüğü verilerine göre Türkiye’de erişimi en çok engellenen web sitelerinin başında Kürt haber siteleri ile sol kesimlere ait siteler geliyor.
ANF NEWS AGENCY”
‘Youtube’u savunanlara soruyorum…’
AA – 28.06.2010 22:39:20
Ulaştırma Bakanı Binali Yıldırım, Youtube internet sitesine erişimin engellenmesi konusundaki tartışmalara değinerek, ”Herkes bu ülkenin hukukuna uymak mecburiyetinde. Kimsenin özgürlüğüyle internetiyle alışverişiyle işimiz yok. Türkiye bir hukuk devletidir. Hukukun gücü herkesi bağlamalıdır” dedi.
Yıldırım, İnterpromedya Araştırma Hizmetleri’nin yaptığı ”Bilişim 500” araştırmasının ödül töreninde yaptığı konuşmada, Youtube internet sitesine erişimin engellenmesine yönelik eleştirilere yanıt verdi.
Türkiye’de kolaycılığın artık gelenek haline geldiğini belirten Yıldırım, şöyle konuştu:
”Bu dünya markası falan filan… ‘Efendim, sen bu koskocaman firmaya nasıl kafa tutarsın’. Kim olursanız olun, evrensel hukuka inanıyorsanız, ülkelerin hükümranlığına saygınız varsa o ülkenin kurallarına uyacaksınız. ‘X’ ülkesinin vatandaşının, ‘Y’ ülkesinde geçiş üstünlüğü olmaz. Bu anlayış demokrasiyle de çağdaşlıkla da bağdaşmaz. Ne yazık ki ülkemizde bunu çağdaşlık adına savunanlar var. Acı olan budur. Herkes bu ülkenin hukukuna uymak mecburiyetinde. Kim olursa olsun kimsenin geçiş üstünlüğü yok. Onun burada gönüllü mümessilleri olabilir, ateşli savunucuları olabilir, bu bizi ilgilendirmez. Diyoruz ki ‘buyurun, burada iş yapıyorsanız, buranın hukuku neyse, Fatma, Ayşe Türkiye Cumhuriyeti’nde nasıl muamele görüyorsa siz de aynı muameleyi göreceksiniz’. Kimsenin özgürlüğüyle internetiyle alışverişiyle işimiz yok. Türkiye bir hukuk devletidir. Hukukun gücü herkesi bağlamalıdır.”
Ulaştırma Bakanı Yıldırım, hükümetin son günlerde aldığı bir kararla Avrupa Siber Suçlar Sözleşmesi’ne üye olma sürecini başlattığını anımsatarak, bu anlaşmaya taraf olan ülkelerin herhangi bir olay karşısında hukuki alışverişi olsun olması diğerine hemen haber vereceğini anlattı.
Bu konuyu Youtube tartışmaları ile örneklendiren Yıldırım, ”Diyelim ki bir suç teşkil eden, hakaret içeren bir veri var. Youtube’u savunanlara soruyorum. 47 siteye Genel Başkan ile ilgili video koyuldu, girişimleri yaptık, bunların hepsini çıkardılar. Tek çıkarmayan Youtube’du. Hala çıkarmamışlar. Atatürk için aynı şeyi yapmıştır. Buradaki sorunumuz, biz firmalarla falan uğraşamayız. Buradaki sorun, Türkiye’yi muhatap alıp almama sorunudur. Ben bunu tenkit ediyorum. Bu ülkeyi bu kadar hafife almak, küçümsemek kimsenin hakkı değil” diye konuştu.
-”BİLİŞİMLE MEVZUAT İYİ ARKADAŞ OLAMAZ”-
Binali Yıldırım, bilişimle mevzuatın çok iyi arkadaş olamayacağını dile getirerek, bilişimin ezberleri bozan, tutuculuğu ortadan kaldıran ve zihniyet dönüşümü yaratan bir alan olduğunu, mevzuatın ise her şeyi kontrol etmeye çalıştığını ifade etti.
”(Ben akıl için para vermem) anlayışı sona ermediği için biz burada yavaş büyüyoruz” diyen Yıldırım, bilişimin ilerlemesi gerektiğini kaydetti.
Türkiye’nin kağıt devletten elektronik devlete dönüştüğünü anlatan Yıldırım, milyonlarca kağıt belgenin sanal arşiv kentlere dönüşeceğini, sadece bir kurumun 100 milyondan fazla dokümanı olduğunu ve bunlar dikkate alındığında ”işsizlik” diye bir şeyin kalmayacağını söyledi.
Yıldırım, bazen bürokrasi ve mevzuatın işleri yavaşlattığını ifade ederek, ”Bakanlığımın çağrı merkezi için dışarıdan hizmet alımı için 1,5 sene mücadele ettim. Güya bende bakanım yani… O Bakanlığın patronuyum ama mevzuat diye gizli bir güç var. Ne olursanız olun, her yerde karşınıza çıkıyor. Mevzuatla tuş birbirini sevmiyor” şeklinde konuştu.
Türkiye’de 17 milyon numara taşınması işlemi yapıldığını hatırlatan Yıldırım, ”Bu numara taşınmasının bir kısmı da numara ama bu da bir kolaylık” dedi.
Yıldırım, IP6 teknolojisinin çalışmalarını da sürdürdüklerini ifade ederek, 11 haneli telefon numaralarının 16-17 haneye çıkacağını ve bununla ilgili çalışmaların da devam ettiğini söyledi.
Ulaştırma Bakanı Yıldırım, ödül gecesine katılan Türkiye Bankalar Birliği Başkanı Ersin Özince’den bilişim konusunda destek isterken Sermaye Piyasası Kurumu Başkanı Vedat Akgiray’a ”Sermaye Piyasası olarak vatandaşın parasını topluyorsunuz. Biraz da onlara hayrınız olsun” diye seslendi.
Konuşmaların ardından İnterpro Holding Yürütme Kurulu Başkanı Ruşen Yaygın, Bakan Yıldırım’a bilişim sektörüne katkılarından dolayı plaket sundu.
Yıldırım bunun üzerine ”Bu plakete layık olup olmadığımı aziz milletim bilir. Ben amele bir bakanım…” dedi.
English: Minister Yıldırım: YouTube or any Other Ordinary Person… – Bianet
In the context of the access ban for the YouTube website, Transport Minister Yıldırım addressed YouTube officials, ‘You will be treated just the same way as the ordinary people are treated in the Turkish Republic.
Erol ÖNDEROĞLU
hukuk@bianet.org
Ankara – BİA News Center
30 June 2010, Wednesday
Transport Minister Binali Yıldırım joint the discussion on the access ban imposed to the video sharing site YouTube two years ago. ‘Everybody in this country is obliged to abide by the laws. We do not meddle with anybody’s freedom to do internet commerce. Turkey is a state of law. Everybody should be tied to the force of law’, the minister said.
Yıldırım had a message for the people protesting the internet censorship as well, ‘They might be willing representatives and passionate advocators; that is not of our concern’.
Yıldırım reminded the fact that the Turkish government initiated the process to become a member of the European Convention on Cyber Crimes. Member states of the convention correspond with each other whether legal exchange should be carried out regarding any incident, he argued.
YouTube treated like any ordinary person…
During a speech delivered at the award ceremony of the ‘IT 500′ survey carried out by the Interpromedia Research Service, Yıldırım said, ‘YouTube is treated just like any other ordinary person’.
As reported by the news channel CNN Türk, Yıldırm stated that ’shortcuts have already become a tradition’ in Turkey. He continued, ‘This is a global brand, blah blah blah… ‘Sir, how can you stick up to this huge company’. If you believe in universal law and if you respect the sovereignty of the countries, you have to stick to the country’s rules regardless of who you are dealing with. A citizen from the country ‘X’ does not have priority in country ‘Y’. This conception is incompatible with democracy and modernity’.
‘Unfortunately, there are people in our country defending this issue on behalf of modernity. That hurts. Everybody is obliged to abide by the law of this country. Nobody has priority. This can be a willing representative or a passionate advocator, it does not concern us’.
‘We say, ‘go ahead, if you do business in this country, you will be treated before the law just as any other ordinary person in the Turkish Republic. We are not concerned with anybody’s freedom regarding internet commerce. Turkey is a state of law. Everybody should be tied to the force of law’.
‘Informatics does not get on well with the legislation’
Minister Yıldırım indicated that informatics and legislation do not get on well with each other. He argued that informatics is an area that ruins memorization, abolishes conservatism and creates a change of attitude. Legislation on the other hand pursued to keep everything under control, he said.
Assoc. Prof. Dr Mustafa Akgül, president of the Internet Technologies Association İNETD, filed a criminal complaint against restrictions of certain Google services. He also applied to the administrative court in respect to the ‘temporary access ban’ imposed on YouTube on 5 May 2008 which is still in effect today.
The file concerned with the access ban to the YouTube side has also been forwarded to the European Court of Human Rights. (EÖ/VK)
Google Analytics düzeldi – İnternet- ntvmsnbc.com: “Google Analytics düzeldi
Türkiye’de dolaylı sansür yüzünden erişim güçlüğü çekilen Google Analytics’te firmanın yaptığı düzenlemeler sorunu çözdü.
ntvmsnbc, Güncelleme: 09:42 TSİ 30 Haziran. 2010 Çarşamba
YouTube sansürüne bağlı olarak bir süredir erişim güçlüğü çekilen Google servislerinden en önemlisi olan Analytics’e erişim artık sorunsuz sağlanabiliyor. Firmadan yapılan açıklama şöyle:
”Geçen birkaç haftalık süreçte Google Analytics’e erişimde zorluklar yaşadığınızı biliyoruz. Google Analytics’in de dahil olduğu bazı Google servislerine erişimde yaşanan zorluklar, Türkiye’de halen devam etmekte olan YouTube yayın yasağıyla doğrudan ilişkilidir. Bu doğrultuda yapılan gerekli düzenlemelerle Google Analytics’in Türkiye erişiminin şu anda düzeltilmiş olduğunu memnuniyetle bildiririz. Bu süreç boyunca gösterdiğiniz sabır için teşekkür ederiz.”
Google Analytics, pek çok sitenin kendi trafiklerini takip ve kontrol etmek için kullandıkları çok popüler bir sayaç ve istatistik sistemi. Bunu kullanmak isteyen site sahipleri, üye olduktan sonra Analytics’e ait kodları sayfalarına yerleştiriyor. Sistem de sitenin trafiğini izleyip istatistiğini tutuyor. Pek çok site için bu istatistikler hayati önem taşıyor.
Türkiye’de YouTube’a uygulanan sansür kapsamına yeni IP’lerin alınması ve bu IPlerden bazılarının Google ile ortak kullanılıyor olması yüzünden Analytics’e erişimde güçlükler yaşanıyordu.
Radikal / Böyle bakanlığa böyle zihniyet! / Politika / HALUK ŞAHİN
27/06/2010
sahinha@yahoo.com
Türkiye’de eksenin kayıp kay-madığını hâlâ merak edenlere internetin çeşitli servislerini yasaklayan ülkeler listesine bakmalarını tavsiye ederim:
İkinci yılını dolduran YouTube yasağı ve son Google engellemeleri yüzünden AB’ye üye olmak için ‘sözde’ müzakereler yapan Türkiye’nin adı Suudi Arabistan, İran, Kuzey Kore, Myanmar, Çin ve Suriye gibi ülkelerle birlikte anılıyor.
Ülkemizin hiçbir zaman şimdiki kadar özgür olmadığını iddia eden AKP hükümetinin Ulaştırma Bakanı bu yasağı ‘Bunlar Türkiye Cumhuriyeti ile uğraşıyorlar’ türünden paranoya kokan, demode gerekçelerle haklı göstermeye çalışıyor.
Bilmiyor ki, çağımızda böyle ‘anakronik’ bir yasak hiçbir gerekçe ile haklı gösterilemez.
Önemli olan yasakçı zihniyettir, yarın başka bir yasaklama gerekçesi bulmakta hiç zorlanmaz.
Bu zihniyetin gittikçe daha fazla egemen olduğu Pakistan’ın Lahor Yüksek Mahkemesi
daha da ileri giderek Google, Yahoo, Hotmail, MSN gibi arama motorlarını ve paylaşım sitelerini de yasaklamış. Gerekçe, bunlarda İslam dinine hakaret eden yazılar bulunmasıymış!
Oysa aynı kaynaklarda İslam dinini açıklayan, öven, yücelten milyonlarca yazı da yer alıyor.
Şimdi onlar da yasaklı duruma düştü.
Matbaanın, Osmanlı tarafından iki buçuk asır kullanılmamasının ne kadar ağır ve telafisi mümkün olmayan zararlara yol açtığını tarihte okuyoruz.
O zaman da matbaa yasağının başlıca nedeni gerekçesi dinin elden gideceğine ilişkin kaygılardı.
Batı’da ‘Aydınlanma’, sanayileşme ve demokratikleşmenin belki de en başta gelen dinamosu matbaanın mümkün kıldığı eğitim patlamasıdır.
Günümüzde Internet’i yasaklayan zihniyet, Türkiye’nin ‘Bilişim Çağı’ trenini de kaçırmasına neden olacağa benziyor. Türkiye acilen geçmesi gereken makasa geçmiyor, gitmesi gereken yere gitmiyor.
Niçin mi? Çünkü ülkeyi yöneten zihniyet, tüm cakasına karşın, çağımızın nasıl bir çağ olduğunu kavramakta zorluk çekiyor.
Kuşkusuz, bunun en açık göstergelerinden birisi Ulaştırma Bakanlığı’nın yapısı ve başında bulunan kişinin mesleki kimliğidir.
Bizim Ulaştırma Bakanlığı’nın yapısının ardındaki zihniyet 19. yüzyılın ilk yarısından kalmadır.
O zamanlar henüz elektrik iletişim amaçlı olarak kullanılmadığından ‘communication’ yani iletişim kelimesi ile ‘transportation’ yani taşıma ya da ulaştırma kelimesi eş anlamlı olarak kullanılabiliyordu. Çünkü iletişim için de mesajın fiziken bir yerden ötekine aktarılması, ulaştırılması gerekiyordu.
Derken bu iki alan birbirinden ayrıldı. Telgraftan itibaren iletişim elektrik hızına ulaştı, taşıma ise hâlâ olsa olsa en hızlı giden taşıt aracı hızıyla yapılıyor.
Günümüzde, özellikle son çeyrek yüzyılda, fiziken ulaştırılan mesaj oranı azalırken elektronik olarak iletilen mesaj oranı artıyor.
Bilgisayarla iletişim, işte bu son evrenin ana damarı, ‘süper otoyolu’dur. Ülkelerin yarınını onu ne kadar iyi kullandıkları belirleyecektir.
Bizim 19. yüzyıl mirası, çağ dışı Ulaştırma Bakanlığı’nın bünyesinde hem Internet iletişimi ile ilgili birimler var, hem limanlarla, havaalanlarıyla, karayollarıyla, gemicilikle ilgili birimler var.
Yani onlar için ha ‘iletişim’ ha ‘taşıma’.
Oysa günümüzde bunlar apayrı uzmanlık alanları. Liman idaresinden iyi anlayan birinin çağımıza damgasını vuran elektronik iletim ağlarının rolünü anlaması kolay değildir.
Biyografisine baktım, internet yasaklarını savunmaya çalışan bizim Bakan, Binali Yıldırım, taşımacı ve ulaştırmacı, yani iletişimci değil. Gemi İnşa Mühendisliği okumuş, tersane yönetmiş, Deniz Otobüsleri’ne müdürlük yapmış.
Yani, o hala mesajı fiziksel olarak taşınan bir şey olarak görüyor ve bir şeyi beğenmeyince o zihniyetin silahlarına başvuruyor: Durdurma, yasak, sansür, ceza!
Oysa, mesajların anında elektronik olarak paylaşıldığı çağımızda o eski silahlar çok hantal
kalıyor ve utandırıyor!
Çağımızda o silahların yerini yenileri aldı:
Özgürlük, üretkenlik, cevap hakkı, ikna..
BTK da bunu anlamakta zorlanıyor CNNTurk.com
29.06.2010
Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu (BTK) Başkanı Tayfun Acarer, son dönemde internet sitelerinin yasaklanmasıyla ilgili tartışmaları değerlendirirken, ‘Atatürk ile ilgili hassasiyeti nedense ya biz anlatmakta zorlanıyoruz ya da dışarıdaki arkadaşlarımız anlamakta zorlanıyorlar’ dedi. Biz de kendisine ‘İyi de sayın Acarer, Atatürk’le ilgili videoları bizim dışımızda bütün dünya izliyor. Ama bazı kurumlar bunu anlamakta zorlanıyor’ diye cevap veriyoruz.
Bilişim sektörü mensuplarının çok realist, popülist ve uygulanması olanaksız yaklaşımlardan kaçmaları gerektiğini ifade eden Acarer, şöyle konuştu:
‘Ülke gerçeklerine ve milli mevzuata uymayan yaklaşım ve ifadelerin kamuoyunda gelişigüzel sarf edilmesini ben esefle kınıyorum. Çünkü kullanımdaki ifadeler toplumdaki geniş kitlelerin yanlış algılamalarına yol açabiliyor. Özellikle son günlerde Youtube ve Google ile ilgili yapılan tartışmalar bunun en güzel örneği… İleride karşılaşacağımız karmaşık olayların çözümüne de maruz kaldığımız bu olay ışık tutacak.
İnternette özgürlük, bu özgürlük lafının sınırlarını mutlaka çizmemiz lazım. Kişisel hakaret sitelerinden, özellikle seçim dönemlerinde buna çok rastlıyoruz, o kadar çok insan maddi, manevi mağdur oluyor, sosyal yaşantıları o kadar alt üst oluyor ki, bu konuda canı yanan insanlar bizlere ‘Neden müdahale etmiyorsunuz?’ diye eleştiride bulunuyor.
Seçime giren bir yerel başkan adayı ile ilgili bir site açılıyor. Adam o siteyi kaldırana kadar zaten seçimi kaybediyor. Bu nedenle düzenlemelerin, hem evrensel değerlere hem de ülkelerin iç mevzuatına uygun yapılması lazım. Atatürk ile ilgili hassasiyeti nedense ya biz anlatmakta zorlanıyoruz ya da dışarıdaki arkadaşlarımız anlamakta zorlanıyor. Halbuki, aynı kuruluşlar Almanya’nın Nazilerle ilgili ABD’nin El-Kaide ile ilgili hassasiyetlerini hiç itiraz etmeden kabul ediyor.’
Türkiye’nin değerlerine ve hassasiyetlerine saygı duyulması gerektiğini ifade eden Acarer, birçok ülkede ne yapılıyorsa Türkiye’de de aynısının yapılması gerektiğini belirtti.
Bakan Yıldırım’dan hep aynı nakarat CNNTurk.com
29.06.2010
Ulaştırma Bakanı Binali Yıldırım, CHP eski genel başkanı Deniz Baykal ile ilgili yayınlanan videoyu sadece Youtube’un kaldırmadığını ifade ederek ‘Herkes bu ülkenin hukukuna uymak mecburiyetinde. Kimsenin özgürlüğüyle internetiyle alışverişiyle işimiz yok. Türkiye bir hukuk devletidir. Hukukun gücü herkesi bağlamalıdır’ dedi.
Yıldırım, İnterpromedya Araştırma Hizmetleri’nin yaptığı ‘Bilişim 500′ araştırmasının ödül töreninde yaptığı konuşmada, Youtube internet sitesine erişimin engellenmesine yönelik eleştirilere yanıt verdi.
Fatma neyse YouTube da o…
Türkiye’de kolaycılığın artık gelenek haline geldiğini belirten Yıldırım, şöyle konuştu:
‘Bu dünya markası falan filan… ‘Efendim, sen bu koskocaman firmaya nasıl kafa tutarsın’. Kim olursanız olun, evrensel hukuka inanıyorsanız, ülkelerin hükümranlığına saygınız varsa o ülkenin kurallarına uyacaksınız. ‘X’ ülkesinin vatandaşının, ‘Y’ ülkesinde geçiş üstünlüğü olmaz. Bu anlayış demokrasiyle de çağdaşlıkla da bağdaşmaz. Ne yazık ki ülkemizde bunu çağdaşlık adına savunanlar var. Acı olan budur. Herkes bu ülkenin hukukuna uymak mecburiyetinde. Kim olursa olsun kimsenin geçiş üstünlüğü yok. Onun burada gönüllü mümessilleri olabilir, ateşli savunucuları olabilir, bu bizi ilgilendirmez. Diyoruz ki ‘buyurun, burada iş yapıyorsanız, buranın hukuku neyse, Fatma, Ayşe Türkiye Cumhuriyeti’nde nasıl muamele görüyorsa siz de aynı muameleyi göreceksiniz’. Kimsenin özgürlüğüyle internetiyle alışverişiyle işimiz yok. Türkiye bir hukuk devletidir. Hukukun gücü herkesi bağlamalıdır.’
Ulaştırma Bakanı Yıldırım, hükümetin son günlerde aldığı bir kararla Avrupa Siber Suçlar Sözleşmesi’ne üye olma sürecini başlattığını anımsatarak, bu anlaşmaya taraf olan ülkelerin herhangi bir olay karşısında hukuki alışverişi olsun olması diğerine hemen haber vereceğini anlattı.
Kırmızı kitapta cemaatlerin yerine YouTube mu girdi?
Bu konuyu Youtube tartışmaları ile örneklendiren Yıldırım, ‘Diyelim ki bir suç teşkil eden, hakaret içeren bir veri var. Youtube’u savunanlara soruyorum. 47 siteye Genel Başkan ile ilgili video koyuldu, girişimleri yaptık, bunların hepsini çıkardılar. Tek çıkarmayan Youtube’du. Hala çıkarmamışlar. Atatürk için aynı şeyi yapmıştır. Buradaki sorunumuz, biz firmalarla falan uğraşamayız. Buradaki sorun, Türkiye’yi muhatap alıp almama sorunudur. Ben bunu tenkit ediyorum. Bu ülkeyi bu kadar hafife almak, küçümsemek kimsenin hakkı değil’ diye konuştu.
NEDİR BU KIRMIZI KİTAP?
‘Bilişimle mevzuat iyi arkadaş olamaz’
Binali Yıldırım, bilişimle mevzuatın çok iyi arkadaş olamayacağını dile getirerek, bilişimin ezberleri bozan, tutuculuğu ortadan kaldıran ve zihniyet dönüşümü yaratan bir alan olduğunu, mevzuatın ise her şeyi kontrol etmeye çalıştığını ifade etti.
‘(Ben akıl için para vermem) anlayışı sona ermediği için biz burada yavaş büyüyoruz’ diyen Yıldırım, bilişimin ilerlemesi gerektiğini kaydetti.
Türkiye’nin kağıt devletten elektronik devlete dönüştüğünü anlatan Yıldırım, milyonlarca kağıt belgenin sanal arşiv kentlere dönüşeceğini, sadece bir kurumun 100 milyondan fazla dokümanı olduğunu ve bunlar dikkate alındığında ‘işsizlik’ diye bir şeyin kalmayacağını söyledi.
Yıldırım, bazen bürokrasi ve mevzuatın işleri yavaşlattığını ifade ederek, ‘Bakanlığımın çağrı merkezi için dışarıdan hizmet alımı için 1,5 sene mücadele ettim. Güya bende bakanım yani… O Bakanlığın patronuyum ama mevzuat diye gizli bir güç var. Ne olursanız olun, her yerde karşınıza çıkıyor. Mevzuatla tuş birbirini sevmiyor’ şeklinde konuştu.
Türkiye’de 17 milyon numara taşınması işlemi yapıldığını hatırlatan Yıldırım, ‘Bu numara taşınmasının bir kısmı da numara ama bu da bir kolaylık’ dedi.
Yıldırım, IP6 teknolojisinin çalışmalarını da sürdürdüklerini ifade ederek, 11 haneli telefon numaralarının 16-17 haneye çıkacağını ve bununla ilgili çalışmaların da devam ettiğini söyledi.
Ulaştırma Bakanı Yıldırım, ödül gecesine katılan Türkiye Bankalar Birliği Başkanı Ersin Özince’den bilişim konusunda destek isterken Sermaye Piyasası Kurumu Başkanı Vedat Akgiray’a ‘Sermaye Piyasası olarak vatandaşın parasını topluyorsunuz. Biraz da onlara hayrınız olsun’ diye seslendi.
Konuşmaların ardından İnterpro Holding Yürütme Kurulu Başkanı Ruşen Yaygın, Bakan Yıldırım’a bilişim sektörüne katkılarından dolayı plaket sundu.Yıldırım bunun üzerine ‘Bu plakete layık olup olmadığımı aziz milletim bilir. Ben amele bir bakanım…’ dedi.